Economist’ten kayyum yorumu: Erdoğan savaş alanına ve mahkemelere hükmediyor ancak seçim sandığında Kürtlere yanıtı yok

Haftalık The Economist dergisi son sayısında, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 31 Mart 2019’da yapılan son yerel seçimlerde kazandığı belediyelere kayyum atanmasını ve HDP’li belediye başkanlarının tutuklanmasını değerlendirdi.

Dergiye göre HDP’ye yönelik operasyonlarla parti, “köşeye sıkıştırılmaya çalışılıyor”.”Türkiye Kürt belediye başkanlarını hapsediyor” başlıklı haberde, HDP’li 65 belediye başkanından 59’unun görevden uzaklaştırıldığı ya da gözaltına alındığı belirtildi.HDP, son yerel seçimlerinde kazandığı 65 belediyeden yalnızca beşini elinde tutuyor.

Son olarak Kars Belediyesi’ne de kayyum atanmasıyla HDP seçimlerde kazandığı son il belediyesini de yitirdi.Economist’teki haber, “Türkiye’nin doğusundaki şehirlerde, bu artık alışılmadık bir sahne değil. Yerel belediye başkanı, içinde kıyafet ve diş fırçasının bulunduğu çantasını kavramış halde – ki bunlar uzun sürecek hapis cezası için en temel ihtiyaçlar – sabaha karşı evinden bir grup polis eşliğinde çıkıyor ve bir minibüste gözden kayboluyor. Bu sahne son olarak 25 Eylül’de geçen yıl seçilen Ayhan Bilgen’in tutuklandığı Ermenistan sınırındaki Kars’ta vuku buldu” sözleriyle başlıyor.

“Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hem ülke içinde hem de ülke dışında Kürtlerin özerklik hayalini gömmeye yakın olduğuna inanıyor” şeklinde devam ediyor.

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın yanı sıra eski HDP’li milletvekilleri ve belediye başkanlarının cezaevinde olduğu hatırlatılan haberde, “Savcılar mahkemeler yoluyla Kürt siyasetini felce uğrattı” deniliyor.

HDP’li siyasetçilere yönelik suçlamaların 2014’teki Kobani olaylarıyla ilgili olarak yöneltildiği belirtilen haberde şu ifadeler yer alıyor:”Resmi olarak, HDP’li siyasetçilere son haftalarda yöneltilen suçlamalar, partinin, Türk tankları yüzlerce metre öteden seyirci kalır ve Erdoğan parmağını kıpırdatmazken, Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Suriye’deki sınır kenti Kobani’yi – çoğunlukla Kürtler yaşıyor – kuşatmasının ardından protesto çağrıları yaptığı 2014’e uzanıyor.

Kürt ve Türk milliyetçileri sokaklara çıktığında Türkiye çapında en az 37 kişi hayatını kaybetti. Hükümet şimdi tüm HDP liderliğini şiddetten sorumlu tutmaya karar verdi.””Nedenleri çoğunlukla siyasi görünüyor” denilen haberde, Berlin’deki Robert Bosch Akademisi’nden Galip Dalay’ın, “HDP’yi faaliyet yapamaz hale getirmek ve muhalefet koalisyonunu demoralize etmek istiyorlar” yorumu yer alıyor.

Kürtlerin CHP-İYİ Parti ittifakının fiili ortağı olduğu ve özellikle Mart 2019 yerel seçimlerinde İstanbul başta olmak üzere pek çok belediyede zafer kazanmalarına yardım ettikleri belirtilen haberde, “Erdoğan şimdi baş rakiplerinin, pek çok Türk’ün PKK’nın siyasi kolu olarak gördüğü HDP’nin tarafını açıkça tutmadaki çekincelerini kullanarak ittifakı bölmeyi umuyor” deniliyor.

Haberde, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Vahap Coşkun’un, “Muhalefetin geri kalanı tutuklamaları eleştirirse, hükümet onların teröristlerin tarafında olduğunu söyleyecek. Eleştirmezlerse, HDP’nin onlardan uzaklaşma riski var” sözlerine de yer veriliyor.PKK; Türkiye, ABD ve AB tarafından “terör örgütü” olarak kabul ediliyor.Gözaltılar İstanbul’da protesto edildi

“Ülke içerisindeki baskı yurt dışındaki askeri müdahalelerle birlikte sürüyor” denilen haberde, TSK’nın Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki operasyonları hatırlatılıyor.Cumhurbaşkanı “Erdoğan HDP ve PKK’yı köşeye sıkıştırdığını düşünüyor” denilen haber şöyle son buluyor:”Ancak hükümetin zorlu bir sorunu var – Kürtlerin kendisi. 2015’ten beri yapılan her genel seçimde, HDP, çoğunluğu Kürt, 5-6 milyon kişinin oylarını almayı başardı. Bugün bile, liderleri cezaevindeyken, parti yüzde 10’dan fazla oya sahip ki bu onları Meclis’teki üçüncü ya da dördüncü parti yapmaya yeter. Erdoğan savaş alanına ve mahkemelere hükmediyor. Ancak seçim sandığında Kürtlere yanıtı yok.”