BM Genel Kurulu’nda konuşan Erdoğan’dan: ‘Rojava ve SDG’ vurgusu

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Güvenlik güçlerimize terör saldırıları gerçekleştiren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü tehdit eden PKK ve türevlerine karşı kayıtsız kalmamız beklenemez. Terörizme karşı her türlü tedbiri almaya muktedir olduğumuzu, terör örgütlerine karşı gerekeni yapmaktan asla çekinmeyeceğimizi tekrar kuvvetle belirtiyoruz” dedi.

Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul Salonu’nda BM’nin 77’nci Genel Kurulu görüşmelerinde katılımcılara hitap etti.

Konuşmasının başında Rusya – Ukrayna savaşı sonrasında başlayan küresel gıda krizi riskine karşı BM ve Türkiye’nin arabuluculuğunda taraflar arasında imzalanan tahıl koridoru anlaşmasından bahseden Erdoğan, “(İstanbul Mutabakatı) Tahıl arzının sürdürülmesinde kritik öneme sahip bu mutabakat, BM’nin son yıllarda imza attığı en büyük başarılardan biridir. Her iki tarafa da krizden onurlu çıkış imkanı verecek makul, adil ve uygulanabilir bir diplomatik çözümü beraberce bulmamız gerekiyor” dedi.

 “BM’yi yapılandırmamız şarttır”

Erdoğan, BM’in yeniden yapılandırılması talebini de kez daha tekrarlayarak, “BM’yi daha adil bir dünya düzeni için çözümler üretebilen, tüm insanlık adına ortak iradenin vücuda getirildiği bir teşkilat olarak yapılandırmamız şarttır” dedi.

“Yerleşim yerleri projesi konusunda dayanışma bekliyoruz”

Rojava’daki Demokratik Suriye Güçleri konusuna da değinen Erdoğan, “Güvenlik güçlerimize terör saldırıları gerçekleştiren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü tehdit eden PKK ve türevlerine karşı kayıtsız kalmamız beklenemez. Terörizme karşı her türlü tedbiri almaya muktedir olduğumuzu, terör örgütlerine karşı gerekeni yapmaktan asla çekinmeyeceğimizi tekrar kuvvetle belirtiyoruz. Suriye’de hayata geçireceğimiz yerleşim yerleri projesi konusunda herkesin gerekli çabayı göstermesini, dayanışma sergilemesini bekliyoruz” diye konuştu.

Ege ve Akdeniz’de yaşanan mülteci kayıpları konusunda Yunanistan’ı suçlayan Erdoğan, “Mülteci krizi, daha iyi bir gelecek aramak için yola çıkan masumları botlarını batırıp ölüme terk etmekle, toplama kamplarına doldurmakla çözülemez. Biz Aylan bebeklerin cesetleri kıyılara vurmasın diye çırpınırken, Yunanistan hukuksuz, pervasız geri itmeleriyle Ege’yi mülteci mezarlığına çevirmektedir. Avrupa’nın ve Birleşmiş Milletler kurumlarının insanlığa karşı suç teşkil eden bu acımasızlıklara artık bir ‘dur’ demesinin vakti çoktan gelmiştir” dedi.