12.4 C
İstanbul
Çarşamba, Nisan 14, 2021

BAE yarından itibaren Katar’a tüm sınırlarını açıyor

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar ile varılan anlaşma gereği 3,5 yıldır kapalı olan tüm kara, deniz ve hava sınırlarının yarından itibaren yeniden açılacağını bildirdi.

BAE Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı Müsteşarı Halid Abdullah Belhul, 5 Haziran 2017’de yapılan açıklamaya göre Katar’a karşı alınan tüm tedbirlerin, Körfez, Arap ve İslam saflarının birliği ve bütünlüğünü güçlendiren bir başarı olarak kabul edilen El-Ula Bildirgesi’nin imzalanmasının ardından kaldırılacağını açıkladı.

Müsteşar Belhul ayrıca, “BAE, diğer tüm çözülmemiş sorunları ikili görüşmeler yoluyla sona erdirmek için Katar ile birlikte çalışacak” ifadelerini de kullandı.

Kuveyt Dışişleri Bakanı Ahmed Nasır Muhammed Al-Sabah, 4 Ocak’ta, Suudi Arabistan ile Katar arasındaki kara, deniz ve hava sınırlarının açılması için anlaşmaya varıldığını duyurmuştu.

Dışişleri Bakanı Al-Sabah, Suudi Arabistan’ın Körfez krizini sona erdirmek için Katar’a uyguladığı ambargoyu da kaldıracağını ifade etmişti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud da 5 Ocak’ta El-Ula kentinde düzenlenen 41. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Zirvesi’nde, Katar’a ambargo uygulayan ülkelerin Doha ile diplomatik ilişkilerini yeniden tesis ettiğini ve ambargonun kaldırdığını açıklamıştı.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır, 5 Haziran 2017’de “terör gruplarını desteklediği” suçlamasıyla Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmiş ve bu ülkeye ekonomik ambargo uygulamaya başlamıştı.

Katar, söz konusu ülkelerin tüm suçlamalarını reddederken bu durum Körfez bölgesinde krize yol açmıştı.

5 Haziran 2017’de uygulamaya başladıkları ablukanın kaldırılması için 13 şartları olduğunu duyuran bu ülkeler, şartların hiçbiri yerine getirilmemiş görünürken neden politika değişikliğine gitti?

‘Suudi Arabistan için çok önemli bir taviz’

Londra’daki King’s College’da Ortadoğu Çalışmaları Enstitüsü’nde görevli Dr. Andreas Krieg, Katar’ın hiçbir zaman bu 13 maddeyi kabul etmeyeceğini, orantısız bu taleplerin gerçekçi olmadığını söyledi.

BBC Türkçe’ye konuşan Dr. Andreas Krieg “ABD’deki yönetim değişimi, Suudi Arabistan’ı nihayetinde bu durumu kabullenmeye itti. Zaten ambargoyu devam ettirmenin bedeli gittikçe yükseliyordu ve bir getirisi yoktu. Şimdi Veliaht Prens bu adımla Washington’a, bölgede yapıcı bir rol oynadığı mesajını ve iyi niyet beyanını bu adımla gösteriyor. Katar’ın yabancı diplomatlarla görüşmelerinde ve medya üzerinden Suudi Arabistan’a yönelttiği eleştirilerin tonunu düşürmeyi kabul etmesi de Suudi Arabistan için çok önemli bir taviz” dedi.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien, yeni yönetime geçene kadar gelecek 70 gün içinde Katar’a yönelik Körfez ülkelerinin uyguladığı ablukanın kaldırılmasının Donald Trump’ın dış politikadaki öncelikleri arasında olduğunu açıklamıştı.

Öte yandan İran medyasında yer alan haberlere göre, geçtiğimiz 3,5 yılda Katar yönetimi İran’ın hava sahasını kullanmak karşılığında her yıl Tahran yönetimine 100 milyon dolar ödedi.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar ile varılan anlaşma gereği 3,5 yıldır kapalı olan tüm kara, deniz ve hava sınırlarının yarından itibaren yeniden açılacağını bildirdi.

BAE Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı Müsteşarı Halid Abdullah Belhul, 5 Haziran 2017’de yapılan açıklamaya göre Katar’a karşı alınan tüm tedbirlerin, Körfez, Arap ve İslam saflarının birliği ve bütünlüğünü güçlendiren bir başarı olarak kabul edilen El-Ula Bildirgesi’nin imzalanmasının ardından kaldırılacağını açıkladı.

Müsteşar Belhul ayrıca, “BAE, diğer tüm çözülmemiş sorunları ikili görüşmeler yoluyla sona erdirmek için Katar ile birlikte çalışacak” ifadelerini de kullandı.

Kuveyt Dışişleri Bakanı Ahmed Nasır Muhammed Al-Sabah, 4 Ocak’ta, Suudi Arabistan ile Katar arasındaki kara, deniz ve hava sınırlarının açılması için anlaşmaya varıldığını duyurmuştu.

Dışişleri Bakanı Al-Sabah, Suudi Arabistan’ın Körfez krizini sona erdirmek için Katar’a uyguladığı ambargoyu da kaldıracağını ifade etmişti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud da 5 Ocak’ta El-Ula kentinde düzenlenen 41. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Zirvesi’nde, Katar’a ambargo uygulayan ülkelerin Doha ile diplomatik ilişkilerini yeniden tesis ettiğini ve ambargonun kaldırdığını açıklamıştı.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır, 5 Haziran 2017’de “terör gruplarını desteklediği” suçlamasıyla Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmiş ve bu ülkeye ekonomik ambargo uygulamaya başlamıştı.

Katar, söz konusu ülkelerin tüm suçlamalarını reddederken bu durum Körfez bölgesinde krize yol açmıştı.

5 Haziran 2017’de uygulamaya başladıkları ablukanın kaldırılması için 13 şartları olduğunu duyuran bu ülkeler, şartların hiçbiri yerine getirilmemiş görünürken neden politika değişikliğine gitti?

‘Suudi Arabistan için çok önemli bir taviz’

Londra’daki King’s College’da Ortadoğu Çalışmaları Enstitüsü’nde görevli Dr. Andreas Krieg, Katar’ın hiçbir zaman bu 13 maddeyi kabul etmeyeceğini, orantısız bu taleplerin gerçekçi olmadığını söyledi.

BBC Türkçe’ye konuşan Dr. Andreas Krieg “ABD’deki yönetim değişimi, Suudi Arabistan’ı nihayetinde bu durumu kabullenmeye itti. Zaten ambargoyu devam ettirmenin bedeli gittikçe yükseliyordu ve bir getirisi yoktu. Şimdi Veliaht Prens bu adımla Washington’a, bölgede yapıcı bir rol oynadığı mesajını ve iyi niyet beyanını bu adımla gösteriyor. Katar’ın yabancı diplomatlarla görüşmelerinde ve medya üzerinden Suudi Arabistan’a yönelttiği eleştirilerin tonunu düşürmeyi kabul etmesi de Suudi Arabistan için çok önemli bir taviz” dedi.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien, yeni yönetime geçene kadar gelecek 70 gün içinde Katar’a yönelik Körfez ülkelerinin uyguladığı ablukanın kaldırılmasının Donald Trump’ın dış politikadaki öncelikleri arasında olduğunu açıklamıştı.

Öte yandan İran medyasında yer alan haberlere göre, geçtiğimiz 3,5 yılda Katar yönetimi İran’ın hava sahasını kullanmak karşılığında her yıl Tahran yönetimine 100 milyon dolar ödedi.

Bugünden