11.1 C
İstanbul
Pazartesi, Nisan 19, 2021

Biden, Erdoğan’a sırtını mı döndü?

ABD Başkanı Joe Biden’ın, Ocak ayında göreve gelmesinden bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile henüz temasa geçmeme nedeni hakkında birçok soru işareti gündeme geldi

İki NATO müttefiki arasındaki ilişkiler ‘anormal’ olarak nitelendirilse de, Erdoğan ile ABD eski Başkanı Donald Trump arasındaki kişisel ilişki, şüphesiz ki bazı sorunların ağırlığını hafifletmede önemli bir rol oynadı.

Erdoğan, Biden’ın seçim zaferinin ardından atmosferi yumuşatmak amacıyla ABD karşıtı söylemlerini yumuşattı ancak Biden henüz Türk mevkidaşı ile temasa geçmedi.

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, geçtiğimiz hafta Biden’ın hala konuşmadığı birçok dünya lideri olduğunun altını çizerek, Erdoğan’ı da ‘bir noktada’ arayacağından emin olduğunu söyledi.

Bu gecikmenin normal olduğu, hatta Washington’un en yakın müttefiklerinden olan İsrail için bile geçerli olduğu bir sır değil.

Erdoğan’ın Biden ile görüşmesinde ‘insan hakları’ gibi aralarındaki tartışmalı konuları gündeme getirmesinden endişe duyduğu iddia ediliyor.

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’nun (IFJ) raporunda 67 gazetecinin hapiste olduğu Türkiye ‘en fazla gazeteciyi cezaevine gönderen ülke’ olarak gösterildi.

Erdoğan, Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal’ı görevden aldı, Maliye ve Hazine Bakanı olan damadı Berat Albayrak’ın istifasını kabul etti. Washington ise bunların yakında açılacak Halkbank davasıyla bağlantılı olduğunu düşünüyor.

ABD’li kaynaklara göre Erdoğan, dış politikada diplomatik izolasyonu azaltmaya çalıştı. Yunanistan’a yönelik söylemini değiştirdi ve onunla yeni müzakerelere girdi. Mısır ile ilişkileri yeniden canlandırdı. Libya’da siyasi çözümü kolaylaştırdı ve ABD ile Suriye konusunda müzakerelere girdi. Ancak Biden şu ana kadar henüz sessizliğini bozmadı.

ABD merkezli Demokrasileri Savunma Vakfı Türkiye Programı Direktörü ve CHP Bursa eski milletvekili olan Aykan Erdemir, Trump yönetimi altındaki Türkiye-ABD ilişkilerinin, kurumsal ilişkinin ötesine geçerek giderek kişisel bir ilişkiye dönüştüğü için eleştirildiğini söyledi.

Erdemir, Biden’ın resmi ve kurumsal kanalların yeniden inşasına büyük ilgi duyduğunu söyledi.

Ayrıca iki ülke arasında dışişleri bakanları düzeyinde ikili temaslar olmasına rağmen, Biden’ın doğrudan Erdoğan ile temasa geçmemeyi tercih ettiğine dikkat çekti.

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ikili ilişkilerdeki en büyük sorun olduğuna işaret eden Erdemir, Türkiye bu anlaşmadan geri adım atmadıkça CAATSA yaptırımlarının kaldırılıp, F-35 üretim projesine geri dönmesinin zor olduğunu öne sürdü.

Erdemir, Erdoğan’ın, Biden yönetimi tarafından Küresel Magnitsky İnsan Hakları Sorumluluk Yasası kapsamında insan hakları ihlalleri nedeniyle Türk hükümetini hedef alabileceği konusunda endişesi olduğunu da iddia etti.

ABD merkezli Middle East Institute (MEI) Türkiye Çalışmaları Direktörü Gönül Tol ise, Biden’ın şu ana kadar Erdoğan ile temas kurmamasının, Türkiye’nin Biden’ın gündeminde bir öncelik olmadığını gösterdiğini söyledi.

Tol, Erdoğan’ı endişelendiren konunun Halkbank meselesi olduğunu öne sürerek, mahkemenin Halkbank’ı cezalandırması halinde bankanın 20 milyar dolara kadar para cezası ile karşı karşıya kalabileceğine ve bunun Türkiye ekonomisi için yıkıcı sonuçları olacağına dikkati çekti.

Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü’nde araştırmacı olan Barak Barfi de, Türkiye-ABD ilişkilerinin, S-400 sorunundan Suriye’deki Kürt unsurlara kadar pek çok sorunla karşı karşıya olduğu dile getirdi.

Barfi, yaptığı açıklamada, bu durumun iki lider arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşmeden önce Beyaz Saray’ın düşünmesi gereken çok şey olduğu anlamına geldiğini vurguladı.

Barak Barfi, Ankara’nın bölgedeki politikalarının çoğunu değiştirmedikçe, iki ülke arasındaki ilişkilerin normale döneceğine yönelik şüpheleri olduğunu da ifade etti.

ABD Başkanı Joe Biden’ın, Ocak ayında göreve gelmesinden bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile henüz temasa geçmeme nedeni hakkında birçok soru işareti gündeme geldi

İki NATO müttefiki arasındaki ilişkiler ‘anormal’ olarak nitelendirilse de, Erdoğan ile ABD eski Başkanı Donald Trump arasındaki kişisel ilişki, şüphesiz ki bazı sorunların ağırlığını hafifletmede önemli bir rol oynadı.

Erdoğan, Biden’ın seçim zaferinin ardından atmosferi yumuşatmak amacıyla ABD karşıtı söylemlerini yumuşattı ancak Biden henüz Türk mevkidaşı ile temasa geçmedi.

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, geçtiğimiz hafta Biden’ın hala konuşmadığı birçok dünya lideri olduğunun altını çizerek, Erdoğan’ı da ‘bir noktada’ arayacağından emin olduğunu söyledi.

Bu gecikmenin normal olduğu, hatta Washington’un en yakın müttefiklerinden olan İsrail için bile geçerli olduğu bir sır değil.

Erdoğan’ın Biden ile görüşmesinde ‘insan hakları’ gibi aralarındaki tartışmalı konuları gündeme getirmesinden endişe duyduğu iddia ediliyor.

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’nun (IFJ) raporunda 67 gazetecinin hapiste olduğu Türkiye ‘en fazla gazeteciyi cezaevine gönderen ülke’ olarak gösterildi.

Erdoğan, Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal’ı görevden aldı, Maliye ve Hazine Bakanı olan damadı Berat Albayrak’ın istifasını kabul etti. Washington ise bunların yakında açılacak Halkbank davasıyla bağlantılı olduğunu düşünüyor.

ABD’li kaynaklara göre Erdoğan, dış politikada diplomatik izolasyonu azaltmaya çalıştı. Yunanistan’a yönelik söylemini değiştirdi ve onunla yeni müzakerelere girdi. Mısır ile ilişkileri yeniden canlandırdı. Libya’da siyasi çözümü kolaylaştırdı ve ABD ile Suriye konusunda müzakerelere girdi. Ancak Biden şu ana kadar henüz sessizliğini bozmadı.

ABD merkezli Demokrasileri Savunma Vakfı Türkiye Programı Direktörü ve CHP Bursa eski milletvekili olan Aykan Erdemir, Trump yönetimi altındaki Türkiye-ABD ilişkilerinin, kurumsal ilişkinin ötesine geçerek giderek kişisel bir ilişkiye dönüştüğü için eleştirildiğini söyledi.

Erdemir, Biden’ın resmi ve kurumsal kanalların yeniden inşasına büyük ilgi duyduğunu söyledi.

Ayrıca iki ülke arasında dışişleri bakanları düzeyinde ikili temaslar olmasına rağmen, Biden’ın doğrudan Erdoğan ile temasa geçmemeyi tercih ettiğine dikkat çekti.

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ikili ilişkilerdeki en büyük sorun olduğuna işaret eden Erdemir, Türkiye bu anlaşmadan geri adım atmadıkça CAATSA yaptırımlarının kaldırılıp, F-35 üretim projesine geri dönmesinin zor olduğunu öne sürdü.

Erdemir, Erdoğan’ın, Biden yönetimi tarafından Küresel Magnitsky İnsan Hakları Sorumluluk Yasası kapsamında insan hakları ihlalleri nedeniyle Türk hükümetini hedef alabileceği konusunda endişesi olduğunu da iddia etti.

ABD merkezli Middle East Institute (MEI) Türkiye Çalışmaları Direktörü Gönül Tol ise, Biden’ın şu ana kadar Erdoğan ile temas kurmamasının, Türkiye’nin Biden’ın gündeminde bir öncelik olmadığını gösterdiğini söyledi.

Tol, Erdoğan’ı endişelendiren konunun Halkbank meselesi olduğunu öne sürerek, mahkemenin Halkbank’ı cezalandırması halinde bankanın 20 milyar dolara kadar para cezası ile karşı karşıya kalabileceğine ve bunun Türkiye ekonomisi için yıkıcı sonuçları olacağına dikkati çekti.

Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü’nde araştırmacı olan Barak Barfi de, Türkiye-ABD ilişkilerinin, S-400 sorunundan Suriye’deki Kürt unsurlara kadar pek çok sorunla karşı karşıya olduğu dile getirdi.

Barfi, yaptığı açıklamada, bu durumun iki lider arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşmeden önce Beyaz Saray’ın düşünmesi gereken çok şey olduğu anlamına geldiğini vurguladı.

Barak Barfi, Ankara’nın bölgedeki politikalarının çoğunu değiştirmedikçe, iki ülke arasındaki ilişkilerin normale döneceğine yönelik şüpheleri olduğunu da ifade etti.

Bugünden