19.5 C
İstanbul
Pazartesi, Haziran 14, 2021

Davutoğlu: Van’da helikopterden köylü atıldı, terörle böyle mi mücadele edilir?

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, “Bizim dönemimizde faili meçhul cinayet yok” yönündeki sözleri üzerine, “Faili meçhul yok diyor, Van’da helikopterden köylü atıldı ya, terörle böyle mi mücadele edilir. Kürt vatandaşlarımızın kalbini kırarak terörle mücadele edilmez Soylu’nun yaptığı gibi” diye konuştu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sedat Peker’in iddialarına yanıt vermek üzere Habertürk TV’de katıldığı canlı yayında 2015 seçimlerinin ardından hükümet kurma çalışmalarına değindi ve dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun “HDP ile anayasa yapmak istiyoruz” dediğini öne sürdü.

Soylu, Ahmet Davutoğlu’nun bu sözleri karşısında AK Parti MYK üyeleri olarak şaşkın kaldıklarını ve Davutoğlu’nun o dönem kendilerine “Hakkımda ne konuştuğunuzu biliyorum, hepinizi dinletiyorum”  dediğini iddia etti. Soylu’nun sözlerinin ardından Gelecek Partisi Genel  Başkanı Davutoğlu’ndan açıklama geldi.

Fox TV’de İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtlayan Davutoğlu, “Soylu’nun o dönemde kendisinin görevden alınması için bir kumpas kurduğunu” itiraf etmiş olduğunu savundu.

‘Soylu iftira atıyor’

Davutoğlu özetle şunları söyledi: “Sedat Peker’in Süleyman Soylu’ya yönelik iddialarına cevap beklerken Soylu bir anda konuyu bana getirdi. Söylediği her şey külliyen yalandır. Bir tane doğrusu yok. Ben arkadaşlarımı dinletmek gibi bir alçaklık yapmadım ama Soylu alçakça iftira atıyor. Elinde polis, istihbarat var, gerekirse MİT’e başvursun, araştırılsın. Kendinden önceki İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iftira atıyor aynı zamanda, çünkü ben dinleteceğim, Erdoğan’ın haberi olmayacak öyle mi… Soylu bakın nasıl bir mesaj gönderiyor AK Parti’ye ve Cumhurbaşkanı’na. Para sayma makinesinden bahsetti. Efkan Ala’ya suç isnadında bulunuyor, Muammer Güler’in para sayma makinesini gündeme getiriyor. Bunun üzerinden de Erdoğan’a mesaj veriyor.

‘O kumpasın hesabını verecekler’

Soylu, kendi genel başkanını görevden almak için bir kumpasın içinde olduğunu kabul etti. Buradaki mesaj Ak Parti’ye, Erdoğan’a. O mücadelede çetin bir şeye kalkıştım. İmar rantlarına, faiz rantlarına neşter atacaktım. Siyaset ile mafya arasındaki bağları koparmak için yasa getirecektim. Tüm bu adımlara karşı karşımda bir çete örgütlendi parti içinde; artık itiraf ediyorum, Binali Yıldırım, Süleyman Soylu ve Berat Albayrak, o dönem Cumhurbaşkanı’nın koordinasyonuyla bana kumpas kurdular. O kumpasın hesabını verecekler. Ve ben yalnız bırakıldım.

‘Meydan mafyaya kaldı’

Şimdi üçü birbirini yemeye girişti, meydan mafyaya kaldı. Bu son saldırı, kurtlar sofrasında birbirini yemekte olan kurtların ‘buraya birini daha çekelim de onu da yiyelim’ deme çabasıdır. Ben o sofraya gelmem Sayın Soylu. Ama sen o kumpasın hesabını Allah indinde de kullar indinde de hesabını vereceksin.

Cumhurbaşkanı tarihi bir yol ayrımında. Alttan alta kaynayan bir yanardağın üstünü kapatmaya çalışırsa hayatının hatasını yapacak. Türkiye’yi kendisinin değil Bahçeli’nin yönettiğini, rotayı da Perinçek’in belirlediğini ortaya koymuş olacak. Bahçeli ve Perinçek baskısıyla Süleyman Soylu makamında kalırsa bundan sonra kimse Cumhurbaşkanı’na itaat ve hizmet etmek düşüncesinde kalmaz, gider Bahçeli’ye,

‘Soylu, Mehmet Ağar’ın sistem içerisine girmesine vesile oldu’

Perinçek’e yaranmaya çalışır. Sedat Peker nasıl ‘ben dünyayı yakarım’ diyorsa, Süleyman Soylu da ‘bana sahip çıkmazsanız ben AK Parti’yi yakarım’ diyor. 2016’da ben Başbakan iken Mehmet Ağar sahnede miydi? Yoktu. Nasıl girdi sahneye? Efkan Ala İçişleri Bakanı iken “Mehmet Ağar 90’lı yılların kadroları ile biz devredeyiz” havalarıyla dolaşabiliyor muydu? Nasıl girdi? Süleyman Soylu’nun kendisi Mehmet Ağar’ın sistem içerisine girmesine vesile oldu, aracılık etti.

Kurtlar sofrasında düşen düşene. Hepsi ‘ben düştüysem onu da aşağı indireyim ki, belki onu yerler’ diyor. Kimin yem olacağının kavgası bu. Soylu bakıyor kendi düşüyor, Ağar’ı aşağı çekiyor. Ağar düşerken ‘mafya’ diyip Soylu’yu aşağı çekiyor.

Binali Yıldırım, Süleyman Soylu, Berat Albayrak bir iktidar mücadelesine girdiler. Açıklamalardan anlaşılan Soylu, Albayrak’a karşı mücadelesinde bir dönem Sedat Peker’i kullandı. Peker de ‘biz seninle ortaktık, niye şimdi bunu yapıyorsun?’ diye meydan okuyor.  Bu ilişkiler öyle bir şeydir ki parmağınızı verirsiniz eliniz gider, elinizi verirsiniz kolunuz gider, kolunuzu verirsiniz yüreğiniz gider. Bunların yüreği kalmadı!

‘Hulusi Akar ve Efkan Ala’nın konuşma vaktidir’

Mustafa Şentop bana gelip Soylu’nun partinin kimyasını bozmaya çalıştığını söyledi. Terörle mücadeleyi biz verdik. Hulusi Akar ve Efkan Ala’nın konuşma vaktidir. Hiçbir zaman HDP ile anayasa tartışması olmadığı gibi Kuzey Suriye’de devlet kurulmasını engellemek için mücadele verdik ve Başbakanımız Davutoğlu’ydu demeliler. Bu onların bana borcudur. Ben terörle mücadele için Mehmetçik ile birlikte Silopi’de iken, Sur’da iken, Van’da iken, Ceylanpınar’da iken, Süleyman Soylu benim arkamdan 3-5 kişiyle kumpas kuruyordu.

‘Van’da helikopterden köylü atıldı’

Süleyman Soylu, terörle mücadeleyi bizim bıraktığımız yerden devam ettirdi. Ama bunu demokratik hukuk devletine aykırı şekilde yürüttü. Faili meçhul yok diyor, Van’da helikopterden köylü atıldı ya, terörle böyle mi mücadele edilir. Kürt vatandaşlarımızın kalbini kırarak terörle mücadele edilmez Soylu’nun yaptığı gibi.”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, “Bizim dönemimizde faili meçhul cinayet yok” yönündeki sözleri üzerine, “Faili meçhul yok diyor, Van’da helikopterden köylü atıldı ya, terörle böyle mi mücadele edilir. Kürt vatandaşlarımızın kalbini kırarak terörle mücadele edilmez Soylu’nun yaptığı gibi” diye konuştu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sedat Peker’in iddialarına yanıt vermek üzere Habertürk TV’de katıldığı canlı yayında 2015 seçimlerinin ardından hükümet kurma çalışmalarına değindi ve dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun “HDP ile anayasa yapmak istiyoruz” dediğini öne sürdü.

Soylu, Ahmet Davutoğlu’nun bu sözleri karşısında AK Parti MYK üyeleri olarak şaşkın kaldıklarını ve Davutoğlu’nun o dönem kendilerine “Hakkımda ne konuştuğunuzu biliyorum, hepinizi dinletiyorum”  dediğini iddia etti. Soylu’nun sözlerinin ardından Gelecek Partisi Genel  Başkanı Davutoğlu’ndan açıklama geldi.

Fox TV’de İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtlayan Davutoğlu, “Soylu’nun o dönemde kendisinin görevden alınması için bir kumpas kurduğunu” itiraf etmiş olduğunu savundu.

‘Soylu iftira atıyor’

Davutoğlu özetle şunları söyledi: “Sedat Peker’in Süleyman Soylu’ya yönelik iddialarına cevap beklerken Soylu bir anda konuyu bana getirdi. Söylediği her şey külliyen yalandır. Bir tane doğrusu yok. Ben arkadaşlarımı dinletmek gibi bir alçaklık yapmadım ama Soylu alçakça iftira atıyor. Elinde polis, istihbarat var, gerekirse MİT’e başvursun, araştırılsın. Kendinden önceki İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iftira atıyor aynı zamanda, çünkü ben dinleteceğim, Erdoğan’ın haberi olmayacak öyle mi… Soylu bakın nasıl bir mesaj gönderiyor AK Parti’ye ve Cumhurbaşkanı’na. Para sayma makinesinden bahsetti. Efkan Ala’ya suç isnadında bulunuyor, Muammer Güler’in para sayma makinesini gündeme getiriyor. Bunun üzerinden de Erdoğan’a mesaj veriyor.

‘O kumpasın hesabını verecekler’

Soylu, kendi genel başkanını görevden almak için bir kumpasın içinde olduğunu kabul etti. Buradaki mesaj Ak Parti’ye, Erdoğan’a. O mücadelede çetin bir şeye kalkıştım. İmar rantlarına, faiz rantlarına neşter atacaktım. Siyaset ile mafya arasındaki bağları koparmak için yasa getirecektim. Tüm bu adımlara karşı karşımda bir çete örgütlendi parti içinde; artık itiraf ediyorum, Binali Yıldırım, Süleyman Soylu ve Berat Albayrak, o dönem Cumhurbaşkanı’nın koordinasyonuyla bana kumpas kurdular. O kumpasın hesabını verecekler. Ve ben yalnız bırakıldım.

‘Meydan mafyaya kaldı’

Şimdi üçü birbirini yemeye girişti, meydan mafyaya kaldı. Bu son saldırı, kurtlar sofrasında birbirini yemekte olan kurtların ‘buraya birini daha çekelim de onu da yiyelim’ deme çabasıdır. Ben o sofraya gelmem Sayın Soylu. Ama sen o kumpasın hesabını Allah indinde de kullar indinde de hesabını vereceksin.

Cumhurbaşkanı tarihi bir yol ayrımında. Alttan alta kaynayan bir yanardağın üstünü kapatmaya çalışırsa hayatının hatasını yapacak. Türkiye’yi kendisinin değil Bahçeli’nin yönettiğini, rotayı da Perinçek’in belirlediğini ortaya koymuş olacak. Bahçeli ve Perinçek baskısıyla Süleyman Soylu makamında kalırsa bundan sonra kimse Cumhurbaşkanı’na itaat ve hizmet etmek düşüncesinde kalmaz, gider Bahçeli’ye,

‘Soylu, Mehmet Ağar’ın sistem içerisine girmesine vesile oldu’

Perinçek’e yaranmaya çalışır. Sedat Peker nasıl ‘ben dünyayı yakarım’ diyorsa, Süleyman Soylu da ‘bana sahip çıkmazsanız ben AK Parti’yi yakarım’ diyor. 2016’da ben Başbakan iken Mehmet Ağar sahnede miydi? Yoktu. Nasıl girdi sahneye? Efkan Ala İçişleri Bakanı iken “Mehmet Ağar 90’lı yılların kadroları ile biz devredeyiz” havalarıyla dolaşabiliyor muydu? Nasıl girdi? Süleyman Soylu’nun kendisi Mehmet Ağar’ın sistem içerisine girmesine vesile oldu, aracılık etti.

Kurtlar sofrasında düşen düşene. Hepsi ‘ben düştüysem onu da aşağı indireyim ki, belki onu yerler’ diyor. Kimin yem olacağının kavgası bu. Soylu bakıyor kendi düşüyor, Ağar’ı aşağı çekiyor. Ağar düşerken ‘mafya’ diyip Soylu’yu aşağı çekiyor.

Binali Yıldırım, Süleyman Soylu, Berat Albayrak bir iktidar mücadelesine girdiler. Açıklamalardan anlaşılan Soylu, Albayrak’a karşı mücadelesinde bir dönem Sedat Peker’i kullandı. Peker de ‘biz seninle ortaktık, niye şimdi bunu yapıyorsun?’ diye meydan okuyor.  Bu ilişkiler öyle bir şeydir ki parmağınızı verirsiniz eliniz gider, elinizi verirsiniz kolunuz gider, kolunuzu verirsiniz yüreğiniz gider. Bunların yüreği kalmadı!

‘Hulusi Akar ve Efkan Ala’nın konuşma vaktidir’

Mustafa Şentop bana gelip Soylu’nun partinin kimyasını bozmaya çalıştığını söyledi. Terörle mücadeleyi biz verdik. Hulusi Akar ve Efkan Ala’nın konuşma vaktidir. Hiçbir zaman HDP ile anayasa tartışması olmadığı gibi Kuzey Suriye’de devlet kurulmasını engellemek için mücadele verdik ve Başbakanımız Davutoğlu’ydu demeliler. Bu onların bana borcudur. Ben terörle mücadele için Mehmetçik ile birlikte Silopi’de iken, Sur’da iken, Van’da iken, Ceylanpınar’da iken, Süleyman Soylu benim arkamdan 3-5 kişiyle kumpas kuruyordu.

‘Van’da helikopterden köylü atıldı’

Süleyman Soylu, terörle mücadeleyi bizim bıraktığımız yerden devam ettirdi. Ama bunu demokratik hukuk devletine aykırı şekilde yürüttü. Faili meçhul yok diyor, Van’da helikopterden köylü atıldı ya, terörle böyle mi mücadele edilir. Kürt vatandaşlarımızın kalbini kırarak terörle mücadele edilmez Soylu’nun yaptığı gibi.”

Bugünden