6.5 C
İstanbul
Salı, Mart 2, 2021

Avukatlar: Kavala hakkında alınan tüm kararlarda AİHM ve Bakanlar Komitesi kararları yok sayıldı

Yaklaşık 38 aydır tutuklu olan iş insanı Osman Kavala’nın avukatları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa Konseyi Bakanları Komitesi kararlarına rağmen müvekkillerinin salıverilmemesini endişe verici bulduklarını açıkladı.

Avukatlar Köksal Bayraktar, Tolga Deniz Aytöre, İlkan Koyuncu’nun imzasıyla yayınlanan açıklamada, istinaf mahkemesi olarak görev yapan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin aralarında Osman Kavala’nın yer aldığı tüm sanıkların beraat ettiği Gezi Davası’nın yeniden görülmesine yol açacak 22 Ocak tarihli kararı da eleştirildi.

Avukatların açıklamasında ‘‘Kamuoyunda ‘Gezi davası’ olarak bilinen dava, 18 Şubat 2020 tarihinde İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin tüm sanıklar hakkında verdiği beraat kararıyla sonuçlandı. İstanbul İstinaf Mahkemesi, beraat kararını bozmuş ve bunu yaparken birbirleriyle ilişkisi olmayan insanların farklı eylemlerden dolayı suçlandıkları davaların birlikte görülmesi gerektiğini belirtmiştir. Bunun sonucunda, yıllarca sürecek ve siyasi nitelikteki iddiaların gündemde kalmasına hizmet edecek yeni bir hukuki tartışmaya zemin hazırlanmıştır. Burada bilinmesi gereken önemli nokta, Gezi dosyasının ve İstanbul İstinaf Mahkemesi’nin onunla birleştirilmesini talep ettiği ‘anayasayı ihlal’ suçlamasını içeren dosyanın, Osman Kavala’nın başvurusunu değerlendiren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından incelenmiş ve bu inceleme sonucunda haksız tutukluluk kararı alınmış olmasıdır’’ ifadelerine yer verildi.

Kavala’nın avukatları AİHM’in bu kararı sonrası Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin, müvekkillerinin derhal serbest bırakılması yönünde almış olduğu üç kararın Türkiye tarafından göz ardı edildiğinin de altını çizdi.

‘‘Kavala hakkında alınan tüm kararlarda AİHM ve Bakanlar Komitesi kararları yok sayıldı’’

Bu kararları takiben Anayasa Mahkemesi’nin 7’ye karşı 8 oyla, Kavala’nın tutuklanması kararında hak ihlali olmadığına hükmetmesi ise Bayraktar, Aytöre ve Koyuncu tarafından ‘‘Türkiye Cumhuriyeti Anayasası teminatı altındaki ‘özgür yaşama hakkı’nın tek bir oyla göz ardı edilerek hiçe sayılması son derece endişe vericidir’’ şeklinde yorumlandı.

Açıklamada, ‘‘AİHM, Osman Kavala’nın tutukluluğuyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin üç maddesinin ihlal edildiğini belirtirken, tutukluluğun hak savunuculuğunu sessizleştirmek gibi bir niyet içerdiğine değinmiştir. İstanbul İstinaf Mahkemesi’nin geçtiğimiz hafta aldığı karar, AİHM kararının içeriğini dikkate almayan ve siyasi nitelikli yargı kararlarıyla ilgili endişeleri destekleyen bir karardır. Görüleceği üzere, Osman Kavala hakkında alınan tüm kararların ortak noktası, bu kararların, AİHM ve Bakanlar Komitesi kararlarına rağmen, bu kurum ve kararlar ‘yok sayılarak’ alınmış olmasıdır. Bu gelişmeler, yeni yargı reformu paketi konusunda ne ölçüde umutlu olunabileceğini gösterecek niteliktedir’’ denildi.

Avrupa Konseyi: ‘‘Türkiye’nin AİHM kararına uyması rica değil yasal zorunluluk’’

Kavala’nın tutukluluğunun sürmesi hakkında bir eleştiri de dün Avrupa Konseyi’nden geldi.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde konuşan Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric, AİHM’in son kararına rağmen Kavala’nın tutukluluğunun devam etmesinin ‘‘tamamıyla yanlış’’ olduğunu vurgularken Türkiye’den karara uyulmasını talep etmenin ‘‘Bir rica değil, yasal zorunluluk’’ olduğunu dile getirdi.

5 Şubat’ta yeniden hakim karşısına çıkacak

19 Ekim 2017’de İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gözaltına alındıktan sonra 1 Kasım 2017’de tutuklanan Osman Kavala, 18 Şubat 2020’de İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından serbest bırakılmıştı. Ancak Kavala, cezaevinden çıkmadan bir başka soruşturmadan yeniden tutuklanmıştı.

Kavala, 5 Şubat 2021’de yeniden hakim karşısına çıkacak. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen yargılamada Osman Kavala ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 20 yıl hapis cezasıyla yargılanıyor.

Yaklaşık 38 aydır tutuklu olan iş insanı Osman Kavala’nın avukatları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa Konseyi Bakanları Komitesi kararlarına rağmen müvekkillerinin salıverilmemesini endişe verici bulduklarını açıkladı.

Avukatlar Köksal Bayraktar, Tolga Deniz Aytöre, İlkan Koyuncu’nun imzasıyla yayınlanan açıklamada, istinaf mahkemesi olarak görev yapan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin aralarında Osman Kavala’nın yer aldığı tüm sanıkların beraat ettiği Gezi Davası’nın yeniden görülmesine yol açacak 22 Ocak tarihli kararı da eleştirildi.

Avukatların açıklamasında ‘‘Kamuoyunda ‘Gezi davası’ olarak bilinen dava, 18 Şubat 2020 tarihinde İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin tüm sanıklar hakkında verdiği beraat kararıyla sonuçlandı. İstanbul İstinaf Mahkemesi, beraat kararını bozmuş ve bunu yaparken birbirleriyle ilişkisi olmayan insanların farklı eylemlerden dolayı suçlandıkları davaların birlikte görülmesi gerektiğini belirtmiştir. Bunun sonucunda, yıllarca sürecek ve siyasi nitelikteki iddiaların gündemde kalmasına hizmet edecek yeni bir hukuki tartışmaya zemin hazırlanmıştır. Burada bilinmesi gereken önemli nokta, Gezi dosyasının ve İstanbul İstinaf Mahkemesi’nin onunla birleştirilmesini talep ettiği ‘anayasayı ihlal’ suçlamasını içeren dosyanın, Osman Kavala’nın başvurusunu değerlendiren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından incelenmiş ve bu inceleme sonucunda haksız tutukluluk kararı alınmış olmasıdır’’ ifadelerine yer verildi.

Kavala’nın avukatları AİHM’in bu kararı sonrası Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin, müvekkillerinin derhal serbest bırakılması yönünde almış olduğu üç kararın Türkiye tarafından göz ardı edildiğinin de altını çizdi.

‘‘Kavala hakkında alınan tüm kararlarda AİHM ve Bakanlar Komitesi kararları yok sayıldı’’

Bu kararları takiben Anayasa Mahkemesi’nin 7’ye karşı 8 oyla, Kavala’nın tutuklanması kararında hak ihlali olmadığına hükmetmesi ise Bayraktar, Aytöre ve Koyuncu tarafından ‘‘Türkiye Cumhuriyeti Anayasası teminatı altındaki ‘özgür yaşama hakkı’nın tek bir oyla göz ardı edilerek hiçe sayılması son derece endişe vericidir’’ şeklinde yorumlandı.

Açıklamada, ‘‘AİHM, Osman Kavala’nın tutukluluğuyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin üç maddesinin ihlal edildiğini belirtirken, tutukluluğun hak savunuculuğunu sessizleştirmek gibi bir niyet içerdiğine değinmiştir. İstanbul İstinaf Mahkemesi’nin geçtiğimiz hafta aldığı karar, AİHM kararının içeriğini dikkate almayan ve siyasi nitelikli yargı kararlarıyla ilgili endişeleri destekleyen bir karardır. Görüleceği üzere, Osman Kavala hakkında alınan tüm kararların ortak noktası, bu kararların, AİHM ve Bakanlar Komitesi kararlarına rağmen, bu kurum ve kararlar ‘yok sayılarak’ alınmış olmasıdır. Bu gelişmeler, yeni yargı reformu paketi konusunda ne ölçüde umutlu olunabileceğini gösterecek niteliktedir’’ denildi.

Avrupa Konseyi: ‘‘Türkiye’nin AİHM kararına uyması rica değil yasal zorunluluk’’

Kavala’nın tutukluluğunun sürmesi hakkında bir eleştiri de dün Avrupa Konseyi’nden geldi.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde konuşan Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric, AİHM’in son kararına rağmen Kavala’nın tutukluluğunun devam etmesinin ‘‘tamamıyla yanlış’’ olduğunu vurgularken Türkiye’den karara uyulmasını talep etmenin ‘‘Bir rica değil, yasal zorunluluk’’ olduğunu dile getirdi.

5 Şubat’ta yeniden hakim karşısına çıkacak

19 Ekim 2017’de İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gözaltına alındıktan sonra 1 Kasım 2017’de tutuklanan Osman Kavala, 18 Şubat 2020’de İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından serbest bırakılmıştı. Ancak Kavala, cezaevinden çıkmadan bir başka soruşturmadan yeniden tutuklanmıştı.

Kavala, 5 Şubat 2021’de yeniden hakim karşısına çıkacak. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen yargılamada Osman Kavala ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 20 yıl hapis cezasıyla yargılanıyor.

Bugünden