11.9 C
İstanbul
Cumartesi, Mart 6, 2021

Erdoğan: Denetimin olmadığı dijitalleşme faşizme götürür

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dijitalleşmenin yeni adaletsizliklere, haksızlıklara yol açmaması gerektiğini belirtti. Erdoğan, “Hiçbir denetimin olmadığı, keyfiliklere açık, hukukun dışında bir alan olarak algılandığında dijitalleşmenin bizi götüreceği yer faşizmdir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT World Forum’a video mesaj yoluyla katıldı.

Sözlerine “Ülkemiz içi ve dışından birikimleriyle foruma katkıda bulunacaklara teşekkür ediyorum. Bir süredir yükselmekte olan yeni medya araçları salgının ortaya çıkardığı tabloda daha da yaygınlık kazandı. Basında da dijitalleşme öne çıkmaya başladı” diye başlayan Erdoğan, sosyal medya hakkındaki görüşlerini şöyle dile getirdi:

  • “Geleneksel medyanın etkisini yitirdiğini söyleyemeyiz. İşin uzmanları tarafından TRT World Forum’da yapılacak tartışmaların bize yeni ufuklar çizeceğini düşünüyorum.
  • Hiçbir denetimin olmadığı, keyfiliklere açık, hukukun dışında bir alan olarak algılandığında dijitalleşmenin bizi götüreceği yer faşizmdir. Dijitalleşme, özgürlüğün alanını genişletirken yeni adaletsizliklere, haksızlıklara, yeni ötekileştirmelere yol açmamalıdır.
  • Sosyal medya platformlarının kullanımının yaygınlaşmasıyla bu konuda çok ciddi sorunlar yaşanıyor. Sınırsız özgürlük başlığı altında denetimsiz bir alan oluşturularak yeni mağduriyetlerin oluşmasına sebebiyet veriyor.
  • Siber zorbalık başta olmak üzere psikolojik ve sosyal sorunlara kapı aralıyor. Mağdurlar çoğu zaman şikayetlerini ulaştırabilecekleri muhatap ya da hukuki mecra bulamıyor.
  • Devletlerin vatandaşlarını korumak için attığı iyi niyetli adımlar özgürlüklere müdahale parantezine alınıp akim bırakılmaya çalışılıyor. Bu süredeki sorunları dile getiriyor kimsenin hukukun üstünde olmadığını söylüyoruz.
  • Sosyal medya şirketlerine ülkemizde temsilci bulundurma zorunluluğu getirdik. Özgürlük-güvenlik dengesiyle hareket ettik. Vatandaşlarımızı, çocuklarımızı korumayı amaçlıyoruz.
  • Temennimiz kendilerini hukukun dışında gören bu kurumların ülkemizin iyi niyetli çabalarına destek vermesidir. Aksi takdirde Türkiye her şart altında vatandaşının hukukunu  korumayı sürdürecektir. Hiçbir şirket hukukun üstünde değildir.”

‘Şahsımı hedef alan iğrenç manşetleri burada söyleme gereği duymuyorum’

Erdoğan, devamında Batı basınına eleştirilerde bulundu. “Avrupa’daki olaylarda üç maymunu oynadılar. Fransa’nın medyaya ablukası karşısında eleştirel tek cümle kurmadılar. Medya organlarının İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığına bayraktarlık yapması, gerçekten utanç vericidir” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

  • “Gezi sürecinde haksızlığa maruz kaldık. Batı basını Fransa’daki şiddeti görmedi. Hemen her gün şahsımı hedef alan iğrenç manşetleri ise burada söyleme gereği dahi duymuyorum. Bu tarafgirliğe aşinalık kazanmış birisi olarak, bizi asıl üzen, rencide eden kutsallarımıza yönelik saldırılardır.
  • Medya organlarının İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığına bayraktarlık yapması gerçekten utanç vericidir. 
  • Bu nobran tavra ‘dur’ denilmezse bunun acısını Avrupa ile birlikte tüm insanlık çekecektir.
  • Özü sözü insan felsefesiyle dünyaya açılan kapımız TRT ve TRT World’e önemli görevler düşüyor.
  •  Uluslararası medyanın tekdüzeleştiği günümüzde, TRT World haksızlıklara karşı haklının, zalimlere karşı mazlumun, adaletsizliklere karşı adaletin sesi oluyor.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dijitalleşmenin yeni adaletsizliklere, haksızlıklara yol açmaması gerektiğini belirtti. Erdoğan, “Hiçbir denetimin olmadığı, keyfiliklere açık, hukukun dışında bir alan olarak algılandığında dijitalleşmenin bizi götüreceği yer faşizmdir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT World Forum’a video mesaj yoluyla katıldı.

Sözlerine “Ülkemiz içi ve dışından birikimleriyle foruma katkıda bulunacaklara teşekkür ediyorum. Bir süredir yükselmekte olan yeni medya araçları salgının ortaya çıkardığı tabloda daha da yaygınlık kazandı. Basında da dijitalleşme öne çıkmaya başladı” diye başlayan Erdoğan, sosyal medya hakkındaki görüşlerini şöyle dile getirdi:

  • “Geleneksel medyanın etkisini yitirdiğini söyleyemeyiz. İşin uzmanları tarafından TRT World Forum’da yapılacak tartışmaların bize yeni ufuklar çizeceğini düşünüyorum.
  • Hiçbir denetimin olmadığı, keyfiliklere açık, hukukun dışında bir alan olarak algılandığında dijitalleşmenin bizi götüreceği yer faşizmdir. Dijitalleşme, özgürlüğün alanını genişletirken yeni adaletsizliklere, haksızlıklara, yeni ötekileştirmelere yol açmamalıdır.
  • Sosyal medya platformlarının kullanımının yaygınlaşmasıyla bu konuda çok ciddi sorunlar yaşanıyor. Sınırsız özgürlük başlığı altında denetimsiz bir alan oluşturularak yeni mağduriyetlerin oluşmasına sebebiyet veriyor.
  • Siber zorbalık başta olmak üzere psikolojik ve sosyal sorunlara kapı aralıyor. Mağdurlar çoğu zaman şikayetlerini ulaştırabilecekleri muhatap ya da hukuki mecra bulamıyor.
  • Devletlerin vatandaşlarını korumak için attığı iyi niyetli adımlar özgürlüklere müdahale parantezine alınıp akim bırakılmaya çalışılıyor. Bu süredeki sorunları dile getiriyor kimsenin hukukun üstünde olmadığını söylüyoruz.
  • Sosyal medya şirketlerine ülkemizde temsilci bulundurma zorunluluğu getirdik. Özgürlük-güvenlik dengesiyle hareket ettik. Vatandaşlarımızı, çocuklarımızı korumayı amaçlıyoruz.
  • Temennimiz kendilerini hukukun dışında gören bu kurumların ülkemizin iyi niyetli çabalarına destek vermesidir. Aksi takdirde Türkiye her şart altında vatandaşının hukukunu  korumayı sürdürecektir. Hiçbir şirket hukukun üstünde değildir.”

‘Şahsımı hedef alan iğrenç manşetleri burada söyleme gereği duymuyorum’

Erdoğan, devamında Batı basınına eleştirilerde bulundu. “Avrupa’daki olaylarda üç maymunu oynadılar. Fransa’nın medyaya ablukası karşısında eleştirel tek cümle kurmadılar. Medya organlarının İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığına bayraktarlık yapması, gerçekten utanç vericidir” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

  • “Gezi sürecinde haksızlığa maruz kaldık. Batı basını Fransa’daki şiddeti görmedi. Hemen her gün şahsımı hedef alan iğrenç manşetleri ise burada söyleme gereği dahi duymuyorum. Bu tarafgirliğe aşinalık kazanmış birisi olarak, bizi asıl üzen, rencide eden kutsallarımıza yönelik saldırılardır.
  • Medya organlarının İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığına bayraktarlık yapması gerçekten utanç vericidir. 
  • Bu nobran tavra ‘dur’ denilmezse bunun acısını Avrupa ile birlikte tüm insanlık çekecektir.
  • Özü sözü insan felsefesiyle dünyaya açılan kapımız TRT ve TRT World’e önemli görevler düşüyor.
  •  Uluslararası medyanın tekdüzeleştiği günümüzde, TRT World haksızlıklara karşı haklının, zalimlere karşı mazlumun, adaletsizliklere karşı adaletin sesi oluyor.”

Bugünden