7.3 C
İstanbul
Cuma, Mart 5, 2021

Enis Berberoğlu: Zerre kadar korkmuyorum

Anayasa Mahkemesi’nin ikinci kez verdiği hak ihlali kararına yerel mahkemenin uyması üzerine milletvekilliği vasfını yeniden kazanan CHP’li Enis Berberoğlu 8 ay aranın ardından TBMM’ye gitti. Berberoğlu, hakkında Meclise gönderilen fezlekeye ilişkin, “Bundan da zerre kadar korkmuyorum. Ben bu mahkemeleri, hapishaneyi de gördüm. Ne yapacaklar? Meclisin önüne sehpa kurup asacaklar mı beni” dedi.

CHP’li Enis Berberoğlu, mahkemenin ‘yeniden yargılanması ve infazın durdurulması’ kararına ilişkin Başkanlık Tezkeresinin TBMM Genel Kurulu’nda okunmasıyla milletvekili vasfını yeniden kazandı. Enis Berberoğlu kararın ardından bugün TBMM’ye gelerek gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Berberoğlu’nun TBMM’de yaptığı açıklamanın satır başları şöyle oldu:

KAZANAN ADALET DUYGUSUDUR: Sözlerime terör örgütü PKK tarafından katledilen şehitlerimize başsağlığı ve yakınlarına da sabır dileyerek başlamak istiyorum. Türkiye’nin gündemi aslında terörle, enflasyonla, hayat pahalılığıyla, siyaseten yönetilmemeyle mücadeledir. Fakat bugün derin bir teessür içinde kendimden bahsetmek zorundayım. Çünkü yaklaşık 5 senedir süren bir hukuki mücadelede bitmese bile önemli bir aşamaya gelinmiş durumda. Meclis’e geri dönmem. En içten duygularımla söylüyorum, inanın bana mesele bu değil. 5 senedir süren hukuki bir mücadelede bitmese bile önemli bir mertebe açıldı o da benim meclise geri dönmemdi. Mesele Enis Berberoğlu’nun bu hukuk mücadelesinde belli noktaya gelmesi değil, bu aslında herkesin adalet için verdiği hukuk mücadelesinin belli bir noktaya gelmesidir. Zaten bu boyutta bu iktidara karşı bu noktaya gelmem tek başıma mümkün olmazdı. Bu noktaya gelmemde başta Genel Başkanım Kemal Kılıçdaroğlu, partim, kamuoyu ve adalete inanan insanlar başrolledir. Ben sadece bir dava dosyası adıyım. Burada şahıs olarak kazanan kaybeden yoktur, burada kazanan adalet duygusudur.

MESELE BİR SİYASİ HUKUK REZALETİNDEN İBADETTİR: 5 yıl önce bir hukuk rezaleti başladı. Daha Meclis’te vekilliğimin onaylanması anlamına gelen karar okunurken bu davanın adına ’MİT tırları’ davası denildi. MİT tırlarını ben mi durdurdum. O tırları durduran savcıları, hâkimleri, askeri ben mi atadım? Bu ne utanmazlıktır. Burada bana atılan suç bir gazetede çıkan haberle ilgilidir. Anayasa Mahkemesi tarafından ben hüküm giymeden bir yıl önce haber olduğu teyit edilen, bu nedenle hapse atılmış gazetecilerin o kararla serbest bırakıldığı bir haberdir. Dahası Türkiye’de gizli yürütülen tek dosya olduğu için bu fark etmemiş olabilirsiniz. 2017 Haziran ayında benim müebbet aldığım 14. Ağır Ceza Mahkemesinde bir dava açıldı. 2014 yılında bu haberleri yayınlayan Aydınlık Gazetesine dava açıldı. Bana müebbet veren 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Aydınlık Gazetesi davasında takipsizlik kararı verdi. Mesele bir siyasi hukuk rezaletinden ibarettir. 

YARGIÇLAR LEHİME KARAR VERDİKÇE CEZALANDIRILDILAR: Ben 24 yargıç tarafından yargılandım ve bu yargıçlar lehime karar verdikçe cezalandırdılar. Mesela Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bizim davaya müdahilliğini kabul etmeyen 3 kişilik heyetten kabul etmeyen üye ertesi duruşmaya çıkamadı. Benim cezamı bozan İstinaf Dairesi Başkanı, özel kararname ile 10 gün içinde görevden alındı. Benim cezamı 5 yıl 10 aya düşüren fakat tahliye vermeyen hâkim de yaranamadı. Onu da bir ilçenin asliye cezaya atadılar, mesleği bıraktı.

‘NE YAPACAKLAR? MECLİSİN ÖNÜNE SEHPA KURUP ASACAKLAR MI BENİ’

Berberoğlu, hakkında fezleke düzenlemesine ilişkin de şöyle konuştu: 

“Hiçbir itirazım yok. Biraz hukuk bilen bizim Anayasa Mahkemesinde yeniden yargılama istediğimizi anlar. Dolayısıyla hiçbir itirazım yok. Adil yargılama olacak mı gelin onu tartışalım. Benim fezlekemi Meclis’e yollayan 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, hukuken ve usul açısından fevkalade zayıf. Çünkü bu Cumhuriyet Kanunlarında herkesin anlayabileceği bir kural var: Eğer bir sanık bir mahkûm kendi hakkındaki hükme itiraz ederse ve bu konuda da yeniden yargılama kararı alabilirse o yargılama sonunda verilecek cezanın itiraz edilen cezadan fazla olmaması ceza muhakemeleri kanunun maddesinde var. Yani ben yeniden yargılama sonucunda alabileceğim maksimum ceza 5 yıl 10 aydır. Peki, 14. Ağır Ceza Fezlekesinde istenilen ceza müebbettir. İki 22 yıl isteniyor, üç 5 yıl 10 ay isteniyor. Şimdi bu mahkeme 4 gün süreyle benim kararımı geciktirdi. O arada fezleke düzenlendi. Yani milletvekili olmayan birine fezleke düzenlendi. Bundan da zerre kadar korkmuyorum. Ben bu mahkemeleri, hapishaneyi de gördüm. Ne yapacaklar? Meclisin önüne sehpa kurup asacaklar mı beni. Benim artık bu ülkeye yapabileceğim bu kadar. 

Anayasa Mahkemesi’nin ikinci kez verdiği hak ihlali kararına yerel mahkemenin uyması üzerine milletvekilliği vasfını yeniden kazanan CHP’li Enis Berberoğlu 8 ay aranın ardından TBMM’ye gitti. Berberoğlu, hakkında Meclise gönderilen fezlekeye ilişkin, “Bundan da zerre kadar korkmuyorum. Ben bu mahkemeleri, hapishaneyi de gördüm. Ne yapacaklar? Meclisin önüne sehpa kurup asacaklar mı beni” dedi.

CHP’li Enis Berberoğlu, mahkemenin ‘yeniden yargılanması ve infazın durdurulması’ kararına ilişkin Başkanlık Tezkeresinin TBMM Genel Kurulu’nda okunmasıyla milletvekili vasfını yeniden kazandı. Enis Berberoğlu kararın ardından bugün TBMM’ye gelerek gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Berberoğlu’nun TBMM’de yaptığı açıklamanın satır başları şöyle oldu:

KAZANAN ADALET DUYGUSUDUR: Sözlerime terör örgütü PKK tarafından katledilen şehitlerimize başsağlığı ve yakınlarına da sabır dileyerek başlamak istiyorum. Türkiye’nin gündemi aslında terörle, enflasyonla, hayat pahalılığıyla, siyaseten yönetilmemeyle mücadeledir. Fakat bugün derin bir teessür içinde kendimden bahsetmek zorundayım. Çünkü yaklaşık 5 senedir süren bir hukuki mücadelede bitmese bile önemli bir aşamaya gelinmiş durumda. Meclis’e geri dönmem. En içten duygularımla söylüyorum, inanın bana mesele bu değil. 5 senedir süren hukuki bir mücadelede bitmese bile önemli bir mertebe açıldı o da benim meclise geri dönmemdi. Mesele Enis Berberoğlu’nun bu hukuk mücadelesinde belli noktaya gelmesi değil, bu aslında herkesin adalet için verdiği hukuk mücadelesinin belli bir noktaya gelmesidir. Zaten bu boyutta bu iktidara karşı bu noktaya gelmem tek başıma mümkün olmazdı. Bu noktaya gelmemde başta Genel Başkanım Kemal Kılıçdaroğlu, partim, kamuoyu ve adalete inanan insanlar başrolledir. Ben sadece bir dava dosyası adıyım. Burada şahıs olarak kazanan kaybeden yoktur, burada kazanan adalet duygusudur.

MESELE BİR SİYASİ HUKUK REZALETİNDEN İBADETTİR: 5 yıl önce bir hukuk rezaleti başladı. Daha Meclis’te vekilliğimin onaylanması anlamına gelen karar okunurken bu davanın adına ’MİT tırları’ davası denildi. MİT tırlarını ben mi durdurdum. O tırları durduran savcıları, hâkimleri, askeri ben mi atadım? Bu ne utanmazlıktır. Burada bana atılan suç bir gazetede çıkan haberle ilgilidir. Anayasa Mahkemesi tarafından ben hüküm giymeden bir yıl önce haber olduğu teyit edilen, bu nedenle hapse atılmış gazetecilerin o kararla serbest bırakıldığı bir haberdir. Dahası Türkiye’de gizli yürütülen tek dosya olduğu için bu fark etmemiş olabilirsiniz. 2017 Haziran ayında benim müebbet aldığım 14. Ağır Ceza Mahkemesinde bir dava açıldı. 2014 yılında bu haberleri yayınlayan Aydınlık Gazetesine dava açıldı. Bana müebbet veren 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Aydınlık Gazetesi davasında takipsizlik kararı verdi. Mesele bir siyasi hukuk rezaletinden ibarettir. 

YARGIÇLAR LEHİME KARAR VERDİKÇE CEZALANDIRILDILAR: Ben 24 yargıç tarafından yargılandım ve bu yargıçlar lehime karar verdikçe cezalandırdılar. Mesela Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bizim davaya müdahilliğini kabul etmeyen 3 kişilik heyetten kabul etmeyen üye ertesi duruşmaya çıkamadı. Benim cezamı bozan İstinaf Dairesi Başkanı, özel kararname ile 10 gün içinde görevden alındı. Benim cezamı 5 yıl 10 aya düşüren fakat tahliye vermeyen hâkim de yaranamadı. Onu da bir ilçenin asliye cezaya atadılar, mesleği bıraktı.

‘NE YAPACAKLAR? MECLİSİN ÖNÜNE SEHPA KURUP ASACAKLAR MI BENİ’

Berberoğlu, hakkında fezleke düzenlemesine ilişkin de şöyle konuştu: 

“Hiçbir itirazım yok. Biraz hukuk bilen bizim Anayasa Mahkemesinde yeniden yargılama istediğimizi anlar. Dolayısıyla hiçbir itirazım yok. Adil yargılama olacak mı gelin onu tartışalım. Benim fezlekemi Meclis’e yollayan 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, hukuken ve usul açısından fevkalade zayıf. Çünkü bu Cumhuriyet Kanunlarında herkesin anlayabileceği bir kural var: Eğer bir sanık bir mahkûm kendi hakkındaki hükme itiraz ederse ve bu konuda da yeniden yargılama kararı alabilirse o yargılama sonunda verilecek cezanın itiraz edilen cezadan fazla olmaması ceza muhakemeleri kanunun maddesinde var. Yani ben yeniden yargılama sonucunda alabileceğim maksimum ceza 5 yıl 10 aydır. Peki, 14. Ağır Ceza Fezlekesinde istenilen ceza müebbettir. İki 22 yıl isteniyor, üç 5 yıl 10 ay isteniyor. Şimdi bu mahkeme 4 gün süreyle benim kararımı geciktirdi. O arada fezleke düzenlendi. Yani milletvekili olmayan birine fezleke düzenlendi. Bundan da zerre kadar korkmuyorum. Ben bu mahkemeleri, hapishaneyi de gördüm. Ne yapacaklar? Meclisin önüne sehpa kurup asacaklar mı beni. Benim artık bu ülkeye yapabileceğim bu kadar. 

Bugünden