2.6 C
İstanbul
Çarşamba, Mart 3, 2021

Bülent Arınç istifa etti

AKP eski milletvekili Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.

“YAPTIĞIM AÇIKLAMANIN İKİ İSMİN GÖLGESİNDE KALMASINA ÜZÜLDÜM”

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa eden Arınç, sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bir televizyon kanalında yaptığım konuşmalar, kamuoyunda yoğun tartışmalara neden olduğundan aşağıdaki açıklamayı yapma ihtiyacı hissettim. Konuşmamın ana ekseni, yargıda yapılacak reform konusuydu. Bir hukukçu olarak bu konudaki görüşlerimi açıkladım. Ömrüm boyunca hukukun üstünlüğünü ve adalet kavramını savunan birisi olarak yine aynı görüşlerimi dile getirdim. Gazeteci arkadaşımız program esnasında soru sorarken isim zikrettiğinde, ‘İsimler üzerinden tartışmayalım’ diye altını çizmeme rağmen evrensel hukuk, adalet ve yargının sorunları üzerine dile getirdiğim fikirlerimin bu isimlerin gölgesinde kalmasından ve meselenin özünün kaçırılmasından üzüntü duyduğumu belirtmeliyim.

“TARTIŞMALAR YANLIŞ YERE GÖTÜRÜLDÜ”

Tartışmalar öylesine yanlış yere götürüldü ki, beni Yasin Börü’nün katilleriyle, 15 Temmuz şehitlerimizin katilleri FETÖ ile yan yana gösterme gafletine kadar gitti. Asla bu ithamları kabul etmiyorum ve reddediyorum. Yasin Börü için döktüğüm gözyaşı da terör örgütleri FETÖ ve PKK’ya yönelik sözlerim ve tavrım da bellidir. Tüm bunları burada yeniden dile getirmeyi kendime zul sayarım.

“HAKARETLERİ SAHİPLERİNE İADE EDİYORUM”

Yine aynı televizyon programında dile getirdiklerim, Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi olmam hasebiyle farklı yönlere çekildi. Oysaki programda görüşlerimi, YİK üyesi olarak değil, TBMM Eski Başkanı Bülent Arınç olarak açıkladığımı defalarca belirttim. Konuşmama yönelik seviyeli ve saygın eleştirilerin tümüne saygı duyuyor ve not alıyorum. Ancak şahsıma karşı içlerinde duydukları kin ve nefretlerin dışa vurumu olan seviyesiz hakaretleri sahiplerine iade ediyorum.

“TÜRKİYE’NİN YARGI, EKONOMİ VE BAŞKA ALANLARDA REFORMLARA İHTİYAÇ DUYDUĞU AŞİKARDIR”

Türkiye’nin yargı, ekonomi ve başka alanlarda reformlara duyduğu ihtiyaç aşikardır. Ülkemizin rahatlamasına ve milletimizin dertlerine çare bulunmasına ihtiyaç vardır. Bahsi geçen televizyon programında da defalarca belirttiğim üzere Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yöndeki iradesini gördüm ve destekliyorum. Ancak benim konuşmamın, şahıslar üzerinden farklı zeminlere kaydırılması sebebiyle, reform çalışmalarını engelleyeceğine dair kaygılandığımdan, Yüksek İstişare Kurulu Üyeliği görevimden ayrılmamın daha uygun olacağına karar verdim.

“AYRILMA TALEBİMİ CUMHURBAŞKANIMIZA İLETTİM KENDİLERİ DE UYGUN GÖRDÜ”

Kurul üyeliği görevimden ayrılma talebimi Sayın Cumhurbaşkanımıza ilettim ve kendileri de bunu uygun gördüler. Karşılıklı iyi niyet temennileriyle helalleştik ve görevimden ayrıldım. Bu süre zarfında verimli çalışmalar sürdürdüğüm Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Yüksek İstişare Kurulu üyesi arkadaşlarımıza teşekkürü bir borç bilirim.

Sayın Cumhurbaşkanımızın ve AK Parti’nin ülke yararına yapacağı her türlü çalışmayı, milletin faydasına olacak her türlü reformu destekleyeceğimin bilinmesini isterim. Hayatım boyunca doğru söz, doğru ilke, dürüstlük ve vicdanımın sesi rehberim oldu. Bu yüzden çok bedel ödedim ama bundan asla vazgeçmedim. Bundan sonra da vazgeçmeyeceğim.

Derdimiz memleket derdidir. Memleketimizin huzura, refaha ve mutluluğa kavuşması için ne fedakârlık yapmamız gerekirse, tereddüt etmeden yaparız. Yeter ki vatan sağ olsun.”

NE OLMUŞTU?

Bülent Arınç, katıldığı bir televizyon porgramında HDP’nin tutuklu eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ve iş insanı Osman Kavala’nın tahliye edilmesi gerektiğini belirterek şöyle konuşmuştu:

“Demirtaş 3-4 yıldır tutuklu. Tutukluluk cezaya dönüşmemeli. Demirtaş ile bizim 1-2 görüşmemiz oldu. Cezaevlerinde isyanlar, açlık grevleri olmuştu. Selahattin Demirtaş’ı anlamak için onun yazdığı kitap var Devran isminde. Lütfen alıp onu okuyun. Ben Corona süreci içinde bunu okudum. Belki Selahattin Demirtaş hakkındaki kanaatinizi değiştirmeyeceksiniz ama Kürtler ve Kürtlerin yaşadığı travmalar üzerine değişimler olacak. Yargıçlar özgürlükçü düşünsünler.

Osman Kavala 2017’den beri 3 buçuk yıldan beri tutuklu. Hemen hemen her olayla ilgili iddianameleri getiriyorlar. Ben de bunu okudum. Halen tutuklu kalmasına hayret ediyorum. 30 yıllık ceza avukatıyım. Bu iddianameleri okuduğumda çocuk bile yazmaz bu iddianameleri dedim.”

Erdoğan, Arınç’ın söz konusu açıklamalarına, “Kavala’larla hiçbir zaman bir arada olamayız” şeklinde yanıt vermiş ve şöyle demişti:

“Yasin Börü’lerimizin ölümüne neden olanlar, Kobani katliamının failleri, Tayyip Erdoğan ve dava arkadaşları tarafından asla savunulamaz. Bizim ne dediğimiz, nerede durduğumuz, nereye gittiğimiz bellidir ve istikametimizde en küçük bir değişiklik yoktur. Gezi olaylarının finansörü olanlarla, Kavala’larla hiçbir zaman bir arada olamayız” vurgusu yaptı.

Tartışmaların ardından bir açıklama yapan Arınç, Erdoğan’ın konuşmasının kendisini rencide ettiğini belirtmiş ve istifa edebileceğinin sinyalini vermişti.

Arınç şöyle konuşmuştu:

“Ben duygusal bir insanım. Dünkü konuşma beni çok rencide etti. Sayın Cumhurbaşkanı çok ağır bir konuşma yaptı. İstifa ettiğim yönünde bazı söylentiler çıkmış ama şu an için bu doğru değil. Ben başkaları gibi Twitter’dan, Instagram’dan istifa etmem. Oluşan durumla ilgili Sayın Cumhurbaşkanı ile bizzat görüşmeyi bekliyorum. Sn. Cumhurbaşkanı bugün İstanbul’daymış. Programı yoğun. Dolayısıyla bugün görüşemedim. Sanırım yarın Ankara’da olacak ve görüşebiliriz diye düşünüyorum. Kendisiyle görüştükten sonra gereken neyse onu yapacağım. Gelişen şartlar altında o konuşmayı yapmaya neden ihtiyaç duyduğunu kendisinden dinlemek isterim. Kendisinden dinledikten sonra, ‘O konuşmanın muhatabı bendim. Bu durumda buyurun istifa mektubumu’ diyebilirim.

AKP eski milletvekili Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.

“YAPTIĞIM AÇIKLAMANIN İKİ İSMİN GÖLGESİNDE KALMASINA ÜZÜLDÜM”

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa eden Arınç, sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bir televizyon kanalında yaptığım konuşmalar, kamuoyunda yoğun tartışmalara neden olduğundan aşağıdaki açıklamayı yapma ihtiyacı hissettim. Konuşmamın ana ekseni, yargıda yapılacak reform konusuydu. Bir hukukçu olarak bu konudaki görüşlerimi açıkladım. Ömrüm boyunca hukukun üstünlüğünü ve adalet kavramını savunan birisi olarak yine aynı görüşlerimi dile getirdim. Gazeteci arkadaşımız program esnasında soru sorarken isim zikrettiğinde, ‘İsimler üzerinden tartışmayalım’ diye altını çizmeme rağmen evrensel hukuk, adalet ve yargının sorunları üzerine dile getirdiğim fikirlerimin bu isimlerin gölgesinde kalmasından ve meselenin özünün kaçırılmasından üzüntü duyduğumu belirtmeliyim.

“TARTIŞMALAR YANLIŞ YERE GÖTÜRÜLDÜ”

Tartışmalar öylesine yanlış yere götürüldü ki, beni Yasin Börü’nün katilleriyle, 15 Temmuz şehitlerimizin katilleri FETÖ ile yan yana gösterme gafletine kadar gitti. Asla bu ithamları kabul etmiyorum ve reddediyorum. Yasin Börü için döktüğüm gözyaşı da terör örgütleri FETÖ ve PKK’ya yönelik sözlerim ve tavrım da bellidir. Tüm bunları burada yeniden dile getirmeyi kendime zul sayarım.

“HAKARETLERİ SAHİPLERİNE İADE EDİYORUM”

Yine aynı televizyon programında dile getirdiklerim, Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi olmam hasebiyle farklı yönlere çekildi. Oysaki programda görüşlerimi, YİK üyesi olarak değil, TBMM Eski Başkanı Bülent Arınç olarak açıkladığımı defalarca belirttim. Konuşmama yönelik seviyeli ve saygın eleştirilerin tümüne saygı duyuyor ve not alıyorum. Ancak şahsıma karşı içlerinde duydukları kin ve nefretlerin dışa vurumu olan seviyesiz hakaretleri sahiplerine iade ediyorum.

“TÜRKİYE’NİN YARGI, EKONOMİ VE BAŞKA ALANLARDA REFORMLARA İHTİYAÇ DUYDUĞU AŞİKARDIR”

Türkiye’nin yargı, ekonomi ve başka alanlarda reformlara duyduğu ihtiyaç aşikardır. Ülkemizin rahatlamasına ve milletimizin dertlerine çare bulunmasına ihtiyaç vardır. Bahsi geçen televizyon programında da defalarca belirttiğim üzere Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yöndeki iradesini gördüm ve destekliyorum. Ancak benim konuşmamın, şahıslar üzerinden farklı zeminlere kaydırılması sebebiyle, reform çalışmalarını engelleyeceğine dair kaygılandığımdan, Yüksek İstişare Kurulu Üyeliği görevimden ayrılmamın daha uygun olacağına karar verdim.

“AYRILMA TALEBİMİ CUMHURBAŞKANIMIZA İLETTİM KENDİLERİ DE UYGUN GÖRDÜ”

Kurul üyeliği görevimden ayrılma talebimi Sayın Cumhurbaşkanımıza ilettim ve kendileri de bunu uygun gördüler. Karşılıklı iyi niyet temennileriyle helalleştik ve görevimden ayrıldım. Bu süre zarfında verimli çalışmalar sürdürdüğüm Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Yüksek İstişare Kurulu üyesi arkadaşlarımıza teşekkürü bir borç bilirim.

Sayın Cumhurbaşkanımızın ve AK Parti’nin ülke yararına yapacağı her türlü çalışmayı, milletin faydasına olacak her türlü reformu destekleyeceğimin bilinmesini isterim. Hayatım boyunca doğru söz, doğru ilke, dürüstlük ve vicdanımın sesi rehberim oldu. Bu yüzden çok bedel ödedim ama bundan asla vazgeçmedim. Bundan sonra da vazgeçmeyeceğim.

Derdimiz memleket derdidir. Memleketimizin huzura, refaha ve mutluluğa kavuşması için ne fedakârlık yapmamız gerekirse, tereddüt etmeden yaparız. Yeter ki vatan sağ olsun.”

NE OLMUŞTU?

Bülent Arınç, katıldığı bir televizyon porgramında HDP’nin tutuklu eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ve iş insanı Osman Kavala’nın tahliye edilmesi gerektiğini belirterek şöyle konuşmuştu:

“Demirtaş 3-4 yıldır tutuklu. Tutukluluk cezaya dönüşmemeli. Demirtaş ile bizim 1-2 görüşmemiz oldu. Cezaevlerinde isyanlar, açlık grevleri olmuştu. Selahattin Demirtaş’ı anlamak için onun yazdığı kitap var Devran isminde. Lütfen alıp onu okuyun. Ben Corona süreci içinde bunu okudum. Belki Selahattin Demirtaş hakkındaki kanaatinizi değiştirmeyeceksiniz ama Kürtler ve Kürtlerin yaşadığı travmalar üzerine değişimler olacak. Yargıçlar özgürlükçü düşünsünler.

Osman Kavala 2017’den beri 3 buçuk yıldan beri tutuklu. Hemen hemen her olayla ilgili iddianameleri getiriyorlar. Ben de bunu okudum. Halen tutuklu kalmasına hayret ediyorum. 30 yıllık ceza avukatıyım. Bu iddianameleri okuduğumda çocuk bile yazmaz bu iddianameleri dedim.”

Erdoğan, Arınç’ın söz konusu açıklamalarına, “Kavala’larla hiçbir zaman bir arada olamayız” şeklinde yanıt vermiş ve şöyle demişti:

“Yasin Börü’lerimizin ölümüne neden olanlar, Kobani katliamının failleri, Tayyip Erdoğan ve dava arkadaşları tarafından asla savunulamaz. Bizim ne dediğimiz, nerede durduğumuz, nereye gittiğimiz bellidir ve istikametimizde en küçük bir değişiklik yoktur. Gezi olaylarının finansörü olanlarla, Kavala’larla hiçbir zaman bir arada olamayız” vurgusu yaptı.

Tartışmaların ardından bir açıklama yapan Arınç, Erdoğan’ın konuşmasının kendisini rencide ettiğini belirtmiş ve istifa edebileceğinin sinyalini vermişti.

Arınç şöyle konuşmuştu:

“Ben duygusal bir insanım. Dünkü konuşma beni çok rencide etti. Sayın Cumhurbaşkanı çok ağır bir konuşma yaptı. İstifa ettiğim yönünde bazı söylentiler çıkmış ama şu an için bu doğru değil. Ben başkaları gibi Twitter’dan, Instagram’dan istifa etmem. Oluşan durumla ilgili Sayın Cumhurbaşkanı ile bizzat görüşmeyi bekliyorum. Sn. Cumhurbaşkanı bugün İstanbul’daymış. Programı yoğun. Dolayısıyla bugün görüşemedim. Sanırım yarın Ankara’da olacak ve görüşebiliriz diye düşünüyorum. Kendisiyle görüştükten sonra gereken neyse onu yapacağım. Gelişen şartlar altında o konuşmayı yapmaya neden ihtiyaç duyduğunu kendisinden dinlemek isterim. Kendisinden dinledikten sonra, ‘O konuşmanın muhatabı bendim. Bu durumda buyurun istifa mektubumu’ diyebilirim.

Bugünden