15.7 C
İstanbul
Çarşamba, Mayıs 19, 2021

Boğaziçili ‘Müslüman öğrenciler: Melih Bulu’nun hedef gösterici dili, inancımızla taban tabana zıt

Boğaziçi Üniversitesi’nde kendilerini ‘Müslüman Öğrenciler’ olarak tanımlayan bir grup öğrenci, dün yaşanan polis müdahalesinin ardından yaptıkları açıklamada “Üniversitemize atanan kayyum Melih Bulu’nun sosyal medyada kullandığı ayrıştırıcı ve hedef gösterici dil, inancımızla ve Boğaziçi kültürüyle taban tabana zıttır” ifadelerine yer verdi.

Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilerin Cumhurbaşkanlığı kararıyla rektörlüğe atanan Prof. Dr. Melih Bulu’ya karşı düzenledikleri eylem, dün de polis müdahalesiyle sonuçlanmış ve çok sayıda öğrenci gözaltına alınmıştı.

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinden kendilerini ‘Müslüman Öğrenciler’ olarak tanımlayan bir grup ise, yayınladıkları açıklamayla polis müdahalesini ve gözaltıları protesto etti.

Metni ‘Müslüman öğrencilerin yer aldığı bir ortamda’ oylamaya sunduklarını belirten öğrenciler, ‘Çoğunluğun aynı fikirde olduğunu görünce metni paylaşmaya karar verdiklerini’ söyledi.

Metinde, “Bizler Boğaziçi Üniversitesi’nden Müslüman öğrenciler olarak okulumuzda son günlerde yaşanmakta olan vahim olayları endişeyle takip ediyoruz” denildi ve şu ifadeler yer aldı:

“Eser, Müslümanlar açısından kırıcı ve incitici olsa da oluşan gerilim okulumuzda yıllardır korunan ve bizim de desteklediğimiz saygı, hoşgörü ve özgürlük ortamı çerçevesinde çözülmelidir. Dolayısıyla bu gibi uyuşmazlıkların çözümünde şiddet, tehdit, linç ve cezalandırma yollarına başvurmak asla kabul edilemez. Bu süreçte esere dair rahatsızlığını dile getiren bizler ve diğer birçok Müslüman arkadaşımız herhangi bir ayrımcılığa, lince veya fişlenmeye maruz kalmadık.

Öte yandan üniversitemize atanan kayyum Melih Bulu’nun sosyal medyada kullandığı ayrıştırıcı ve hedef gösterici dil, inancımızla ve Boğaziçi kültürüyle taban tabana zıttır.”

Öğrenciler, metnin sonunda taleplerini de şu ifadelerle sıraladı:

“Tutuklu ve gözaltında olan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Rektörler demokratik seçim yoluyla belirlenmelidir. Kampüs içindeki ve çevresindeki polis ablukası kaldırılmalıdır.”

Boğaziçi Üniversitesi’nde kendilerini ‘Müslüman Öğrenciler’ olarak tanımlayan bir grup öğrenci, dün yaşanan polis müdahalesinin ardından yaptıkları açıklamada “Üniversitemize atanan kayyum Melih Bulu’nun sosyal medyada kullandığı ayrıştırıcı ve hedef gösterici dil, inancımızla ve Boğaziçi kültürüyle taban tabana zıttır” ifadelerine yer verdi.

Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilerin Cumhurbaşkanlığı kararıyla rektörlüğe atanan Prof. Dr. Melih Bulu’ya karşı düzenledikleri eylem, dün de polis müdahalesiyle sonuçlanmış ve çok sayıda öğrenci gözaltına alınmıştı.

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinden kendilerini ‘Müslüman Öğrenciler’ olarak tanımlayan bir grup ise, yayınladıkları açıklamayla polis müdahalesini ve gözaltıları protesto etti.

Metni ‘Müslüman öğrencilerin yer aldığı bir ortamda’ oylamaya sunduklarını belirten öğrenciler, ‘Çoğunluğun aynı fikirde olduğunu görünce metni paylaşmaya karar verdiklerini’ söyledi.

Metinde, “Bizler Boğaziçi Üniversitesi’nden Müslüman öğrenciler olarak okulumuzda son günlerde yaşanmakta olan vahim olayları endişeyle takip ediyoruz” denildi ve şu ifadeler yer aldı:

“Eser, Müslümanlar açısından kırıcı ve incitici olsa da oluşan gerilim okulumuzda yıllardır korunan ve bizim de desteklediğimiz saygı, hoşgörü ve özgürlük ortamı çerçevesinde çözülmelidir. Dolayısıyla bu gibi uyuşmazlıkların çözümünde şiddet, tehdit, linç ve cezalandırma yollarına başvurmak asla kabul edilemez. Bu süreçte esere dair rahatsızlığını dile getiren bizler ve diğer birçok Müslüman arkadaşımız herhangi bir ayrımcılığa, lince veya fişlenmeye maruz kalmadık.

Öte yandan üniversitemize atanan kayyum Melih Bulu’nun sosyal medyada kullandığı ayrıştırıcı ve hedef gösterici dil, inancımızla ve Boğaziçi kültürüyle taban tabana zıttır.”

Öğrenciler, metnin sonunda taleplerini de şu ifadelerle sıraladı:

“Tutuklu ve gözaltında olan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Rektörler demokratik seçim yoluyla belirlenmelidir. Kampüs içindeki ve çevresindeki polis ablukası kaldırılmalıdır.”

Bugünden