23.7 C
İstanbul
Pazartesi, Eylül 20, 2021

Bozkurt’taki sel felaketiyle Paleosismolog Dr Demirtaş: 400 metre genişlikteki yatak, 15 metre genişliğindeki yatağa hapsedilmiş

Bilim insanlarına göre Kastamonu’nun Bozkurt ilçesindeki sel felakete Ezine Çayı’nın yatağının daraltılması sebep oldu. Konuyla ilgili bir değerlendirmede bulunan Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, “400 metre genişlikteki yatağı 15 metre genişliğindeki yatağa hapsedersek, su da 7-10 metre yükselir, sonuç afet olur. Yani anlayacağınız suçu boşu boşuna metrekareye düşen 300-400 kg yağışa atmayalım” dedi.

Batı Karadeniz’de, yaklaşık 3 gündür aşırı yağışın ardından gelen sel ve heyelan felaketiyle mücadele sürüyor. Kastamonu ve Sinop’ta şu ana kadar 40 kişi hayatını kaybetti. Felaket sonrası bölgede kurtarma çalışmaları devam ederken Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, Bozkurt’taki felakete ilişkin sosyal medyada çarpıcı bir grafik yayınladı.

“SUÇLU İNSANOĞLUNUN TA KENDİSİ”

Mesajında Ezine Çayı’nda selin nasıl afete dönüştüğünü anlatan Demirtaş, “Taşkınovası yatak genişliği 400 metre, daraltılmış güncel yatak genişliği 15 metre, su tırmanma yüksekliği 7-10 metre. 400 metre genişlikteki yatağı 15 metre genişliğindeki yatağa hapsedersek, su da 7-10 metre yükselir, sonuç afet olur. Yani anlayacağınız suçu boşu boşuna metrekareye düşen 300-400 kg yağışa atmayalım. Suçlu doğrudan dere yatağını 400 metreden 15 metreye daraltan ve dere yatağını imara ve yapılaşmaya açan insanoğlunun ta kendisi” diye yazdı.

“TOMTUKLAR SUYUN AKIŞINI DARALTIYOR”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eski müsteşarı Prof. Mustafa Öztürk ise 5 bin nüfuslu Bozkurt ilçesinde belediyenin doğru planlama yapacak, yeterli imar biriminin ve teknik kadrosunun olmadığı kanaatinde bulunurken, “Görüntüler ilçedeki yapılaşmanın plansız olduğuna işaret ediyor. Aşırı yağışlar, dere üzerine yapılan yanlış yerleşim, köprüler, tomruklar hepsi afeti büyüten nedenler. Su akarken birden metal köprü yıkılıp, ileride bariyer kurup suyu biriktiriyor; tomruklar depodan yayılarak suyun akışını daraltıyor ve çevreye yayılmasına neden oluyor” dedi.

“DERE YATAKLARI DOĞAL HALLERİNE DÖNDÜRÜLMELİ”

Afetin ardından bölgedeki tüm binaların uzmanlarca incelenerek heyelan riski taşıyanların tespit edilip boşaltılması gerektiğine dikkat çeken Öztürk, “Bunların bodrum katları, kolon ve kirişleri incelenerek hasar görüp görmedikleri acilen tespit edilmeli. Yukarıda HES varsa, bunlar patladı mı? Onların havuzlarındaki su da sele karışarak su yükünü artırdı mı? Sel felaketini tetikleyen nedenler ortaya konulup çözüme gidilmedikçe pansuman tedavisi yapılmış olur. Dere yatağı betonlaştırılmış, bundan vazgeçilip dere yatakları doğal hallerine döndürülüp yeşil koridor olarak bırakılmalı” uyarısı yaptı.

Bilim insanlarına göre Kastamonu’nun Bozkurt ilçesindeki sel felakete Ezine Çayı’nın yatağının daraltılması sebep oldu. Konuyla ilgili bir değerlendirmede bulunan Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, “400 metre genişlikteki yatağı 15 metre genişliğindeki yatağa hapsedersek, su da 7-10 metre yükselir, sonuç afet olur. Yani anlayacağınız suçu boşu boşuna metrekareye düşen 300-400 kg yağışa atmayalım” dedi.

Batı Karadeniz’de, yaklaşık 3 gündür aşırı yağışın ardından gelen sel ve heyelan felaketiyle mücadele sürüyor. Kastamonu ve Sinop’ta şu ana kadar 40 kişi hayatını kaybetti. Felaket sonrası bölgede kurtarma çalışmaları devam ederken Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, Bozkurt’taki felakete ilişkin sosyal medyada çarpıcı bir grafik yayınladı.

“SUÇLU İNSANOĞLUNUN TA KENDİSİ”

Mesajında Ezine Çayı’nda selin nasıl afete dönüştüğünü anlatan Demirtaş, “Taşkınovası yatak genişliği 400 metre, daraltılmış güncel yatak genişliği 15 metre, su tırmanma yüksekliği 7-10 metre. 400 metre genişlikteki yatağı 15 metre genişliğindeki yatağa hapsedersek, su da 7-10 metre yükselir, sonuç afet olur. Yani anlayacağınız suçu boşu boşuna metrekareye düşen 300-400 kg yağışa atmayalım. Suçlu doğrudan dere yatağını 400 metreden 15 metreye daraltan ve dere yatağını imara ve yapılaşmaya açan insanoğlunun ta kendisi” diye yazdı.

“TOMTUKLAR SUYUN AKIŞINI DARALTIYOR”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eski müsteşarı Prof. Mustafa Öztürk ise 5 bin nüfuslu Bozkurt ilçesinde belediyenin doğru planlama yapacak, yeterli imar biriminin ve teknik kadrosunun olmadığı kanaatinde bulunurken, “Görüntüler ilçedeki yapılaşmanın plansız olduğuna işaret ediyor. Aşırı yağışlar, dere üzerine yapılan yanlış yerleşim, köprüler, tomruklar hepsi afeti büyüten nedenler. Su akarken birden metal köprü yıkılıp, ileride bariyer kurup suyu biriktiriyor; tomruklar depodan yayılarak suyun akışını daraltıyor ve çevreye yayılmasına neden oluyor” dedi.

“DERE YATAKLARI DOĞAL HALLERİNE DÖNDÜRÜLMELİ”

Afetin ardından bölgedeki tüm binaların uzmanlarca incelenerek heyelan riski taşıyanların tespit edilip boşaltılması gerektiğine dikkat çeken Öztürk, “Bunların bodrum katları, kolon ve kirişleri incelenerek hasar görüp görmedikleri acilen tespit edilmeli. Yukarıda HES varsa, bunlar patladı mı? Onların havuzlarındaki su da sele karışarak su yükünü artırdı mı? Sel felaketini tetikleyen nedenler ortaya konulup çözüme gidilmedikçe pansuman tedavisi yapılmış olur. Dere yatağı betonlaştırılmış, bundan vazgeçilip dere yatakları doğal hallerine döndürülüp yeşil koridor olarak bırakılmalı” uyarısı yaptı.

Bugünden