21.1 C
İstanbul
Cuma, Haziran 18, 2021

Buldan: Türkiye acilen erken seçime gitmelidir

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan partisinin grup toplantısında konuşuyor.

Buldan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Komplolarla partimize, halklarımıza pusu kuranlar milyonların şahitliğinde kendi suçlarıyla yüzleştirilecek ve yargı önünde hesap verecektir. İktidar kendi kurduğu mahkemede hakikatler karşısında mahkûm olacaktır. Kobanî’de başaramadılar, Sincan’da da başaramayacaklar.

6 yıldır İmralı’da sürdürülen tecrit politikasını bu süreçten bağımsız ele alamayız. Tecrit, ülkeyi ve toplumu savaş sarmalının içine sürükleyerek, savaş rantını sürdürmek isteyen mafya-çete odaklarıyla ittifak kuran siyasi iktidarın ortak yürüttüğü bir süreçtir.

Çete-mafya ilişkileri, Kürt sorununda çatışmalı sürecin tırmandırıldığı 2015 konseptinin yarattığı zemin üzerinden yükselmiştir. Kürt sorunu çözülmeden, sistem demokratikleştirilmeden, hukukun üstünlüğü sağlanmadan çete-mafya-siyaset ilişkileri ve suçları son bulmaz.

Patates soğan dağıtımına kadar her şeye karar veren tek adam, tüm bu yaşananlardan bilgim ve haberim yoktur diyemez. 90’ların faili belli cinayetleri, AKP dönemindeki Roboski katliamıdır. Sur’daki, Cizre’deki, Nusaybin’deki vahşettir. Suruç ve Gar katliamlarıdır.

Tüm parlamentoya ve muhalefete sesleniyorum. Derhal hakikatleri araştırma ve soruşturma komisyonu kuralım.

Susurluk dosyası yeniden açılmalıdır. Bugün ortaya çıkan suçlarla birlikte etkili geniş bir yargı süreci mutlaka başlatılmalıdır.

HDP olarak bu sürecin peşini asla bırakmayacağız. İlk seçimlerde halklarımız tuğlaları çekecek, ördüğünüz o duvarlar yıkılacak ve altında kalacaksınız.

Hırsızlar ittifakının ülkeye getirdiği en büyük yıkım ekonomik çöküştür. Kaynaklar her tarafı kuşatana rantçı, mafya düzenine aktarılmaktadır. Pandemide halka neden kaynak ayrılamadı çünkü kaynakları üstteki hırsızlar çetesi hortumladı.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan partisinin grup toplantısında konuşuyor.

Buldan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Komplolarla partimize, halklarımıza pusu kuranlar milyonların şahitliğinde kendi suçlarıyla yüzleştirilecek ve yargı önünde hesap verecektir. İktidar kendi kurduğu mahkemede hakikatler karşısında mahkûm olacaktır. Kobanî’de başaramadılar, Sincan’da da başaramayacaklar.

6 yıldır İmralı’da sürdürülen tecrit politikasını bu süreçten bağımsız ele alamayız. Tecrit, ülkeyi ve toplumu savaş sarmalının içine sürükleyerek, savaş rantını sürdürmek isteyen mafya-çete odaklarıyla ittifak kuran siyasi iktidarın ortak yürüttüğü bir süreçtir.

Çete-mafya ilişkileri, Kürt sorununda çatışmalı sürecin tırmandırıldığı 2015 konseptinin yarattığı zemin üzerinden yükselmiştir. Kürt sorunu çözülmeden, sistem demokratikleştirilmeden, hukukun üstünlüğü sağlanmadan çete-mafya-siyaset ilişkileri ve suçları son bulmaz.

Patates soğan dağıtımına kadar her şeye karar veren tek adam, tüm bu yaşananlardan bilgim ve haberim yoktur diyemez. 90’ların faili belli cinayetleri, AKP dönemindeki Roboski katliamıdır. Sur’daki, Cizre’deki, Nusaybin’deki vahşettir. Suruç ve Gar katliamlarıdır.

Tüm parlamentoya ve muhalefete sesleniyorum. Derhal hakikatleri araştırma ve soruşturma komisyonu kuralım.

Susurluk dosyası yeniden açılmalıdır. Bugün ortaya çıkan suçlarla birlikte etkili geniş bir yargı süreci mutlaka başlatılmalıdır.

HDP olarak bu sürecin peşini asla bırakmayacağız. İlk seçimlerde halklarımız tuğlaları çekecek, ördüğünüz o duvarlar yıkılacak ve altında kalacaksınız.

Hırsızlar ittifakının ülkeye getirdiği en büyük yıkım ekonomik çöküştür. Kaynaklar her tarafı kuşatana rantçı, mafya düzenine aktarılmaktadır. Pandemide halka neden kaynak ayrılamadı çünkü kaynakları üstteki hırsızlar çetesi hortumladı.

Bugünden