Dağlık Karabağ: Her iki tarafta Orta Doğu’dan gelen savaşçılar cepheye mi sürülüyor?

Azerbaycan ile Ermenistan arasında Dağlık Karabağ bölgesinde 27 Eylül’den bu yana süren çatışmalarda her iki tarafta da Orta Doğu’dan gelen savaşçıların cepheye sürüldüğü iddia ediliyor.

Lübnan, dünyanın en büyük Ermeni topluluklarından birine ev sahipliği yapıyor. Buradaki diaspora nüfusunun çoğunluğunu 1915 olayları sonrası Anadolu’dan bölgeye gelenler oluşturuyor.

Dağlık Karabağ bölgesinde yaşanan çatışmalar, Lübnanlı Ermenilerin evlerinin yakından hissediliyor. Sokakları Türkiye aleyhine İngilizce ve Ermenice yazılmış duvar yazılarıyla kaplı.

Lübnanlı Ermeniler, Artsakh olarak adlandırdıkları enklavdaki etnik Ermenileri desteklemek için para ve yardım gönderiyorlar. Topluluğun üyelerine göre az sayıda da olsa ülkedeki Ermeni nüfusunun bir kısmı savaşa katılmak için Dağlık Karabağ’a gitti.

Lübnan’da yaşayan 50 yaşındaki Raffi Gazaryan son iki haftadır Ermenistan ve Azerbaycan güçleri arasındaki çatışmalarla ilgili haberleri televizyondan takip ediyor. Ermeni asıllı Lübnanlı, çatışmaların sürmesi halinde her şeyini bırakarak atalarının topraklarını savunmak için gönüllü olmaya hazır olduğunu söylüyor.

Bir giyim mağazası işleten Gazaryan, “Bu Müslümanlar ile Hıristiyanlar arasında bir savaş değil. Bu, Ermeni varlığının varlığı için bir savaş ve biz hazırız. 1915’te olanların bir daha olmasına izin vermeyeceğiz. Son Ermeni askerine kadar savaşacağız ”diyor.

Lübnan’daki Ermeni Devrimci Federasyonu’nun lideri Hagop Pakradunyan’a göre Lübnan’dan Ermenistan’a giden gönüllüler kendi insiyatifleriyle hareket ediyor.

Lübnan Meclisinde milletvekili olan Pakradunyan, “Onlara gitmemelerini söyleyemeyiz. Bu tüm Ermeni halkına karşı sürdürülen bir savaş ve bunu Osmanlı İmparatorluğu’ndan beri soykırım projesinin devamı olarak görüyoruz.” açıklamasında bulundu.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi: 1200’u aşkın Suriyeli savaşçı çatışmalara gönderildi

İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre, Türkiye muhalif gruplara üye bin 200’den fazla Suriyeli savaşçıyı Azerbaycan güçleriyle birlikte savaşmaları için çatışma alanına gönderdi.

Gözlemevi şefi Rami Abdurrahman, Dağlık Karabağ’daki çatışmalarda 72 Suriyeli savaşçının öldüğünü söyledi.

Suriye’de üç muhalif aktivist Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin raporunu doğruladı. AP haber ajansına konuşan aktivistler, Türk güvenlik şirketlerinin, savaşçıları yaklaşık bin 200 dolar maaş karşılığında petrol tesislerinde gardiyan olarak çalışıyor gösterttiğini ancak çoğunluğunu Dağlık Karabağ’da ön saflarda savaştırdığını ileri sürdü. Akvisitlerden biri Azerbaycan’da öldürüldüğü iddia edilen genç erkeklerin fotoğraflarını AP’ye gönderdi.

Kuzey Suriye’de yaşayan bir yurttaş gazeteci, savaşa katılan bazı savaşçıları tanıdığını belirterek, savaşın yoğunluğu ve tehlikeler konusunda yapılan uyarıların, gitmeyi planlayanların bazılarının fikirlerini değiştirmesine neden olduğunu anlattı.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Türkiye’nin Suriye ve Libya’dan “teröristleri” Azerbaycan’a savaşmak üzere getirdiğini söyleyerek Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “Dağlık Karabağ’daki tırmanışın arkasında” olmakla suçlamıştı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise, Suriye’de cihatçı gruplardan ayrılan savaşçıların Gaziantep’ten geçerek Dağlık Karabağ’da cepheye katılmak üzere yola çıktıklarına dair ellerinde güçlü kanıtlar olduğunu söylemişti.

Fransız haber ajansı AFP’nin Rus diplomatlarına dayandırdığı habere göre Moskova, Karabağ’da “Libya ve Suriye’den paralı savaşçıların ve teröristlerin görev aldığını” belirmişti.

Türkiye, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ’da süren çatışmalarda böyle birşeye ihtiyaç duymadığını belirterek iddiaları reddediyor.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de euronews’e verdiği mülakatta Türkiye’nin çatışmalara müdahil olmadığını söyledi. Aliyev, “Türkiye’den silah satın alıyoruz ancak bizim tek silah satın aldığımız ana tedarikçimiz Türkiye değil ve bunu muhtemelen herkes biliyor.” açıklamasında bulundu.

Dağlık Karabağ’ın bölgesinde 27 Eylül’den bu yana süren çatışmalar, yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.