19.8 C
İstanbul
Salı, Haziran 15, 2021

Covid 19’un yeni zayıf noktaları bulundu

ABD’li bir araştırma ekibi, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) gelecekteki tedavilerde hedef alınabilecek yeni zayıf noktalarını keşfetti.

8 Aralık’ta “Cell” dergisinde yayınlanan çalışmada, New York ve Rockefeller üniversitelerinden araştırmacılar, virüsün en önemli zayıf noktalarından birinin “membran proteini” olarak bilinen TMEM41B proteini olduğunu açıkladılar. Söz konusu protein, virüsün başka bir hücreye yayılmadan önce enfekte hücre içinde çoğalırken genetik kodunu koruyan lipit dış zarının oluşumuna yardımcı olmasıyla biliniyor.

Araştırmacılar, çalışma sırasında proteinin virüsün kopyalanması için gerekli olduğunu kanıtlayan bir dizi deney gerçekleştirdiler. Çalışmada proteinin Kovid-19 ile Sarı Humma, Batı Nil hastalığı ve Zika da dahil olmak üzere “ölümcül flavivirüsler” olarak bilinen 20 virüsün enfekte olmuş hücrelerdeki çoğalması karşılaştırıldı. Aynı şekilde soğuk algınlığına neden olduğu bilinen diğer üç mevsimsel koronavirüste enfekte hücrelerde nasıl çoğaldığı gözlemlendi. 

Söz konusu karşılaştırmalar araştırmacıların Kovid-19 virüsü, flavivirüsler ve diğer koronavirüslerde kritik bir faktör olarak zar proteini TMEM41B’nin varlığına ilişkin ilk bilimsel kanıtı sunmalarını sağladı.

New York Üniversitesi’nden Profesör John Poirier, çalışmanın yayınlanmasıyla eşzamanlı olarak üniversitenin internet sitesinde yayınlanan raporda şu ifadeleri kullandı:

“Kovid-19 gibi yeni bir virüsle mücadele etmenin ilk önemli adımı, moleküler sahneyi haritalamak ve bununla mücadele için potansiyel hedefleri bulmaktır. Yeni keşfedilen bir virüsün ortak etkilere sahip diğer bilinen virüslerle karşılaştırılması, hedeflenebilecek zayıf noktaların bir katalogunu ortaya çıkarmayı sağlar.”

Aynı ekip, ilaçlar için potansiyel hedefler olarak da araştırılabilecek 100’den fazla başka proteini tanımlamayı başardı. Bu başarı üzerine 9 Ekim’de Cell dergisinde bir makale yayımladılar.

Araştırmacı Poirier konuya dair “Koronavirüsü durdurmak amacıyla, gelecekteki tedaviler için TMEM41B proteininin inhibisyonunu belirlemenin yanı sıra potansiyel ilaç hedefleri olarak da araştırılabilecek 100’den fazla başka protein belirledik” dedi.

Araştırmacılar çalışma sırasında, Kovid-19 virüsü de dahil olmak üzere flavivirüs ve diğer koronavirüslerle enfekte olmuş insan hücrelerinde 19 binden fazla geni devre dışı bırakmak için gen düzenleme aracı CRISPR’ı kullandılar. Ardından her duraklamanın virüsün çoğalması üzerindeki moleküler etkilerini karşılaştırdılar. 

TMEM41B proteinine ek olarak, Kovid-19 ve diğer koronavirüsler için ortak olan yaklaşık 127 başka moleküler özellik bulundu. Bu ortak biyolojik etkileşimler veya hücre büyümesini sağlayan yollar, bir hücreden diğer hücreye iletişim ve bir hücrenin diğer hücrelere bağlandığı yolları içeriyor. Ancak araştırmacılar, TMEM41B proteininin incelenen virüs aileleri arasında öne çıkan tek moleküler özellik olduğunu söylüyor.

Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden genetik alanında çalışmalar yürüten uzman araştırmacı Hind Allam, araştırma ekibinin virüsün zayıf noktalarını haritalamak için gen düzenleme teknolojisini (CRISPR) kullanmalarının önemli olduğunu vurguladı. Allam, söz konusu teknolojiyi geliştiren iki uzman, Fransız Profesör Emmanuel Charpentier ve ABD’li Profesör Jennifer Doudna’nın  bu yıl Nobel Kimya Ödülü’ne layık görülmeyi hak ettiklerini ifade etti.

Allam, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Bu çalışmanın sonuçları, bir tedavi geliştirildiğinde kesinlikle faydalı olacak. Ayrıca gelecekte herhangi bir salgının ortaya çıkması durumunda virüslerdeki zayıflıkların araştırılmasında da bir model olabilir.”

ABD’li bir araştırma ekibi, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) gelecekteki tedavilerde hedef alınabilecek yeni zayıf noktalarını keşfetti.

8 Aralık’ta “Cell” dergisinde yayınlanan çalışmada, New York ve Rockefeller üniversitelerinden araştırmacılar, virüsün en önemli zayıf noktalarından birinin “membran proteini” olarak bilinen TMEM41B proteini olduğunu açıkladılar. Söz konusu protein, virüsün başka bir hücreye yayılmadan önce enfekte hücre içinde çoğalırken genetik kodunu koruyan lipit dış zarının oluşumuna yardımcı olmasıyla biliniyor.

Araştırmacılar, çalışma sırasında proteinin virüsün kopyalanması için gerekli olduğunu kanıtlayan bir dizi deney gerçekleştirdiler. Çalışmada proteinin Kovid-19 ile Sarı Humma, Batı Nil hastalığı ve Zika da dahil olmak üzere “ölümcül flavivirüsler” olarak bilinen 20 virüsün enfekte olmuş hücrelerdeki çoğalması karşılaştırıldı. Aynı şekilde soğuk algınlığına neden olduğu bilinen diğer üç mevsimsel koronavirüste enfekte hücrelerde nasıl çoğaldığı gözlemlendi. 

Söz konusu karşılaştırmalar araştırmacıların Kovid-19 virüsü, flavivirüsler ve diğer koronavirüslerde kritik bir faktör olarak zar proteini TMEM41B’nin varlığına ilişkin ilk bilimsel kanıtı sunmalarını sağladı.

New York Üniversitesi’nden Profesör John Poirier, çalışmanın yayınlanmasıyla eşzamanlı olarak üniversitenin internet sitesinde yayınlanan raporda şu ifadeleri kullandı:

“Kovid-19 gibi yeni bir virüsle mücadele etmenin ilk önemli adımı, moleküler sahneyi haritalamak ve bununla mücadele için potansiyel hedefleri bulmaktır. Yeni keşfedilen bir virüsün ortak etkilere sahip diğer bilinen virüslerle karşılaştırılması, hedeflenebilecek zayıf noktaların bir katalogunu ortaya çıkarmayı sağlar.”

Aynı ekip, ilaçlar için potansiyel hedefler olarak da araştırılabilecek 100’den fazla başka proteini tanımlamayı başardı. Bu başarı üzerine 9 Ekim’de Cell dergisinde bir makale yayımladılar.

Araştırmacı Poirier konuya dair “Koronavirüsü durdurmak amacıyla, gelecekteki tedaviler için TMEM41B proteininin inhibisyonunu belirlemenin yanı sıra potansiyel ilaç hedefleri olarak da araştırılabilecek 100’den fazla başka protein belirledik” dedi.

Araştırmacılar çalışma sırasında, Kovid-19 virüsü de dahil olmak üzere flavivirüs ve diğer koronavirüslerle enfekte olmuş insan hücrelerinde 19 binden fazla geni devre dışı bırakmak için gen düzenleme aracı CRISPR’ı kullandılar. Ardından her duraklamanın virüsün çoğalması üzerindeki moleküler etkilerini karşılaştırdılar. 

TMEM41B proteinine ek olarak, Kovid-19 ve diğer koronavirüsler için ortak olan yaklaşık 127 başka moleküler özellik bulundu. Bu ortak biyolojik etkileşimler veya hücre büyümesini sağlayan yollar, bir hücreden diğer hücreye iletişim ve bir hücrenin diğer hücrelere bağlandığı yolları içeriyor. Ancak araştırmacılar, TMEM41B proteininin incelenen virüs aileleri arasında öne çıkan tek moleküler özellik olduğunu söylüyor.

Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden genetik alanında çalışmalar yürüten uzman araştırmacı Hind Allam, araştırma ekibinin virüsün zayıf noktalarını haritalamak için gen düzenleme teknolojisini (CRISPR) kullanmalarının önemli olduğunu vurguladı. Allam, söz konusu teknolojiyi geliştiren iki uzman, Fransız Profesör Emmanuel Charpentier ve ABD’li Profesör Jennifer Doudna’nın  bu yıl Nobel Kimya Ödülü’ne layık görülmeyi hak ettiklerini ifade etti.

Allam, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Bu çalışmanın sonuçları, bir tedavi geliştirildiğinde kesinlikle faydalı olacak. Ayrıca gelecekte herhangi bir salgının ortaya çıkması durumunda virüslerdeki zayıflıkların araştırılmasında da bir model olabilir.”

Bugünden