Demirtaş, “Bizim sunduğumuz öneri, sadece TBMM düzeyinde değişiklik içermiyor”

Suç işlemek amacıyla “örgüt kurmak”, “örgütü üyesi olmak”, “örgüt adına suç işlemek” iddialarıyla 4 Kasım 2016’da tutuklanan ve 3 yıl 11 aydır cezaevinde bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Artı Gerçek’ten Derya Okatan’ın sorularını yanıtladı.

Demirtaş diğer muhalefet partilerinin de savunduğu “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” çağrısında HDP’nin önerisini de değerlendirdi.

Demirtaş Okatan’ın “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem yazınıza dair birkaç sorum olacak. Birincisi, bu yazıda demokratik özerklikten bahsetmiyorsunuz. Partiniz demokratik özerkliği savunuyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz” sorusuna da “Ben, merkezi yönetim modelinin nasıl olabileceğine dair bir öneri yaptım sadece. Demokratik özerklik ise bir yerel yönetim modelidir ve her tür demokratik merkezi yönetim modelinde uygulanabilir. Dolayısıyla önerimin HDP programıyla ters düşen bir tarafı yok” yanıtını verdi.

Demirtaş kendisine yöneltilen “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” tanımını diğer parti liderleri de dillendiriyor. Burada sizin ve HDP’nin önerisinin farkı ne? Sadece parlamenter öneri olarak algılanmasın, diyorsunuz ancak önerilerinizin çoğunluğu parlamenter sistemin ihya edilmesine odaklanıyor. Oysa, içinde bulunulan duruma son vermenin yol ve yöntemlerinin daha fazla öne çıkarılması gerekmez mi”sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

Bizim sunduğumuz öneri, sadece TBMM düzeyinde değişiklik içermiyor. Yargıdan medyaya, yerel yönetimlerden bürokrasiye, üniversitelerden sivil topluma, siyasi partilerden seçim sistemine kadar tüm alanlarda reform yapılması ve kapsamlı bir sistem değişikliğiyle kurumsal demokrasiye geçilmesini  öneriyoruz. Bu öneriler parlamenter sistemin ihyası değil, tümden demokratik bir sistem yapılanmasını içermektedir. Zaten bu öneriler, içinde bulunulan tek adam rejimine son verilmesine dair ciddi ve alternatif bir modeli ifade ediyor. Bunun yolu ve yöntemi ise diğer önermemizde yani demokrasi ittifakı tartışmalarında detaylı bir şekilde sunulmuştur. İki metin birbirini tamamlar niteliktedir.”

Demirtaş “Meral Akşener, kahvaltı çağrınıza “kan davası”örneği ile yanıt verdi. Böyle bir yanıtı bekliyor muydunuz”sorusunu “Bu yanıta cevap vermeme gerek yok, yeterince tartışıldı zaten. Ben tüm kesimlerle diyalog kurmayı başaramadan sorunlarımızı çözemeyeceğimizi görüyor, buna inanıyorum. İnsanların bize karşı ön yargılı olmamasını beklerken bizim de aynı şekilde ön yargıların tutsağı olarak siyaset alanımızı daraltmamız doğru olmaz”diye yanıtladı.

Demirtaş Kobani (Ayn el Arab) operasyonlarıyla iktidarın hedefinin muhalefeti bölmeye çalışmak olduğunu öne sürdü.

Kobani olaylarında ne olmuştu?

Anadolu Ajansı’nın verilerine göre “Kobani olayları” olarak ifade edilen eylemlerde 31 kişi hayatını kaybetti, 221 vatandaş ile 139 polis yaralandı.

İnsan Hakları Derneği’nin raporuna göre ise 7-12 Ekim 2014 tarihleri arasındaki eylemlerde 46 kişi öldü, 682 kişi yaralandı ve 323 kişi tutuklandı.

İktidar kanadı eylemlerin HDP çağrısının üzerine başladığını ileri sürerken HDP ise çatışmaların Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kobani düştü, düşecek” ifadelerinin ardından başladığını iddia ediyor.