9 C
İstanbul
Pazartesi, Mart 8, 2021

Buldan: Çekilen hiçbir fotoğrafı biz çekmedik, telefon yasaktı. İmralı’da çekilen bu fotoğrafı kim çekti, bize kim verdi? Soylu bunu araştırsın

  

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan partisinin grup toplantısında konuşuyor.

Buldan’ın konuşmasından başlıklar şöyle:

“Partimiz içinde Kürtçe eğitim programı başlattık HDP olarak sohbetumuz onun kültürel kültürel çeşitliliği sağlamaya çalış.Ana dili gününü kutluyorum. 

Gara’yı konuşmaya devam edeceğiz, çok önemli bir kırılma noktası. 

Halk adına iktidardan hesap sormaya devam edeceğiz. İktidarın sorumluluğu bilinmeyen olarak değil canlı getirmektir.

Gara’den kaçıyorlar, çünkü suçlular. İktidar Gare meselesinde çok açık ve net suçludur.

Amaçlarının Gara’de o savcı ayan beyan veya sahiptir. Amaçları bu olsaydı yöntem bu olmazdı. Operasyon değil diyalog yolu mutlaka seçilmeliydi. Bu geçmiş dönemlerde 335 insanın diyalog yoluyla Türkiye’ye getirildiğini, ailelerini teslim edildi.

2015’te bizzat benim de “yer aldığım Lice’de 3 uzman çavuş, İmralı heyetinin girişimleri girişimleri insan alıkonulan insanları aldık, Lice Kaymakamlığı’na getirdik. Ve insanlar bizlere teşekkür etti.

13 insanın getirilmesi için hükümete bu çağrıyı defalarca yaptığımızı söylediemize rağmen almadılar

Hedefleri Gara’den kullanabilecekleri siyasi bir hikaye çıkarmaktı. Gara’ya kendi iktidarlarını kurtarmak için gittiler. Gara’den bir müjdeyle dönmeyi umuyorlardı, 13 insanı siyasi hesaplarını ne yazık ki feda ettiler. Gara gerçeği budur. Siyasi amaçlarını gerçekleştiremeyince dört koldan HDP’den saldırmaya başladı

Bu iktidar varlığını HDP’nin yokluğuna bağlamış durumda. Kontrol ve şuuru aybeden bir AKP iktidarıyla ilgili olduğumuzu söylemek isterim. 

Biz seni Allah’a emanet ediyoruz.

6-7 önce bir asker annesinin ricası üzerine devreye girmiş olmamı, insani girişimimizi dahi utanmadan tecrübe etmek gerekçesi.

Dışarı bir fotoğrafçı bakanları var; çözümindeki fotoğraflarımız üzerinden algı yaratma telaşında. 

Bizim milletvekilimiz Gara’ye gitmemiştir. O tarih nerede olduğu bellidir. Bu kara propagandanın altında nasıl kalacaklarını düşünmüyorlar mı? Bizim milletvekillerimizin Gara’de ne işi var? Erbil’e zaman zaman vekillerimiz gider gelirler.

Fotoğrafları gösteren Erdoğan’ın göz dikmiştir. Savaşınızı HDP yürütmeyin. Aynı bakan heyetimizin çözüm sürecinin iktidarın bilgisi, onayı ve ricası dahilinde gerçekleştirdiği ziyaretin fotoğraflarını gösterdi. Bunun adı algı yaratma çabası. O fotoğrafları kendi genel başkanına gösterseydin. Erdoğan o süreci çok net bildiği için keşke önce gösterseydi.

Biz çözüm testini 3 ayak üzerinden götürdük. 1 ayak İmralı, 2. Ayak Kandil, 3. Ayak da hükümet ve devlet kanalıydı. O süreçte İmralı’da sayın Öcalan’la yaptığımız görüşme devletin ve hükümetin bilgisi ve onayı dahilinde yapılmıştır. İmralı ziyaretinden sonra devlet ve hükümetin onayıyla Kandil’e gidiyorduk. Görüşmenin sonucu devlet ve hükümete aktarıyorduk. Devlet heyeti ise bu bilgileri biz İmralı’ya gitmeden önce kendisi gidiyor, bu bilgileri götürüyor, Sayın Öcalan’la görüşmeleri gerçekleştiriyor, arkasından bizi İmralı’ya gönderiyordu

Sonra çözüm heyeti İmralı’ya gidiyordu, sayın Öcalan devlet heyetiyle görüşmenin çerçevesini bize aktarıyor, devlet heyetiyle görüşme yaptıktan sonra devletin bilgisi ve onayı dahilinde oradaki PKK yetkililerine anlatıyorduk.

Bir defasında Kandil’e gerçekleştirdiğimiz mesaj 2 İHA tepemizde dolaşıyordu. Bir hareket gördüğü anda bulunduğu yeri bombalar. Ağaçların altına girdik, daha sonra toplantımızı gerçekleştirdik. Ankara’da devlet ve yetkilileri ile görüşme gerçekleştirdik. Üzerimizden İHA’lar geçti dedik, sizin güvenliğiniz için oradaydı dediler.

Bütün bunlar devletin kayıtlarında mevcuttur. Her yaptığımız görüşmeler kayıtlarda mevcuttur. Ben ne bir çeşit ne bir eksiğini anlatmıyorum. “Soylu efendi iyi dinlesin Bunları.

Kandil fotoğrafları PKK’den silahları bırakacaklarına dair mektupları aldığımız ziyaretler.

Kandil’deki fotoğraflar daha sonra basına yansıdı. İmralı da fotoğraf fotoğrafı kim çekti ve bize verdi mi?

Dolmabahçe mutabakatı fotoğrafını da biz çekmedik. Onun üç fotoğrafın da amacı aynıdır, kimler için çukurda veya yanında. Dolmabahçe mutabakatının açıklandığı gün ince bir ayrıntı var. O salonda kimin nerede oturacağını belirleyen bile bizzat Erdoğan’ın kendisiydi. Bu gerçekleri bir kenara bırakıp, algı operasyonlarıyla sorumluluktan kurtulacağınızı sanıyorsanız çok büyük yanıyorsunuz.  O süreç halklarımızın geleceği için, bedenlerin toprağa düşmemesi için fedakarca üst bir süreçti.

Bugün de olsa hiç tereddüt etmeden aynı fedakarlığı devam edeceğimizi bir kez ifade etmek istiyorum. Yeter ki tek bir insanımızın safra burnu kanamasın. Bırakın yaşamını yitirmesini tek bir insanımızın tırnağına taş değmesin diye biz bu fedakarlığı hazırız. Ne mutlu bize ki 3 yıl boyunca çözümleme cenaze gelmedi. Yürüttüğümüz onurlu duruş vardı, biz bu onurlu duruşun arkasındayız. Çözümü bize vaat ettiklerimizi ve zamanı geldiğinde açıklayacağız.

Ne yaparlarsa yapsınlar HDP’ye ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar suçlarının üzerini asla örtemeyecekler. Bize attıkları kendi elinde kalmaya devam eder. Gergerlioğlu’na haksız ve hukuksuz verilen cezayı AKP’nin Yargıtay’daki ilgili dairesi jet hemşire onayladı. Neden onayladığını biliyoruz.Saraydan talimat aldılar. Gara’nin intikamını HDP’den alma gibi yeni bir yoldular önlerine.

HDP’ye saldırdıkça kaybettiklerinin farkında değiller. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Ömer Faruk Gergerlioğlu   Türkiye toplumunun vicdanı, sesi, kulağıdır. Gergerlioğlu’nun yaptığının zerresini siz yapmadınız.

HDP’den boyut zafer çıkmaz. Çünkü HDP kendi zaferlerini yazar. Celladın suratına hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Önünüzde diz çöken bir HDP’liyi asla göremeyeceksiniz. Gergerlioğlu insan haklarının hafızasıdır.

Yaşadığımız bu yakıcı sürecin tek bir sebebi var. Kürt sorununun demokratik yol ve yöntemle çözülmek istenmemesidir.

Birkaç gün sonra Dolmabahçe Mutabakatı’nın yıl dönümü. Erdoğan’ın geleceğini değil iktidarlarının geleceğini düşündü, Dolmabahçe’yi reddetti. Dolmabahçe Mutabakatı’na bağlı kalsalardı eğer bugün bambaşka bir ülke olacaktık. Son 6 yılda bir insan hayatını kaybetmemiş olacaktı, demokratik bir ortam, huzur ve istikrar olacaktı. Toplum çatışmalı ortamlara sürüklenmeyecekti. Çözümü bitirildiği 2015’ten bu çözümsüzlüğün bedelini halkımızdır. Bu dolu bütçe bile savaşa harcanmaktadır.

A’dan Z’ye şeye zem üstüne zam yapıldı. Saraya ve savaşa para dayanmıyor diyorduk, bunu bir kez daha buna tanıklık yapmak istiyoruz.

Bu tür ölen bu ülkenin yoksul halklarıdır.

28 Şubat Mutabakatı tarihi önemdedir. İktidar ve devlet aklı, ‘Fırsat verilirse Kürt sorununu bir haftada çözerim’ diyen sayın Öcalan’da diyalog yollarını açmak yerine hukuk dışı tecrit uygulamasına gelmiştir.

Dolmabahçe’de masaya devirmenin sonucu Gara’dir.

Siyaset, parlamento neden vardır?

Ölümler üzerine iktidar isteyenler bir gittiler, siz de gideceksiniz.

Biz Türkiye’nin bu çözümsüzlük girdabından çıkması için mücadele ediyoruz.

Demokratik siyasette ısrar ediyoruz.   İktidar çözüm sürecini bitirdi barış mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.

O mutabakatı mutlaka ve mutlaka başarıya ulaşacağız.

  

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan partisinin grup toplantısında konuşuyor.

Buldan’ın konuşmasından başlıklar şöyle:

“Partimiz içinde Kürtçe eğitim programı başlattık HDP olarak sohbetumuz onun kültürel kültürel çeşitliliği sağlamaya çalış.Ana dili gününü kutluyorum. 

Gara’yı konuşmaya devam edeceğiz, çok önemli bir kırılma noktası. 

Halk adına iktidardan hesap sormaya devam edeceğiz. İktidarın sorumluluğu bilinmeyen olarak değil canlı getirmektir.

Gara’den kaçıyorlar, çünkü suçlular. İktidar Gare meselesinde çok açık ve net suçludur.

Amaçlarının Gara’de o savcı ayan beyan veya sahiptir. Amaçları bu olsaydı yöntem bu olmazdı. Operasyon değil diyalog yolu mutlaka seçilmeliydi. Bu geçmiş dönemlerde 335 insanın diyalog yoluyla Türkiye’ye getirildiğini, ailelerini teslim edildi.

2015’te bizzat benim de “yer aldığım Lice’de 3 uzman çavuş, İmralı heyetinin girişimleri girişimleri insan alıkonulan insanları aldık, Lice Kaymakamlığı’na getirdik. Ve insanlar bizlere teşekkür etti.

13 insanın getirilmesi için hükümete bu çağrıyı defalarca yaptığımızı söylediemize rağmen almadılar

Hedefleri Gara’den kullanabilecekleri siyasi bir hikaye çıkarmaktı. Gara’ya kendi iktidarlarını kurtarmak için gittiler. Gara’den bir müjdeyle dönmeyi umuyorlardı, 13 insanı siyasi hesaplarını ne yazık ki feda ettiler. Gara gerçeği budur. Siyasi amaçlarını gerçekleştiremeyince dört koldan HDP’den saldırmaya başladı

Bu iktidar varlığını HDP’nin yokluğuna bağlamış durumda. Kontrol ve şuuru aybeden bir AKP iktidarıyla ilgili olduğumuzu söylemek isterim. 

Biz seni Allah’a emanet ediyoruz.

6-7 önce bir asker annesinin ricası üzerine devreye girmiş olmamı, insani girişimimizi dahi utanmadan tecrübe etmek gerekçesi.

Dışarı bir fotoğrafçı bakanları var; çözümindeki fotoğraflarımız üzerinden algı yaratma telaşında. 

Bizim milletvekilimiz Gara’ye gitmemiştir. O tarih nerede olduğu bellidir. Bu kara propagandanın altında nasıl kalacaklarını düşünmüyorlar mı? Bizim milletvekillerimizin Gara’de ne işi var? Erbil’e zaman zaman vekillerimiz gider gelirler.

Fotoğrafları gösteren Erdoğan’ın göz dikmiştir. Savaşınızı HDP yürütmeyin. Aynı bakan heyetimizin çözüm sürecinin iktidarın bilgisi, onayı ve ricası dahilinde gerçekleştirdiği ziyaretin fotoğraflarını gösterdi. Bunun adı algı yaratma çabası. O fotoğrafları kendi genel başkanına gösterseydin. Erdoğan o süreci çok net bildiği için keşke önce gösterseydi.

Biz çözüm testini 3 ayak üzerinden götürdük. 1 ayak İmralı, 2. Ayak Kandil, 3. Ayak da hükümet ve devlet kanalıydı. O süreçte İmralı’da sayın Öcalan’la yaptığımız görüşme devletin ve hükümetin bilgisi ve onayı dahilinde yapılmıştır. İmralı ziyaretinden sonra devlet ve hükümetin onayıyla Kandil’e gidiyorduk. Görüşmenin sonucu devlet ve hükümete aktarıyorduk. Devlet heyeti ise bu bilgileri biz İmralı’ya gitmeden önce kendisi gidiyor, bu bilgileri götürüyor, Sayın Öcalan’la görüşmeleri gerçekleştiriyor, arkasından bizi İmralı’ya gönderiyordu

Sonra çözüm heyeti İmralı’ya gidiyordu, sayın Öcalan devlet heyetiyle görüşmenin çerçevesini bize aktarıyor, devlet heyetiyle görüşme yaptıktan sonra devletin bilgisi ve onayı dahilinde oradaki PKK yetkililerine anlatıyorduk.

Bir defasında Kandil’e gerçekleştirdiğimiz mesaj 2 İHA tepemizde dolaşıyordu. Bir hareket gördüğü anda bulunduğu yeri bombalar. Ağaçların altına girdik, daha sonra toplantımızı gerçekleştirdik. Ankara’da devlet ve yetkilileri ile görüşme gerçekleştirdik. Üzerimizden İHA’lar geçti dedik, sizin güvenliğiniz için oradaydı dediler.

Bütün bunlar devletin kayıtlarında mevcuttur. Her yaptığımız görüşmeler kayıtlarda mevcuttur. Ben ne bir çeşit ne bir eksiğini anlatmıyorum. “Soylu efendi iyi dinlesin Bunları.

Kandil fotoğrafları PKK’den silahları bırakacaklarına dair mektupları aldığımız ziyaretler.

Kandil’deki fotoğraflar daha sonra basına yansıdı. İmralı da fotoğraf fotoğrafı kim çekti ve bize verdi mi?

Dolmabahçe mutabakatı fotoğrafını da biz çekmedik. Onun üç fotoğrafın da amacı aynıdır, kimler için çukurda veya yanında. Dolmabahçe mutabakatının açıklandığı gün ince bir ayrıntı var. O salonda kimin nerede oturacağını belirleyen bile bizzat Erdoğan’ın kendisiydi. Bu gerçekleri bir kenara bırakıp, algı operasyonlarıyla sorumluluktan kurtulacağınızı sanıyorsanız çok büyük yanıyorsunuz.  O süreç halklarımızın geleceği için, bedenlerin toprağa düşmemesi için fedakarca üst bir süreçti.

Bugün de olsa hiç tereddüt etmeden aynı fedakarlığı devam edeceğimizi bir kez ifade etmek istiyorum. Yeter ki tek bir insanımızın safra burnu kanamasın. Bırakın yaşamını yitirmesini tek bir insanımızın tırnağına taş değmesin diye biz bu fedakarlığı hazırız. Ne mutlu bize ki 3 yıl boyunca çözümleme cenaze gelmedi. Yürüttüğümüz onurlu duruş vardı, biz bu onurlu duruşun arkasındayız. Çözümü bize vaat ettiklerimizi ve zamanı geldiğinde açıklayacağız.

Ne yaparlarsa yapsınlar HDP’ye ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar suçlarının üzerini asla örtemeyecekler. Bize attıkları kendi elinde kalmaya devam eder. Gergerlioğlu’na haksız ve hukuksuz verilen cezayı AKP’nin Yargıtay’daki ilgili dairesi jet hemşire onayladı. Neden onayladığını biliyoruz.Saraydan talimat aldılar. Gara’nin intikamını HDP’den alma gibi yeni bir yoldular önlerine.

HDP’ye saldırdıkça kaybettiklerinin farkında değiller. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Ömer Faruk Gergerlioğlu   Türkiye toplumunun vicdanı, sesi, kulağıdır. Gergerlioğlu’nun yaptığının zerresini siz yapmadınız.

HDP’den boyut zafer çıkmaz. Çünkü HDP kendi zaferlerini yazar. Celladın suratına hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Önünüzde diz çöken bir HDP’liyi asla göremeyeceksiniz. Gergerlioğlu insan haklarının hafızasıdır.

Yaşadığımız bu yakıcı sürecin tek bir sebebi var. Kürt sorununun demokratik yol ve yöntemle çözülmek istenmemesidir.

Birkaç gün sonra Dolmabahçe Mutabakatı’nın yıl dönümü. Erdoğan’ın geleceğini değil iktidarlarının geleceğini düşündü, Dolmabahçe’yi reddetti. Dolmabahçe Mutabakatı’na bağlı kalsalardı eğer bugün bambaşka bir ülke olacaktık. Son 6 yılda bir insan hayatını kaybetmemiş olacaktı, demokratik bir ortam, huzur ve istikrar olacaktı. Toplum çatışmalı ortamlara sürüklenmeyecekti. Çözümü bitirildiği 2015’ten bu çözümsüzlüğün bedelini halkımızdır. Bu dolu bütçe bile savaşa harcanmaktadır.

A’dan Z’ye şeye zem üstüne zam yapıldı. Saraya ve savaşa para dayanmıyor diyorduk, bunu bir kez daha buna tanıklık yapmak istiyoruz.

Bu tür ölen bu ülkenin yoksul halklarıdır.

28 Şubat Mutabakatı tarihi önemdedir. İktidar ve devlet aklı, ‘Fırsat verilirse Kürt sorununu bir haftada çözerim’ diyen sayın Öcalan’da diyalog yollarını açmak yerine hukuk dışı tecrit uygulamasına gelmiştir.

Dolmabahçe’de masaya devirmenin sonucu Gara’dir.

Siyaset, parlamento neden vardır?

Ölümler üzerine iktidar isteyenler bir gittiler, siz de gideceksiniz.

Biz Türkiye’nin bu çözümsüzlük girdabından çıkması için mücadele ediyoruz.

Demokratik siyasette ısrar ediyoruz.   İktidar çözüm sürecini bitirdi barış mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.

O mutabakatı mutlaka ve mutlaka başarıya ulaşacağız.

Bugünden