Bir öpücük ve teslim olan ruhlar… (Leonardo’nun Yahuda’sı/ Leo Perutz)

Bir peygamber bir peygamber koynunda, bir peygamber satıldı 30 gümüş paraya. Yahuda, mukaddes havari ve ardı sıra günahkâr kullar, bir gece vakti Getsemani bahçesinde, insanoğlunu bir öpücükle ele verdi.

İsa’nın Yahuda’sı, Jasper Kentin Yahuda’sı, Leonardo’nun Yahuda’sı…

Leo Perutz, “Leonardo’nun Yahuda’sı” romanında, son akşam yemeği resminin, Leonardo Da Vinci’nin fırçalarının uçunda yaşam bulma sancısını anlatır.

İsa peygamber ve on iki havari, son akşam yemeği İsa çarmıha gerilmeden henüz ve Floransa’da bir kilisenin duvarı, boydan boya, bir testi şarap elinde Leonardo. Bir şey eksik, bir fırça darbesi daha sürmesine izin vermeyecek bir şey. İsa peygamberi ve on bir havariyi, son akşam yemeğinde varmışçasına resmedebilirdi. Ancak bir şey eksikti, İsa’nın tüm kentlerini gezip bulamayacağı buna karşın Floransa’da bir köşe başında karşısına çıkabilecek bir şey eksik.

Yahuda. Leonardo yaşantısı boyunca hiçbir zaman Yahuda kadar kötü, tutkulu, tutkuları için insanoğlunu bir öpücükle ele verebilecek, kibirli, bir başkasını kendisinden daha fazla sevebilme düşüncesinin hummalı gecelere davetiye çıkardığı bir adam tanımamıştı. Bilmediği bir adamı resmedemiyordu. Yahuda’yı anlaması gerekiyordu, kim bilir belki de ona hak vermeye bile ihtiyacı vardı. On ikinci havari eksikti, sokaklarda bu kadar kötü bir adam kol gezmiyordu. Kimi için sevindirici, Leonardo için ise bir yıkımdı bu.

Birine ihanet etmek en kolayıdır. Asıl zor olan hırsın ve aşkın sınırını şaşırıp kendine ihanet etmektir. Kibre yenilmek sanıldığı kadar kolay değildir. Kendinin dışına çıkmak gerekir, yasaklanması gereken bir sevgiye, tutkuya ve merhamete sahip olmak gerekir. Jasper Kent’in Yahuda’sı, “On İki” romanı, on iki havari, on iki vurdalak, Rusya, 1812, Napolyon, Yahuda merhametli, derinlerde yüreğinde sevgi kıvılcımları, kötü olan yanına ihanet edebilecek kadar iyi.

Leonardo bir katil aramıyordu. Bir hırsız da değil, herhangi bir suç işlemiş olması da gerekmezdi aradığı Yahuda’nın. Leonardo, İsa’yı seven Yahuda’yı arıyordu. Sevgisinin, aşkının büyüklüğünün, hırsını beslediği bir Yahuda gerekti ona. Çok sevmekten hep bunlar dedirtecek bir adam. Kendi sevgisine ihanet edebilecek bir günahkar.

İsa gerekti ona, teslim olacak olan, kabullenişlerin en asiline şayan bir İsa. Öyle bir İsa ki, ihaneti kucaklayan, hak edilmemiş kibrin kölesine teslim olan, tüm sevgilere layık.

Sevmeden sevişmez kadınlar, sevmeyen adamlara teslimiyet gösterebilirler, onların olabilirler ancak aşk şahsi ve muhteremdir. Bir kadın en çok hırsı ve sevgisinin arafında misafir olur.  Ya Yahuda, günahkar, kibrin ihanetine düşmüş bir kadının suretinde ise?

 

İnceleme: Büşra Abacı

Kitabın adı: Leonardo’nun Yahuda’sı

Yazar: Leo Perutz

Çeviren: Zehra Aksu Yılmazer

Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Basım yılı: 2. Basım Nisan 2018

Sayfa Sayısı: 172

Isbn: 9786052953785

İlgili Haberler