17.3 C
İstanbul
Çarşamba, Haziran 16, 2021

ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı Blinken’den basın özgürlüğü vurgusu

ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı Antony Blinken göreve geldikten sonra düzenlediği ilk basın toplantısında “Özgür basın demokrasinin temel taşı” dedi. Blinken, gelecek haftadan itibaren günlük dışişleri brifinglerinin yeniden başlayacağını açıkladı.

Senato tarafından onaylanarak ABD’nin 71. Dışişleri Bakanı olarak göreve resmen başlayan Antony Blinken görevdeki ilk tam gününde bakanlıkta basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda yaptığı açıklamada basın özgürlüğünü öne çıkaran Blinken, kariyerine gazeteci olarak başladığını hatırlatarak gazetecilere “Burası sizin brifing salonunuz” dedi.

Basın mensuplarına, “Amerikan ve dünya kamuoyunu bilgilendiriyorsunuz. Bizim hesap vermemizi sağlayıp bize zor sorular sorarak görevimizi daha iyi yapmamızı sağlıyorsunuz. Özgür basın demokrasinin temel taşıdır. Her zaman aynı fikirde olmayabiliriz. İşin doğası da bu. Bizim size hak ettiğiniz saygıyla davranacağımız konusunda bize güvenebilirsiniz” sözleriyle seslendi.

Antony Blinken, yeni dönemde günlük brifinglere önümüzdeki haftadan itibaren yeniden başlayacaklarını belirtti.

Blinken’dan Navalny açıklaması: “Rus hükümetinin bir adamdan bu kadar korkması çarpıcı”

Basın toplantısının soru-cevap bölümünde, Başkan Joe Biden ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki ilk telefon görüşmesi ve Rusya’da muhalif lider Aleksey Navalny’nin zehirlendikten sonra tedavi altına alındığı Almanya’dan ülkesine dönüşte gözaltına alınmasının ardından başlayan gösteriler gündeme geldi.

Dışişleri Bakanı Antony Blinken, “Navalny ve Rusya’daki insan hakları konusuna ilişkin endişelerimizi daha önce ifade etmiştik. Rus hükümetinin bir adamdan dolayı bu kadar endişelenmesi hatta ondan bu kadar korkması bana çarpıcı geldi. Rusya’nın bizim açımızdan kaygı yaratan tüm adımlarını inceliyoruz. Navalny’nin sesi pek çok Rus vatandaşının sesi. Bu sese kulak verilmeli, bu ses susturulmamalı. Navalny’nin güvenliğinden endişe duyuyoruz” şeklinde konuştu.

Biden yönetimi olarak Navalny’nin hedef alındığı saldırıda kimyasal silah kullanıldığı iddiaları, ABD’de federal kurumların hedef alındığı Solar Winds siber saldırısı, Afganistan’daki ABD askerlerinin öldürülmesi karşılığında Taliban’a para ödülü iddiası ve ABD seçimlerine müdahale konularında Rusya’ya karşı nasıl bir karşılık verileceği konusunu değerlendirdiklerini belirtti.

BAE ile silah satışı anlaşması geçici olarak askıda

Biden yönetimi Trump döneminde başlatılan bazı silah satışlarını da geçici olarak askıya aldı. Bunlar arasında İsrail ile normalleşme anlaşması karşılığında Birleşik Arap Emirlikleri’yle Trump döneminde yapılan 3 milyar dolarlık F-35 satışı anlaşması da yer alıyor.

Arap ülkelerine bu kapsamda bir silah satışına Kongre’deki Demokratlar şiddetle karşı çıkmış ancak silah satışının bloke edilmesi konusunda Senato’daki girişimden sonuç çıkmamıştı.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken konuya ilişkin yöneltilen soruya verdiği cevapta, “Yeni gelen yönetimin herhangi bir silah satışının stratejik çıkarlarımızla uyumlu olup olmadığını değerlendirmem üzere gözden geçirmesi olağan bir gelişme” dedi.

Çin de gündeme geldi

Basın toplantısından Çin’le ilişkiler de gündeme geldi. Dışişleri Bakanı Blinken’ın Senato Dış İlişkiler Komisyonu’ndaki onay oturumunda soruları cevapladığı gün, Trump yönetiminin Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Çin’in Şincan’daki Uygur Müslümanları’na yönelik muamelesinin soykırım olduğu yönünde açıklamalarda bulunmuştu.

Antony Blinken, oturum sırasında kendisine bu görüşü paylaşıp paylaşmadığı sorulduğunda, “Benim de değerlendirmem bu yönde olur. Erkek, kadın ve çocukların toplama kamplarında zorla tutulması ve Çin Komünist Partisi’nin ideolojisine bağlı kalacak şekilde yeniden eğitilmesi gibi adımlar soykırım işleme çabasına işaret ediyor” ifadelerini kullanmıştı.

Basın toplantısında bu konuya ilişkin soruyu yanıtlayan Blinken, görüşünün değişmediğini söyledi. ABD Dışişleri Bakanı, iklim değişikliği gibi konularda ABD’nin Çin’le işbirliği yapmasının ABD’nin çıkarına olduğunu da sözlerine ekledi.

İran’la nükleer anlaşmanın akıbeti

Basın toplantısında yeni yönetimin İran konusunda nasıl bir siyaset izleyeceği de soruldu. Trump yönetimi İran’la 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmiş, yaptırımları yeniden devreye almıştı.

Dışişleri Bakanı Antony Blinken basın toplantısında İran’ın anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeye yeniden başlaması halinde, ABD’nin de kendi yükümlülüklerini yerine getireceğini, bunun da ABD’nin ortaklarıyla birlikte daha uzun vadeli bir taahhüdün oluşturulması amacıyla bir platform olarak kullanılacağını; ancak şu anda bu noktadan uzakta olunduğunu söyledi.

İsrail ve Arap ülkeleri arasında normalleşme

Antony Blinken, İsrail ile Bahreyn ve BAE gibi Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin normalleşmesine yönelik olarak imzalanan Abraham Anlaşmaları’na destek verdiğini yineledi.

Blinken, “İsrail’in komşularıyla ilişkilerini normalleştirmesi olumlu bir gelişme” dedi.

ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı Antony Blinken göreve geldikten sonra düzenlediği ilk basın toplantısında “Özgür basın demokrasinin temel taşı” dedi. Blinken, gelecek haftadan itibaren günlük dışişleri brifinglerinin yeniden başlayacağını açıkladı.

Senato tarafından onaylanarak ABD’nin 71. Dışişleri Bakanı olarak göreve resmen başlayan Antony Blinken görevdeki ilk tam gününde bakanlıkta basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda yaptığı açıklamada basın özgürlüğünü öne çıkaran Blinken, kariyerine gazeteci olarak başladığını hatırlatarak gazetecilere “Burası sizin brifing salonunuz” dedi.

Basın mensuplarına, “Amerikan ve dünya kamuoyunu bilgilendiriyorsunuz. Bizim hesap vermemizi sağlayıp bize zor sorular sorarak görevimizi daha iyi yapmamızı sağlıyorsunuz. Özgür basın demokrasinin temel taşıdır. Her zaman aynı fikirde olmayabiliriz. İşin doğası da bu. Bizim size hak ettiğiniz saygıyla davranacağımız konusunda bize güvenebilirsiniz” sözleriyle seslendi.

Antony Blinken, yeni dönemde günlük brifinglere önümüzdeki haftadan itibaren yeniden başlayacaklarını belirtti.

Blinken’dan Navalny açıklaması: “Rus hükümetinin bir adamdan bu kadar korkması çarpıcı”

Basın toplantısının soru-cevap bölümünde, Başkan Joe Biden ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki ilk telefon görüşmesi ve Rusya’da muhalif lider Aleksey Navalny’nin zehirlendikten sonra tedavi altına alındığı Almanya’dan ülkesine dönüşte gözaltına alınmasının ardından başlayan gösteriler gündeme geldi.

Dışişleri Bakanı Antony Blinken, “Navalny ve Rusya’daki insan hakları konusuna ilişkin endişelerimizi daha önce ifade etmiştik. Rus hükümetinin bir adamdan dolayı bu kadar endişelenmesi hatta ondan bu kadar korkması bana çarpıcı geldi. Rusya’nın bizim açımızdan kaygı yaratan tüm adımlarını inceliyoruz. Navalny’nin sesi pek çok Rus vatandaşının sesi. Bu sese kulak verilmeli, bu ses susturulmamalı. Navalny’nin güvenliğinden endişe duyuyoruz” şeklinde konuştu.

Biden yönetimi olarak Navalny’nin hedef alındığı saldırıda kimyasal silah kullanıldığı iddiaları, ABD’de federal kurumların hedef alındığı Solar Winds siber saldırısı, Afganistan’daki ABD askerlerinin öldürülmesi karşılığında Taliban’a para ödülü iddiası ve ABD seçimlerine müdahale konularında Rusya’ya karşı nasıl bir karşılık verileceği konusunu değerlendirdiklerini belirtti.

BAE ile silah satışı anlaşması geçici olarak askıda

Biden yönetimi Trump döneminde başlatılan bazı silah satışlarını da geçici olarak askıya aldı. Bunlar arasında İsrail ile normalleşme anlaşması karşılığında Birleşik Arap Emirlikleri’yle Trump döneminde yapılan 3 milyar dolarlık F-35 satışı anlaşması da yer alıyor.

Arap ülkelerine bu kapsamda bir silah satışına Kongre’deki Demokratlar şiddetle karşı çıkmış ancak silah satışının bloke edilmesi konusunda Senato’daki girişimden sonuç çıkmamıştı.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken konuya ilişkin yöneltilen soruya verdiği cevapta, “Yeni gelen yönetimin herhangi bir silah satışının stratejik çıkarlarımızla uyumlu olup olmadığını değerlendirmem üzere gözden geçirmesi olağan bir gelişme” dedi.

Çin de gündeme geldi

Basın toplantısından Çin’le ilişkiler de gündeme geldi. Dışişleri Bakanı Blinken’ın Senato Dış İlişkiler Komisyonu’ndaki onay oturumunda soruları cevapladığı gün, Trump yönetiminin Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Çin’in Şincan’daki Uygur Müslümanları’na yönelik muamelesinin soykırım olduğu yönünde açıklamalarda bulunmuştu.

Antony Blinken, oturum sırasında kendisine bu görüşü paylaşıp paylaşmadığı sorulduğunda, “Benim de değerlendirmem bu yönde olur. Erkek, kadın ve çocukların toplama kamplarında zorla tutulması ve Çin Komünist Partisi’nin ideolojisine bağlı kalacak şekilde yeniden eğitilmesi gibi adımlar soykırım işleme çabasına işaret ediyor” ifadelerini kullanmıştı.

Basın toplantısında bu konuya ilişkin soruyu yanıtlayan Blinken, görüşünün değişmediğini söyledi. ABD Dışişleri Bakanı, iklim değişikliği gibi konularda ABD’nin Çin’le işbirliği yapmasının ABD’nin çıkarına olduğunu da sözlerine ekledi.

İran’la nükleer anlaşmanın akıbeti

Basın toplantısında yeni yönetimin İran konusunda nasıl bir siyaset izleyeceği de soruldu. Trump yönetimi İran’la 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmiş, yaptırımları yeniden devreye almıştı.

Dışişleri Bakanı Antony Blinken basın toplantısında İran’ın anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeye yeniden başlaması halinde, ABD’nin de kendi yükümlülüklerini yerine getireceğini, bunun da ABD’nin ortaklarıyla birlikte daha uzun vadeli bir taahhüdün oluşturulması amacıyla bir platform olarak kullanılacağını; ancak şu anda bu noktadan uzakta olunduğunu söyledi.

İsrail ve Arap ülkeleri arasında normalleşme

Antony Blinken, İsrail ile Bahreyn ve BAE gibi Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin normalleşmesine yönelik olarak imzalanan Abraham Anlaşmaları’na destek verdiğini yineledi.

Blinken, “İsrail’in komşularıyla ilişkilerini normalleştirmesi olumlu bir gelişme” dedi.

Bugünden