13.5 C
İstanbul
Salı, Nisan 20, 2021

Buldan: Bizi en çok acıtan, bizi en çok inciten, bizi en çok öldüren bu Kürt düşmanlığıdır

Roboski katliamının 9. yıldönümünde, adalet arayışı devam ediyor.  

Roboski’de hayatını kaybedenlerin anmasına katılan HDP Eş Başkanı Pervin Buldan, yaptığı açıklamada, “28 Aralık 2011 tarihinde MGK toplantısı kararıyla bu katliamın gerçekleştirilmesi bilinmesine rağmen, başka bir ülkenin değil, bu ülkenin savaş uçaklarından atılan bombalarla bu insanların katledildiği bilinmesine rağmen o dönemin başbakanı, o dönemin Milli güvenlik yetkilileri, o dönemin bütün sorumluları bilinirken hiçbir işlem yapılmaması, hiçbir şekilde bu insanların yargı önüne çıkarılmaması ve cezalandırılmaması elbette ki Kürt düşmanlığının ve bir halka yapılan zulmün bir göstergesidir” dedi.  

‘KÜRDE KARŞI İŞLENEN İNSANLIK SUÇLARINI HAFIZASI’ 

Katliamın gerçekleştiği noktada bir konuşma yapan Buldan şu ifadeleri kullandı: 

“Konuşmama başlarken bu katliamda yaşımın yitiren 34 canımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Kederli ve acılı ailelerinin ve hepimizin bir kez daha başı sağ olsun. Roboski’nin üzerinden 9 yıl geçti. Bu acılı süreç, bu katliam sadece burayla sınırlı kalmayan sınırları aşan, tarifsiz bir acıdır. Bu bir kaza değil, açık bir katliamdır. Devletin, hükümetin bilerek isteyerek Roboski halkını üzerine bombalar yağdırdığı ve açıkça işlediği bir katliamdır. Bu tarih yıllardır bu tür acılara tanıklık etmiştir. Bu dağlar, bu taşlar, burada yaşayan insanlar bu acılı süreçlerin hafızasıdır. Kürde karşı işlenen insanlık suçlarının hafızasıdır. Kürde karşı yapılan hukuksuzlukların hafızasıdır. Tahrip edilen mezarlıkların, katledilen insanların ve faili meçhullerin hafızasıdır. Bu dağlar, bu taşlar acının, gözyaşının, öfkenin hafızasıdır. Ve bu hafıza Kürt halkının tarihsel hafızasıdır. Asla unutulmayacak olan, hesabı bir gün mutlaka sorulacak olan tarihsel bir katliamdan bahsediyoruz.  

‘BİZİ EN ÇOK ACITAN, İNCİTEN, ÖLDÜREN BU KÜRT DÜŞMANLIĞIDIR’ 

“Bu coğrafyada buna benzer katliamlar yaşandı, yapıldı. Maraş katliamı, Dersim katliamı, Zilan katliamı Roboski katliamından farklı değildir. Sur katliamı, Cizre katliamı bu katliamdan farklı değildir. Ama bizi en çok öldüren şey Kürde karşı yapılan hukuksuzluktur. Bizi en çok öldüren Kürt düşmanlığı zihniyeti ve politikasıdır. Bizi en acıtan, bizi en çok inciten, bizi en çok öldüren bu Kürt düşmanlığıdır. Dünyanın herhangi bir ülkesinde o ülkeyi yönetenler kendi yurttaşının bırakın canını, tırnağına zarar gelse onurlu bir şekilde istifa ederler. Ama bizim ülkemizde bırakın onurlu bir şekilde istifa etmeyi bu suçu işleyenler, bu katliamı gerçekleştirenler korundular, kollandılar, yargı önüne çıkarılmadılar, cezalandırılmadılar. Her şey bilinmesine rağmen 28 Aralık 2011 tarihinde MGK toplantısı kararıyla bu katliamın gerçekleştirilmesi bilinmesine rağmen, başka bir ülkenin değil, bu ülkenin savaş uçaklarından atılan bombalarla bu insanların katledildiği bilinmesine rağmen o dönemin başbakanı, o dönemin Milli güvenlik yetkilileri, o dönemin bütün sorumluları bilinirken hiçbir işlem yapılmaması, hiçbir şekilde bu insanların yargı önüne çıkarılmaması ve cezalandırılmaması elbette ki Kürt düşmanlığının ve bir halka yapılan zulmün bir göstergesidir.” 

Roboski katliamının 9. yıldönümünde, adalet arayışı devam ediyor.  

Roboski’de hayatını kaybedenlerin anmasına katılan HDP Eş Başkanı Pervin Buldan, yaptığı açıklamada, “28 Aralık 2011 tarihinde MGK toplantısı kararıyla bu katliamın gerçekleştirilmesi bilinmesine rağmen, başka bir ülkenin değil, bu ülkenin savaş uçaklarından atılan bombalarla bu insanların katledildiği bilinmesine rağmen o dönemin başbakanı, o dönemin Milli güvenlik yetkilileri, o dönemin bütün sorumluları bilinirken hiçbir işlem yapılmaması, hiçbir şekilde bu insanların yargı önüne çıkarılmaması ve cezalandırılmaması elbette ki Kürt düşmanlığının ve bir halka yapılan zulmün bir göstergesidir” dedi.  

‘KÜRDE KARŞI İŞLENEN İNSANLIK SUÇLARINI HAFIZASI’ 

Katliamın gerçekleştiği noktada bir konuşma yapan Buldan şu ifadeleri kullandı: 

“Konuşmama başlarken bu katliamda yaşımın yitiren 34 canımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Kederli ve acılı ailelerinin ve hepimizin bir kez daha başı sağ olsun. Roboski’nin üzerinden 9 yıl geçti. Bu acılı süreç, bu katliam sadece burayla sınırlı kalmayan sınırları aşan, tarifsiz bir acıdır. Bu bir kaza değil, açık bir katliamdır. Devletin, hükümetin bilerek isteyerek Roboski halkını üzerine bombalar yağdırdığı ve açıkça işlediği bir katliamdır. Bu tarih yıllardır bu tür acılara tanıklık etmiştir. Bu dağlar, bu taşlar, burada yaşayan insanlar bu acılı süreçlerin hafızasıdır. Kürde karşı işlenen insanlık suçlarının hafızasıdır. Kürde karşı yapılan hukuksuzlukların hafızasıdır. Tahrip edilen mezarlıkların, katledilen insanların ve faili meçhullerin hafızasıdır. Bu dağlar, bu taşlar acının, gözyaşının, öfkenin hafızasıdır. Ve bu hafıza Kürt halkının tarihsel hafızasıdır. Asla unutulmayacak olan, hesabı bir gün mutlaka sorulacak olan tarihsel bir katliamdan bahsediyoruz.  

‘BİZİ EN ÇOK ACITAN, İNCİTEN, ÖLDÜREN BU KÜRT DÜŞMANLIĞIDIR’ 

“Bu coğrafyada buna benzer katliamlar yaşandı, yapıldı. Maraş katliamı, Dersim katliamı, Zilan katliamı Roboski katliamından farklı değildir. Sur katliamı, Cizre katliamı bu katliamdan farklı değildir. Ama bizi en çok öldüren şey Kürde karşı yapılan hukuksuzluktur. Bizi en çok öldüren Kürt düşmanlığı zihniyeti ve politikasıdır. Bizi en acıtan, bizi en çok inciten, bizi en çok öldüren bu Kürt düşmanlığıdır. Dünyanın herhangi bir ülkesinde o ülkeyi yönetenler kendi yurttaşının bırakın canını, tırnağına zarar gelse onurlu bir şekilde istifa ederler. Ama bizim ülkemizde bırakın onurlu bir şekilde istifa etmeyi bu suçu işleyenler, bu katliamı gerçekleştirenler korundular, kollandılar, yargı önüne çıkarılmadılar, cezalandırılmadılar. Her şey bilinmesine rağmen 28 Aralık 2011 tarihinde MGK toplantısı kararıyla bu katliamın gerçekleştirilmesi bilinmesine rağmen, başka bir ülkenin değil, bu ülkenin savaş uçaklarından atılan bombalarla bu insanların katledildiği bilinmesine rağmen o dönemin başbakanı, o dönemin Milli güvenlik yetkilileri, o dönemin bütün sorumluları bilinirken hiçbir işlem yapılmaması, hiçbir şekilde bu insanların yargı önüne çıkarılmaması ve cezalandırılmaması elbette ki Kürt düşmanlığının ve bir halka yapılan zulmün bir göstergesidir.” 

Bugünden