BM: Bağımsız Filistin Devleti Filistin halkının en tabii hakkıdır

BM Genel Kurulu 3. Komitesi, Bağımsız Filistin Devleti’nin kurulmasıyla ilgili tasarıyı oylamaya sundu ve oylamadan geçti.

Bolivya’nın sunduğu tasarı dün oylamaya sunuldu ve 169 evet, 6 hayır ve 12 çekimser oyla, tasarı kabul edildi.

Yayınlanan bildiride, Filistin halkına, bağımsız bir Filistin devleti kurma hakkı verirken, aynı zamanda Filistin halkına kendi geleceğini belirleme hakkı da verildi.

Yayınlanan bildiride, Filistin halkına, bağımsız bir Filistin devleti kurma hakkı verirken, aynı zamanda Filistin halkına kendi geleceğini belirleme hakkı da verildi. 

Bugün itibarıyla 140’a yakın ülke Filistin devletini tanısa da bazı Batılı ülkelerin bu grubun içinde yer almaması dikkati çekiyor. Filistin’i tanımayan ülkelerin başında sözde dünyanın demokrasi beşiği olarak gösterilen ABD, İngiltere ve Fransa geliyor.

Bir milletin kendi vatanında bağımsız ve özgürce yaşama isteği karşısında üç maymunu oynayan ülkeler, İsrail’in kural tanımaz tutumuna da çoğu zaman göz yumuyor.

Tüm bu iki yüzlü politikalara ve İsrail’in işgaline rağmen Filistin halkı başkenti Doğu Kudüs olan, Batı Şeria ile Gazze Şeridi’nin de içinde yer aldığı bağımsız bir devlete sahip olma yolundaki mücadelesini sürdürüyor.

BM’nin 1947’de kabul ettiği taksim planında Filistin topraklarının yüzde 55’i İsrail’e verilirken, Araplara vatanlarından sadece 45’i layık görüldü. Özel bir statüye tabi tutulan Kudüs’ün ise uluslararası toplumun kontrolüne verilmesi kararlaştırdı.

Bu karar bölgedeki durumun iyice içinden çıkılmaz bir hâl olmasına neden oldu. Bölgedeki İngiliz mandasının sona ermesinin ardından İsrail, 14 Mayıs 1948’de Filistin toprakları üzerinde bağımsızlığını ilan etti.

Filistin-İsrail meselesinin çözümü önündeki en büyük engel olarak gösterilen Doğu Kudüs, bugün itibarıyla tamamen işgal edilmiş durumda. Batı Şeria ile arasına 2002’de inşa edilen Ayrım (Utanç) Duvarı’yla Filistin’in diğer bölgeleriyle bağı koparılan Doğu Kudüs, işgali en derinden hisseden bölge olarak öne çıkıyor.

İsrail Meclisi 1980’de kabul ettiği bir yasayla Kudüs’ü doğusuyla batısıyla İsrail’in “birleşik başkenti” ilan etti. Böylece Doğu Kudüs’ün ilhakı resmiyet kazanmış oldu.

Buna karşılık BM Güvenlik Konseyi (BMGK) 1980’de İsrail’in Doğu Kudüs’ü ilhak ederek başkent ilan etmesini geçersiz sayan 478 sayılı kararı kabul etti.

ABD dâhil uluslararası toplum Doğu Kudüs’ü işgal altında kabul ediyordu. Ta ki ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ün işgali kadar şehrin kaderini de etkileyen kararına kadar.

Trump, Filistin-İsrail meselesinde iki devletli çözüm umudunu da ateşe atarak 6 Aralık 2017’de Kudüs’ü “İsrail’in başkenti” olarak tanıyan kararı imzaladı.

İlgili Haberler