Bahçeli’nin hedefinde Kürt sorunu ile ilgili konuşan Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu vardı

MHP lideri Bahçeli, Ahmet Davutoğlu’nun Diyarbakır’da yaptığı açıklamalara ve CHP’nin Kürt sorunu raporuna, “Serok’un sözde Kürt sorununa vurgu yapması, CHP’nin bölücü bir kisveye bürünüp sözde Kürt sorunuyla ilgili rapor hazırlığı içinde olması içimizdeki devşirilmiş siyaset artıklarını teşhir etmiştir” sözleriyle tepki gösterdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gündemdeki gelişmelere ilişkin, yaptığı yazılı açıklamada, son dönemde Türkiye’ye direkt tesir eden iç ve dış sorun alanlarının ivme kazandığını, bununla birlikte içerik ve istikametinde “tehlikeli değişimler” yaşandığının söyledi.

Beyrut patlaması

Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta yaşanan patlamaya değinen Bahçeli, bu olayın hem söz konusu ülke siyasetini hem de bölgesel dinamikleri olumsuz yönde etkilediğini belirtti.

Lübnan’da “adeta bir yerlerden düğmeye basılmışçasına” yaşanan olayların “zincirleme krizlere maruz kalmasının vakaiadiyeden bir durum sayılamayacağına” değinen Bahçeli, Lübnan’daki her sorunun Suriye, İran, Irak, Ürdün, İsrail, Kıbrıs, Türkiye’yi ve hatta dünyayı etkileme kapasitesine sahip olduğunu vurguladı.

Doğu Akdeniz’de yükselen gerilimlerin Türkiye ve uluslararası siyaset gündeminin başköşesine yerleştiği bir dönemde Beyrut patlamasının oldukça düşündürücü ve dikkat çekici olduğunu belirten Bahçeli, “Türkiye’yi Libya’dan, Suriye’den, hatta Doğu Akdeniz’den tecrit etmek için kuyruğa giren müstevli şarlatanlığın Beyrut-Ankara bağlantısını koparmak, ülkemizi içine hapsetmek amacıyla şiddet dolu bir eylem içinde olduğu vehim değil vaki bir gerçektir” ifadesini kullandı.

Bahçeli, şöyle devam etti:

“Beyrut Limanı’ndaki patlama 4 Ağustos 2020’de gerçekleşmiştir. Bu sırada Türkiye ile Yunanistan karşılıklı olarak mevzilenmiştir. Ele alınması gereken bir diğer konu ise Yunanistan ile Mısır arasında Beyrut patlamasından iki gün sonra imzalanan sözde deniz yetki alanlarını sınırlandırma anlaşmasıdır. Mezkur iki ülke tarafından sınırlandırıldığı ilan edilen deniz alanın Türk kıta sahanlığı içinde yer aldığı bariz ve berrak bir durumdur. Kaldı ki Libya’nın da deniz yetki alanlarına tecavüz edilmektedir. Bir yanda Türkiye’yle Almanya’da müzakere masasına oturan Yunanistan’ın diğer yanda arasında deniz sınırı olmayan Mısır’la geçersiz ve yok hükmünde bir anlaşma imzalaması ahlaksız bir tertiptir.”

Akdeniz’deki gerginlik

Akdeniz’de Yunanistan ile yaşanan gerginliği değerledniren Bahçeli, “Türk milletinin şakası yoktur. Ayağımızın altında dolaşanın akıbeti ezilmektir. Denizde provokasyon yapanları bekleyen makus son çırpına çırpına boğulmaktır. Kara sularımızdaki pervasızlıkların nihai sonucu batıştır, balıkların karnıdır, denizin dibidir. Türkiye’yi Akdeniz’den çıkarmaya, Anadolu coğrafyasına kıstırmaya ve sıkıştırmaya hiçbir ülkenin gücü yetmeyecektir” dedi.

Yunanistan’ın Lozan Antlaşması’nı çiğnediğini savunan Bahçeli, Atina hükümetinin Türkiye’nin itirazlarına rağmen uluslararası hukuk çerçevesinde ahdi taahhütlerini ve antlaşmaları hiçe sayıp doğu Ege adalarının silahsızlandırılmış statüsüne aykırı hareket ettiğini ileri sürdü.

Ahmet Davutoğlu’nun açıklamaları, CHP’nin Kürt sorunu raporu

Bahçeli, “Türkiye’yi Lübnan’a dönüştürme gayreti, Suriye’ye çevirme gayesi, milli birlik ve kardeşlik hukukumuzu zedeleyecek teşebbüslerde bulunma gafleti hain bir niyet olarak karşımızdadır” diye konuştu.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun partisinin Diyarbakır Kongresi’nde yaptığı açıklamalara ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Kürt sorunu raporuna da değinen MHP lideri Bahçeli, “Marksist literatürü ortaokulda öğrenmiş kerameti kendinden menkul Serok Ahmet’in Diyarbakır’da PKK üslubuyla konuşması, sözde Kürt sorununu yeniden diline dolayıp anadilde eğitimden bahsetmesi emperyalist tutsaklığın ulaştığı hazin düzeyi göstermesi bakımından skandal bir örnektir” diye konuştu.

Bahçeli, sözlerine şunları ekledi:

“Bunun yanında Ali Babacan’ın ekonomide felaket tellallığı yapması küresel tefecilerin, IMF’ci bir kafanın, teslimiyetçi bir zihniyetin sipariş eleştirileridir. Bunlara inanacak, itibar edecek hiç kimse yoktur. CHP’nin çatısı altında kendilerine ikbal arayanların zillete düşmeleri acziyettir, teslimiyettir, melanettir. Serok’un sözde Kürt sorununa vurgu yapması, CHP’nin bölücü bir kisveye bürünüp sözde Kürt sorunuyla ilgili rapor hazırlığı içinde olması içimizdeki devşirilmiş siyaset artıklarını teşhir etmiştir. Terörle mücadeleye destek vermekten köşe bucak kaçınıp, şehidi şühedayı ağızlarına almaktan imtina edip Türkiye’nin büyüme, yükselme ve prangalarını kırma dirayetine kara çalanlar tek kelimeyle işbirlikçidir.”

Erken seçim

“Türkiye tam bağımsız, milli ve üniter bir devlettir” diyen Bahçeli, “Hakkımızı koruyamazsak milli şerefimizi de kaybedeceğimiz aleni bir hakikattir. Cumhur İttifakı Türkiye’nin ekonomik menfaatlerini, milli birliğini, tarihsel haklarını, toplumsal huzurunu, iç barışını, bekasını, refah ve zenginliğini temine kararlı ve yeminlidir. Geleceğin temeli Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle atılmıştır” değerlenrimesinde bulundu.

Bahçeli, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem özlemleri boşuna bir taleptir. Cumhuriyet’in yüzüncü yılına temel sorunlarını kökten bitirmiş bir ülke olarak ulaşmak öncelikli ve önemli hedefimizdir. Bu çerçevede erken seçim tartışmaları mahsurludur, sinsi ve sivri bir amaca matuftur” diye konuştu.