Almanya’daki radikaller arasında kadın sayısı artıyor

Almanya’da aşırılık yanlısı, radikal İslamcıların sayısı artmaya devam ediyor. Ancak istihbarat aşırılık yanlıları arasındaki erkeklere odaklanırken son aylarda söz konusu tablonun değişmeye başladığı fark edildi. İç istihbarattan sorumlu Anayasa Koruma Teşkilatı (BfV) aşırılık yanlısı kadınların sayısında bir artış olduğunu gözlemledi. Bild am Sonntag gazetesinin BfV’nin henüz yayınlanmayan yıllık raporuna dayanarak hazırladığı habere göre aşırılık yanlısı kadınların sayısı bir yıl içerisinde 220’den fazla artış gösterdi. 2018 yılında bin 356 olan bu sayı 2019 yılında bin 580’e ulaştı. Bununla birlikte Almanya’da sayıları yaklaşık 12 bin 500’ü bulan, sınıflandırılmış aşırılık yanlılarının büyük çoğunluğunun halen erkek olduğu biliniyor. Son bir yıl içerisinde aşırılık yanlılarına 850 kişinin daha dahil olduğu belirtiliyor.

BfV geçen yıl, 2017-2018 yılları arasında 200 kişinin daha katılmasıyla 2019 yılındaki aşırılık yanlısı kişilerin sayısının yaklaşık 11 bin 500 olduğu yönünde tahminde bulundu.

Radikallerin kalesi sayılan Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki yerel istihbarat birimleri birkaç hafta önce yayınladıkları raporda, eyalette ve genel olarak Almanya’da aşırılık yanlılarının sayısının arttığı uyarısında bulundu. İstihbarat birimleri, söz konusu radikallerin camiler ve düzenledikleri etkinlikler aracılığıyla çocukları hedef aldığını belirtti. Eyaletin istihbarat raporu “aşırılık yanlılarının sahasının değiştiğine ve daha profesyonel bir hale geldiğine” ve “bağış kampanyaları için düzenlenen faaliyet alanlarında çeşitli projeler” kullandıklarına dikkat çekti.

Kuzey Ren-Vestfalya İçişleri Bakanlığı geçen yıl şubat ayında, radikallerin sahasının değiştiğine, “aralarına katılanların daha genç ve kadınlardan oluştuğuna” ve “yeraltı yollarını kullanarak çalışmaya gittiklerine” karşı uyarıda bulunmuştu. Bakanlık radikallerin 100’den fazla dernek vasıtasıyla Kuzey Ren-Vestfalya’daki ailelerle kurduğu bağda oynadığı role dikkat çekerek “bu derneklere katılan çocukların radikal ideolojilerle büyüdüğünü” belirtmişti. Eyalet, Suriye ve Irak’ta DEAŞ terör örgütünün savaş yerlerinden dönen kişilerin bu radikal fikirleri yaymaya daha çok meyilli olduğu görüşünde. Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinden sadece 263 kişi DEAŞ bölgelerine gitti. Söz konusu kimselerin 78’i kadındı. Geçen yıl söz konusu kişilerden 86’sı geri döndü ancak 110’u dışarıda kalmaya devam etti. Yetkililer bu kişilerden 67’sinin öldürüldüğü görüşünde. Bakanlık, dönenler hakkında “Bu geri dönenlerin burada büyüyen ve cihadist olarak adlandırılan kuşağın çekirdeği olma riski bulunuyor” değerlendirmesinde bulunmuştu.

O zamanlar İçişleri Bakanlığı, söz konusu kişilerin gerçekleştirebilecekleri terör saldırılarına yönelik endişeler hakkında “Güvenlik durumu her zaman kırılgandır” açıklamasında bulunmuştu.

Raporda “Bu çerçevede aşırılık yanlısı propagandadan etkilenen ve hareket etme arzusuna sahip kişiler veya küçük gruplar Batı ülkeleri için en büyük tehlike” ifadeleri yer aldı. Raporun devamında bu kişilerin odaklandıkları yerlerin “nakil araçları, silah veya kesici silahlar” aracılığıyla saldırıya uğrayabilecek “esnek hedefler” olduğuna dikkat çekildi.

Raporda söz konusu dönemde “kadınların artan rollerine”, “ideolojilerin üreticileri” olarak bilindiklerine ve özellikle sosyal medya siteleri aracılığıyla aktif olduklarına dikkat çekildi. İçişleri Bakanlığı, bunun “internet üzerinden iletişimin bir karışımı” haline geldiği için başkalarının aşırılık yanlısı kesimlere katılma riskini ve hızını artırdığını düşünüyor. Bakanlık radikallere katılma sürecinin şimdi birkaç aydan birkaç haftaya kadar sürdüğünü ancak bu sürecin geçmişte daha uzun olduğunu belirtti.

Berlin polisi son zamanlarda devlet fonlarını yağmaladıklarından şüphe ettikleri radikallerin yönettiği bir dizi cami ve derneğe baskınlar düzenledi. Alman hükümeti, koronavirüs (Kovid-19) krizinin başlangıcından bu yana ihtiyacı olan aileler ve işletmeler için finansal yardımlarda bulunuyor. Radikal dernekler, ihtiyacı olduklarına dair yanlış bilgi vererek bu yardımlardan yararlandı. Ancak yetkililer uyarıda bulunarak devletin sağladığı finansal yardımları “çalan”, dolandırıcılık ve yağmalama ile suçlanan bu derneklere baskınlar düzenledi.