Babacan’dan Demirtaş’ın yargılanmasına ilişkin açıklama: Hükümet müdahale etmemeli

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye’de ‘terör örgütleri’ ve Kürtlerin hakları ile ilgili konuların aynı masada aynı pakette konuşulmasına karşı olduklarının altını çizerek, bunun yanlış bir yöntem olduğunu söyledi.

DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, Kürdistan 24’ten Ercan Dağ ve Cesim İlhan’ın sorularını yanıtladı.

Son zamanlarda yeni bir çözüm süreci olasılığı, yeni bir Kürt partisi kurulacağı iddiaları var. Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz? Sorusuna Babacan şöyle yanıt verdi:

“Yani şöyle daha yeni ‘Türkiye’de Kürt sorunu yoktur’ diye Cumhurbaşkanı’nın bir ifadesi var. Sorunu yok kabul ettiklerine göre neyin çözümüne başlayacaklar, ben onu anlayamıyorum. Yani şu anda hükümetin inkâr ettiği bir sorun var ve sorun yok derken hadi çözüme dediğinizde ne yapacaklarını ben merak ediyorum doğrusu. Şu anki yönetimin oryantasyonu öyle değil yani.”

‘Türkiye’de Kürt sorunu var mı yok mu? bizim Kürt vatandaşlarımıza soracaksınız’ diyen Babacan şunları söyledi:

“Bizim parti olarak görüşümüz çok açık. Parti programımızda çok açık yazdık bunu. Çünkü söz uçuyor ama yazı kalıyor. Biz Kürt sorununun var olduğunu kabul ediyoruz öncelikle o çok önemli. Yani yoktur demiyoruz. Hatta hükümetten yoktur açıklaması gelince ben bu sizin kararınızla olmaz dedim ve bunu ‘Kürt sorunu var mıdır, yok mudur?’ bizim Kürt vatandaşlarımıza soracaksınız. Kürt vatandaşlarımızın sorununu yakından takip eden sivil toplum kuruluşlarına soracaksınız, insan hakları örgütlerine soracaksınız Kürt sorunu var mı yok mu? Biz bu sorunun var olduğunu görüyoruz. Ama çözümünde mutlaka kendi vatandaşımız olan insanların doğuştan gelen haklarını olduğu gibi tanımakla gerçekleşeceğine inanıyorum.

Daha önceki süreçlerde biliyorsunuz terör örgütleri ve bizim Kürt vatandaşlarımızın hakları ile ilgili konular aynı masada aynı pakette konuşuluyordu. Biz ona karşıyız, bu yanlış bir yöntem. Yani Türkiye olarak biz öncelikle kendi vatandaşlarımızın, vatandaş olmaktan kaynaklanan ve insan olmaktan kaynaklanan bütün haklarını olduğu gibi tanıyacağız. Onların o haklarının gerçekleştirmesi gerekli alanı, devletin asli görevi olarak sağlayacağız. Ama dönüp terör örgütü ile de mücadele edeceğiz. Çünkü biz şiddeti yöntem olarak benimseyen her türlü yapıya karşıyız.”

“Türkiye’de tutukluluk başlı başına bir ceza müessesi haline getirildi”

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın yargılanma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Babacan, “Aslında biz prensip olarak tutuksuz yargılanmanın esas, tutuklu yargılanmanın çok çok istisnai bir uygulama olmasını savunuyoruz” dedi.

Babacan şöyle devam etti:

“Maalesef Türkiye’de tutukluluk başlı başına bir ceza müessesi haline getirildi. Hâlbuki tutuklu yargılamak ne demek? Yargı süreci devam ediyor olması demek; daha yargı henüz kati bir hükme varmamış demek. Henüz yargı kati bir hükme varmadıysa ki kati hükme varılmayan davalarda masumiyet karinesi vardır, yani suç kanıtlanmadıktan sonra herkes suçsuzdur diye evrensel hukuk ilkesi var. Dolayısıyla biz prensip olarak tutuksuz yargılanmanın esas olmasını, tutuklu yargılamanın çok çok istisnai olmasını savunuyoruz. Bu tür davalarda da hükümetin kesinlikle müdahale etmemesi gerektiğini savunuyoruz.

Sayın Demirtaş’ın dava dosyası ile ilgili detaylara ben hakim değilim. Ama hukukçu arkadaşlarım bakıp, inceleyip verdiği bilgilere göre, bu sürecin tutuksuz yargılanma ile de çok rahat yürütüleceğini arkadaşlarımız bize söylüyor. Ama dediğim gibi bu tamamen hukuki çerçevede değerlendirilmesi gereken bir konu ben temel esaslardan prensiplerden bahsediyorum şu anda.”