15.9 C
İstanbul
Cuma, Mart 5, 2021

Trump’ın ABD Suriye Özel Temsilcisi Jeffrey: Erdoğan mutabakatı askerlerini Suriye’ye göndererek ihlal etti

ABD’nin eski Başkanı Donald Trump’ın ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, yeni Başkan Joe Biden döneminde ABD-Türkiye ilişkilerinde iyileşme beklemediğini söyledi.

ABD-Türkiye ilişkilerinde kritik dönüm noktalarına tanıklık etmiş eden dönemin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Türkiye-ABD ilişkilerinin Biden dönemine ilişkin karamsar konuştu. Donald Trump’ın başkanlığı döneminde ABD’nin Suriye ve Türkiye politikalarında kritik rol üstlenen ve Ankara-Washington hattındaki kriz anlarında müzakereler yürüten, 2010-2012 arasında ABD’nin Ankara büyükelçisi olarak görev yapan Jeffrey DW Türkçe’den Değer Akal’ın sorularını yanıtladı.

Jeffrey, Trump döneminde ikili ilişkilerde yaşanan en büyük zorluğu, “Türkiye’yi ‘PKK devleti’ kurma niyetinde olmadığımız konusunda ikna edememekti en büyük güçlük” dedi.

Jeffrey’in konuşmasının özeti şu şekilde:

“İki taraf da Suriye’deki siyasi çözümün, Esad rejiminin temelden değişimini, İranlı güçlerin ülkeyi terk etmesini ve IŞİD’in kalıcı bir şekilde mağlup edilmesini sağlaması gerektiği konusunda görüş birliği içerisinde.

Ancak Suriye’nin kuzeyindeki Kürt gruplar konusunda derin anlaşmazlıklar var. ABD yönetimi, IŞİD ile mücadelede Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) müttefik olarak görüyor. Türkiye ise bunun ana omurgasını PKK’nın Suriye uzantısı YPG’nin oluşturduğunu söylüyor, sert itirazlarını sürdürüyor… Biz bu konuda bir türlü Türkiye’yi inandıramadık. Bir türlü, Türkiye’nin bize inandığı bir noktaya gelemedik. Ve biz bundan ötürü çok ama çok mutsuz olduk.

‘Artık Ruslarla konuşmaları gerekecek’

Türkiye Cumhuriyeti’nin PKK ile mücadelesine, ABD’nin büyük bir bölümü gizli olarak sınıflandırılmış, çok ciddi ve kapsamlı bir desteği söz konusu. Bu mücadelede ABD, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarafındadır, bunda şüphe yok. Gerçek şu: Yaklaşık 80 ülkeden oluşan IŞİD’le mücadele koalisyonu 2014 yılında çaresiz bir durumdaydı, Suriye’nin kuzeydoğusunda, PKK’nın uzantısı olan YPG’ye destek verdi, çünkü onlar IŞİD’le savaşıyordu ve onlardan başka IŞİD ile savaşan da yoktu. Türkiye de IŞİD ile mücadele koalisyonun üyesi…

YPG’ye IŞİD ile mücadele için destek verilen o dönemde, Türkiye ile de çok yakın işbirliği içindeydik, aynı saftaydık. Doğrusu Türkiye, 2017 boyunca Suriye’nin kuzeydoğusundaki operasyonlarımıza destek amaçlı askeri faaliyetlerimize imkan sağladı, bazı askeri faaliyetleri Türkiye üzerinden yapmamıza izin verdi. Ancak daha sonra, nedenini hiçbir zaman anlayamadığımız bir şekilde, bizim yaptıklarımızın artık Türkiye için bir tehdit olduğu, bunun bir şekilde Suriye’nin kuzeydoğusunda bir ‘PKK devletinin’ oluşumuna yol açacağı kanaatine vardı. Bu gelişmelerin ardından Menbiç Yol Haritası, kuzeyde tampon bölge oluşturulması gibi pek çok çabamız oldu…Sonra da Türkler bölgeye girdi, Amerikan askerleri kuzeydoğunun büyük bölümünden çekildi ve bugün ise bölgenin büyük bir bölümü artık Rusların kontrolü altında. Biz Türklerin meselesini gerçekten anlamıyoruz. Ama şu açık, artık gelinen noktada SDG, YPG ile ilgili bir meseleleri varsa, işte o zaman öncelikle Ruslarla konuşmaları gerekecek.

‘S-400’ler iyileşmenin önünde engeldir’

S-400’ler Türk-Amerikan ilişkilerinde herhangi bir iyileşmenin önünde bir engeldir. Bunun ilişkilerimizde varoluşsal bir sorun olduğunu, ne kadar önemli ve hassas bir konu olduğunu defalarca Ankara’ya ilettik. Bizi dinlemediler, sözlerimizi yok saydılar…”

Jeffrey, “Size göre Biden yönetiminde ilişkilerin daha ağır krizlere sahne olması muhtemel mi?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Bir iyileşme olmasını beklemiyorum. Türkiye, Trump döneminde sunulan fırsatları kaçırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hangi politikasında, Trump ile uzlaşmak için değişiklik yaptı ya da adım attı? S-400’lerde çözüme yönelik adım attı mı? Hayır. Aksine… Peki bizimle Suriye’nin kuzeydoğusunda bir mutabakat için herhangi bir şey yaptı mı? Hayır, Ağustos 2019’da sağlanmış bir mutabakatımız vardı ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu Ekim’de askerlerini Suriye’ye göndererek ihlal etti.”

ABD’nin eski Başkanı Donald Trump’ın ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, yeni Başkan Joe Biden döneminde ABD-Türkiye ilişkilerinde iyileşme beklemediğini söyledi.

ABD-Türkiye ilişkilerinde kritik dönüm noktalarına tanıklık etmiş eden dönemin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Türkiye-ABD ilişkilerinin Biden dönemine ilişkin karamsar konuştu. Donald Trump’ın başkanlığı döneminde ABD’nin Suriye ve Türkiye politikalarında kritik rol üstlenen ve Ankara-Washington hattındaki kriz anlarında müzakereler yürüten, 2010-2012 arasında ABD’nin Ankara büyükelçisi olarak görev yapan Jeffrey DW Türkçe’den Değer Akal’ın sorularını yanıtladı.

Jeffrey, Trump döneminde ikili ilişkilerde yaşanan en büyük zorluğu, “Türkiye’yi ‘PKK devleti’ kurma niyetinde olmadığımız konusunda ikna edememekti en büyük güçlük” dedi.

Jeffrey’in konuşmasının özeti şu şekilde:

“İki taraf da Suriye’deki siyasi çözümün, Esad rejiminin temelden değişimini, İranlı güçlerin ülkeyi terk etmesini ve IŞİD’in kalıcı bir şekilde mağlup edilmesini sağlaması gerektiği konusunda görüş birliği içerisinde.

Ancak Suriye’nin kuzeyindeki Kürt gruplar konusunda derin anlaşmazlıklar var. ABD yönetimi, IŞİD ile mücadelede Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) müttefik olarak görüyor. Türkiye ise bunun ana omurgasını PKK’nın Suriye uzantısı YPG’nin oluşturduğunu söylüyor, sert itirazlarını sürdürüyor… Biz bu konuda bir türlü Türkiye’yi inandıramadık. Bir türlü, Türkiye’nin bize inandığı bir noktaya gelemedik. Ve biz bundan ötürü çok ama çok mutsuz olduk.

‘Artık Ruslarla konuşmaları gerekecek’

Türkiye Cumhuriyeti’nin PKK ile mücadelesine, ABD’nin büyük bir bölümü gizli olarak sınıflandırılmış, çok ciddi ve kapsamlı bir desteği söz konusu. Bu mücadelede ABD, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarafındadır, bunda şüphe yok. Gerçek şu: Yaklaşık 80 ülkeden oluşan IŞİD’le mücadele koalisyonu 2014 yılında çaresiz bir durumdaydı, Suriye’nin kuzeydoğusunda, PKK’nın uzantısı olan YPG’ye destek verdi, çünkü onlar IŞİD’le savaşıyordu ve onlardan başka IŞİD ile savaşan da yoktu. Türkiye de IŞİD ile mücadele koalisyonun üyesi…

YPG’ye IŞİD ile mücadele için destek verilen o dönemde, Türkiye ile de çok yakın işbirliği içindeydik, aynı saftaydık. Doğrusu Türkiye, 2017 boyunca Suriye’nin kuzeydoğusundaki operasyonlarımıza destek amaçlı askeri faaliyetlerimize imkan sağladı, bazı askeri faaliyetleri Türkiye üzerinden yapmamıza izin verdi. Ancak daha sonra, nedenini hiçbir zaman anlayamadığımız bir şekilde, bizim yaptıklarımızın artık Türkiye için bir tehdit olduğu, bunun bir şekilde Suriye’nin kuzeydoğusunda bir ‘PKK devletinin’ oluşumuna yol açacağı kanaatine vardı. Bu gelişmelerin ardından Menbiç Yol Haritası, kuzeyde tampon bölge oluşturulması gibi pek çok çabamız oldu…Sonra da Türkler bölgeye girdi, Amerikan askerleri kuzeydoğunun büyük bölümünden çekildi ve bugün ise bölgenin büyük bir bölümü artık Rusların kontrolü altında. Biz Türklerin meselesini gerçekten anlamıyoruz. Ama şu açık, artık gelinen noktada SDG, YPG ile ilgili bir meseleleri varsa, işte o zaman öncelikle Ruslarla konuşmaları gerekecek.

‘S-400’ler iyileşmenin önünde engeldir’

S-400’ler Türk-Amerikan ilişkilerinde herhangi bir iyileşmenin önünde bir engeldir. Bunun ilişkilerimizde varoluşsal bir sorun olduğunu, ne kadar önemli ve hassas bir konu olduğunu defalarca Ankara’ya ilettik. Bizi dinlemediler, sözlerimizi yok saydılar…”

Jeffrey, “Size göre Biden yönetiminde ilişkilerin daha ağır krizlere sahne olması muhtemel mi?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Bir iyileşme olmasını beklemiyorum. Türkiye, Trump döneminde sunulan fırsatları kaçırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hangi politikasında, Trump ile uzlaşmak için değişiklik yaptı ya da adım attı? S-400’lerde çözüme yönelik adım attı mı? Hayır. Aksine… Peki bizimle Suriye’nin kuzeydoğusunda bir mutabakat için herhangi bir şey yaptı mı? Hayır, Ağustos 2019’da sağlanmış bir mutabakatımız vardı ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu Ekim’de askerlerini Suriye’ye göndererek ihlal etti.”

Bugünden