12.5 C
İstanbul
Pazartesi, Nisan 19, 2021

Ankara Katliamı davası öncesi Adalet Bakanı’na kritik soru: ‘En önemli evrakın savcılar tarafından saklandığı doğru mu?’

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 10 Ekim Ankara Katliamı’na ilişkin 9 klasör evrağın soruşturmayı yürüten savcılar tarafından saklandığı iddialarını Adalet Bakanı Abdullah Gül’e sordu

CHP’li Sezgin Tanrıkulu, 103 kişinin öldüğü 10 Ekim Ankara Katliamı’na ilişkin yargılamanın devam ettiği Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi 2018/287 E. sayılı dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre, katliamla ilgili soruşturmaya ait 9 klasör evrağın soruşturmayı yürüten savcılar tarafından saklandığı iddialarını gündeme taşıdı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına verilen önergede, katliamın üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçtiğini hatırlatan Tanrıkulu, bahse konu klasörler içerisinde katliamın en önemli sanıklarından Yakub Şahin’in katliamdan 10 gün önce ihbar edildiğine dair Nizip Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan soruşturma evrakının da bulunduğunu aktardı.

Tanrıkulu’nun aktardığına göre, bu evraktan katliamın en önemli sanıklarından Yakub Şahin’in katliamdan önce ihbar edildiği, buna rağmen hakkında bir işlem yapılmadığı ve dolayısıyla katliamla ilgili bir kısım delillerin karartıldığı ve bazı konuların karanlıkta bırakılmaya çalışıldığı, bazı sanıklar hakkında zamanında gerekli işlemlerin yapılmadığının da yine iddialar arasında.

Tanrıkulu tarafından verilen soru önergesi şöyle:

“10 Ekim 2015 günü Emek, Demokrasi ve Barış Mitingine yapılan saldırı sonrasında katliamla ilgili İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından hazırlanan“Ön İnceleme Raporu” incelendiğinde, Müfettişliğin 17.11.2015 tarih ve 76(06-2)5754/18 sayılı bilgi talep yazısı üzerine Emniyet Genel Müdürlüğünün 18.12.2015 tarih ve 761887 sayılı cevabi yazısındansavcılık soruşturmasına göre katliam şüphelilerinden;

– Yunus Emre Alagöz hakkında Adıyaman İli tarafından,

– Yakub Şahin, Müslüm Bizet, Deniz Büyükçelebi, Yunus Durmaz isimli şahıslar hakkında Gaziantep İli tarafından,

– İlhami Balı hakkında Gaziantep ili tarafından

10 Ekim 2015’te Ankara’da yapılan canlı bomba saldırısından önceki günlerdeiletişime müdahale tedbirleri uygulandığı ifade edilirken, katliam failleri hakkında katliam öncesi ve katliam sonrasında uygulanan iletişim tedbirlerinin kapsam ve niteliği, hangi amaçlarla ve hangi tarihlerde uygulandığı ve sonuçlarının neler olduğu hususlarında hala bugüne kadar aydınlatılmamış noktalar bulunmakta olup, kamuoyunun merak ettiği bu karanlık noktaların aydınlatılması amacıyla:

– 10 Ekim Ankara Katliamının üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçmiş olup yargılamanın devam ettiği Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi 2018/287 E. Sayılı dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre, katliamla ilgili soruşturmaya ait 9 klasör evrağın soruşturmayı yürüten Savcılar tarafından saklandığı iddiaları doğru mudur?

– Katliam öncesi dönemde hakkında iletişime müdahale tedbiri uygulandığı anlaşılan YakubŞAHİN’le ilgili ayrıca yine katliam öncesinde bir de ihbar bulunduğu ve bütün bunlara rağmen katliamdan önce Yakub Şahin hakkında gerekli işlemleri yapmadığıiddia edilen Gaziantep’teki kamu görevlileri ve özellikle Gaziantep Emniyet Müdürlüğü sıralı amirleri hakkında açılan idari ve adli bir inceleme ya da soruşturma var mıdır?

– Soruşturma yoksa, katliam failleri hakkında zamanında gerekenleri yapmayan ve böylece katliamın meydana gelmesinde sorumlulukları bulunan kamu görevlileri hakkında tarafınızdan idari ve adli soruşturma başlatılacak mıdır?”

– 10 Ekim 2015 günü Emek, Demokrasi ve Barış Mitingine yapılan saldırı sonrasında katliamla ilgili İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından hazırlanan “Ön İnceleme Raporu” belirtilenkatliam failleri hakkında katliam öncesi alınan iletişime müdahale tedbirlerine dayanak olan adli makamların ve emniyetin elindeki bilgi ve belgeler nelerdir?

– Anılan katliam failleri hakkında (Yunus Durmaz, Yunus Emre Alagöz, Yakub Şahin, İlhami Balı ve Deniz Büyükçelebi) katliam öncesinde uygulandığı bildirilen iletişime müdahale tedbirlerine esas olanmahkeme kararlarının tarih ve dosya bilgileri nelerdir? Bu iletişime müdahale tedbirleri sonucunda yukarıda belirtilen şüpheliler ve katliamla ilgili elde edilen herhangi bir bilgi var mıdır? Bu iletişime müdahale tedbirleriyle ilgili sonrasında hangi adli süreçler işletilmiştir?

– Söz konusu iletişime müdahale tedbirlerine dair hangi telefon numaraları için hangi kayıtlar, hangi dönem için ve ne kadar süreyle tutulmuştur?

– Haklarında iletişime müdahale tedbirleri uygulanan katliam faillerinin buna rağmen katliamı gerçekleştirdikleri gerçeği karşısında, yukarıda belirtilen müfettiş raporunda, uygulanan iletişime müdahale tedbirleriyle ilgili katliamın önlenmesi konusunda bildirim eksikliği bulunup bulunmadığı hususu Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından ayrıca araştırılmış mıdır? Araştırılmışsa, akıbeti nedir?

– Raporda belirtildiği şekilde müfettişlere bu konuda sonradan bilgi verilmiş midir? EGM tarafından böyle bir araştırma yapılmamışsa,gerekçesi nedir ve görevini yerine getirmeyen ilgililer hakkında yapılan bir işlem var mıdır?

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 10 Ekim Ankara Katliamı’na ilişkin 9 klasör evrağın soruşturmayı yürüten savcılar tarafından saklandığı iddialarını Adalet Bakanı Abdullah Gül’e sordu

CHP’li Sezgin Tanrıkulu, 103 kişinin öldüğü 10 Ekim Ankara Katliamı’na ilişkin yargılamanın devam ettiği Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi 2018/287 E. sayılı dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre, katliamla ilgili soruşturmaya ait 9 klasör evrağın soruşturmayı yürüten savcılar tarafından saklandığı iddialarını gündeme taşıdı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına verilen önergede, katliamın üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçtiğini hatırlatan Tanrıkulu, bahse konu klasörler içerisinde katliamın en önemli sanıklarından Yakub Şahin’in katliamdan 10 gün önce ihbar edildiğine dair Nizip Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan soruşturma evrakının da bulunduğunu aktardı.

Tanrıkulu’nun aktardığına göre, bu evraktan katliamın en önemli sanıklarından Yakub Şahin’in katliamdan önce ihbar edildiği, buna rağmen hakkında bir işlem yapılmadığı ve dolayısıyla katliamla ilgili bir kısım delillerin karartıldığı ve bazı konuların karanlıkta bırakılmaya çalışıldığı, bazı sanıklar hakkında zamanında gerekli işlemlerin yapılmadığının da yine iddialar arasında.

Tanrıkulu tarafından verilen soru önergesi şöyle:

“10 Ekim 2015 günü Emek, Demokrasi ve Barış Mitingine yapılan saldırı sonrasında katliamla ilgili İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından hazırlanan“Ön İnceleme Raporu” incelendiğinde, Müfettişliğin 17.11.2015 tarih ve 76(06-2)5754/18 sayılı bilgi talep yazısı üzerine Emniyet Genel Müdürlüğünün 18.12.2015 tarih ve 761887 sayılı cevabi yazısındansavcılık soruşturmasına göre katliam şüphelilerinden;

– Yunus Emre Alagöz hakkında Adıyaman İli tarafından,

– Yakub Şahin, Müslüm Bizet, Deniz Büyükçelebi, Yunus Durmaz isimli şahıslar hakkında Gaziantep İli tarafından,

– İlhami Balı hakkında Gaziantep ili tarafından

10 Ekim 2015’te Ankara’da yapılan canlı bomba saldırısından önceki günlerdeiletişime müdahale tedbirleri uygulandığı ifade edilirken, katliam failleri hakkında katliam öncesi ve katliam sonrasında uygulanan iletişim tedbirlerinin kapsam ve niteliği, hangi amaçlarla ve hangi tarihlerde uygulandığı ve sonuçlarının neler olduğu hususlarında hala bugüne kadar aydınlatılmamış noktalar bulunmakta olup, kamuoyunun merak ettiği bu karanlık noktaların aydınlatılması amacıyla:

– 10 Ekim Ankara Katliamının üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçmiş olup yargılamanın devam ettiği Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi 2018/287 E. Sayılı dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre, katliamla ilgili soruşturmaya ait 9 klasör evrağın soruşturmayı yürüten Savcılar tarafından saklandığı iddiaları doğru mudur?

– Katliam öncesi dönemde hakkında iletişime müdahale tedbiri uygulandığı anlaşılan YakubŞAHİN’le ilgili ayrıca yine katliam öncesinde bir de ihbar bulunduğu ve bütün bunlara rağmen katliamdan önce Yakub Şahin hakkında gerekli işlemleri yapmadığıiddia edilen Gaziantep’teki kamu görevlileri ve özellikle Gaziantep Emniyet Müdürlüğü sıralı amirleri hakkında açılan idari ve adli bir inceleme ya da soruşturma var mıdır?

– Soruşturma yoksa, katliam failleri hakkında zamanında gerekenleri yapmayan ve böylece katliamın meydana gelmesinde sorumlulukları bulunan kamu görevlileri hakkında tarafınızdan idari ve adli soruşturma başlatılacak mıdır?”

– 10 Ekim 2015 günü Emek, Demokrasi ve Barış Mitingine yapılan saldırı sonrasında katliamla ilgili İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından hazırlanan “Ön İnceleme Raporu” belirtilenkatliam failleri hakkında katliam öncesi alınan iletişime müdahale tedbirlerine dayanak olan adli makamların ve emniyetin elindeki bilgi ve belgeler nelerdir?

– Anılan katliam failleri hakkında (Yunus Durmaz, Yunus Emre Alagöz, Yakub Şahin, İlhami Balı ve Deniz Büyükçelebi) katliam öncesinde uygulandığı bildirilen iletişime müdahale tedbirlerine esas olanmahkeme kararlarının tarih ve dosya bilgileri nelerdir? Bu iletişime müdahale tedbirleri sonucunda yukarıda belirtilen şüpheliler ve katliamla ilgili elde edilen herhangi bir bilgi var mıdır? Bu iletişime müdahale tedbirleriyle ilgili sonrasında hangi adli süreçler işletilmiştir?

– Söz konusu iletişime müdahale tedbirlerine dair hangi telefon numaraları için hangi kayıtlar, hangi dönem için ve ne kadar süreyle tutulmuştur?

– Haklarında iletişime müdahale tedbirleri uygulanan katliam faillerinin buna rağmen katliamı gerçekleştirdikleri gerçeği karşısında, yukarıda belirtilen müfettiş raporunda, uygulanan iletişime müdahale tedbirleriyle ilgili katliamın önlenmesi konusunda bildirim eksikliği bulunup bulunmadığı hususu Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından ayrıca araştırılmış mıdır? Araştırılmışsa, akıbeti nedir?

– Raporda belirtildiği şekilde müfettişlere bu konuda sonradan bilgi verilmiş midir? EGM tarafından böyle bir araştırma yapılmamışsa,gerekçesi nedir ve görevini yerine getirmeyen ilgililer hakkında yapılan bir işlem var mıdır?

Bugünden