21.1 C
İstanbul
Cuma, Haziran 18, 2021

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi’den ‘Rojava’ açıklaması: Amacımız Kürt bileşenleri arasında uzlaşma sağlamak

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Joel Rayburn, ABD’nin müttefiki SDG ile verimli görüşmeler gerçekleştirdiğini ve Rojava’da Kürt bileşenleri arasında uzlaşma sağlamak için çalıştığını söyledi.

28 Kasım- 8 Aralık tarihlerinde Türkiye, Mısır, Bahreyn, İsrail ve Rojava’yı ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı ve Suriye Özel Elçisi Joel Rayburn, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’nda ABD’nin Suriye politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Diplomasi mi, Çıkmaz Yol mu?” başlıklı oturumda Kongre üyelerinin sorularını yanıtlayan Rayburn, bölgede birçok ülkeyi ve aynı şekilde Rovava’yı kapsayan genişletilmiş bir turdan döndüğünü belirtti.

Rayburn, tur boyunca ABD yönetiminin IŞİD’in Suriye ve Irak’ta çıkarıldığı bölgelere dönmesini engelleme hedeflerini uygulamaya olan bağlılığını sürdürmek için harcadığı çabaları ele aldığını söyledi.

“Suriye’deki gücümüz artıyor”

7 Aralık’ta Rojava’da Koalisyon Güçleri askeri temsilcileri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üst düzey yetkilileri ve Deyrezor bölgesindeki yerel aşiret liderleri ile görüşen Rayburn, bir soru üzerine ABD’nin Suriye’deki üç hedefinin IŞİD’in “kalıcı yenilgiye uğraması”, İran güçlerinin geri çekilmesi ve çatışmaların siyasi çözümle sonlandırılması’’ olduğunu söyledi.

“Suriye’deki ana hedeflerimizin her biri ulaşılabilir” diyen Rayburn, “Suriye’deki gücümüz artıyor” ifadesini kullandı.

Rayburn, Suriye krizinin halihazırda en tehlikeli uluslararası kriz olduğunu ve ABD Kongresi’nin Suriye hükümetine, “insanlık dışı davranışları” nedeniyle cezalandırmak için kabul ettiği Ceaser Yasası’nın Suriye halkı tarafından büyük takdir topladığını kaydetti.

“Kürt bileşenler arasında uzlaşma sağlamak için çalıştık”

Rojava ziyareti esnasında ABD’nin müttefiki SDG ile verimli görüşmeler gerçekleştirdiğini ve Kürt bileşenler arasında (ENKS-PYNK) uzlaşma sağlamak için çalıştığını aktardı.

ABD’nin “eylem planının” Birleşmiş Milletler himayesinde bir ateşkes ve terörle mücadelenin devamını içermesi gerektiğini söyleyen Rayburn, 2011’den önce Suriye’de bulunmayan tüm yabancı güçlerin geri çekilmesi gerektiğini söyledi.

SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin “Suriyeli olmayanların çıkacağı” yönündeki açıklamalarının çok önemli olduğunu belirten Rayburn, “Tüm kuzeydoğu Suriye için bunu bir inşa adımı olarak görüyoruz. Suriye’deki krizin azaltılması için Suriyeli olmayanların burayı terk etmesi gerekiyor. Bu konuda kendilerine yardımcı olmak istiyoruz” dedi.

Rayburn, Temsilciler Meclisi Üyesi Gregory Meeks’in “Bizimle çalışan Kürtleri korumak ve onları Türkiye’nin saldırısına maruz bırakan bir başka beklenmedik çekilmeyi önlemek için ne yapabiliriz’’ sorusuna, en iyi yolun “IŞİD’e karşı baskıyı sürdürmek” olduğu yanıtını verdi.

Türkiye’nin Suriye’deki faaliyetleri konusunda mümkün olduğunca yapıcı bir diyalog sürdürmeye çalıştıklarını dile getiren Rayburn, Rojava’da barışçı bir çözümün herkesin çıkarına olduğunu söyledi.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi, Peşmerge Güçleri’nin Irak’ta, DSG’nin de Suriye’de IŞİD’e karşı etkili bir rol oynadığını belirterek, “Kürtler IŞİD’i yok eden temel güçtü. Kürtler eşsiz bir rol oynadı” dedi.

“Türkiye, ABD’ye sadık Kürtleri taciz ediyor” sözlerine yanıt

Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Elliot Engel’ın, “Türkiye, Suriye’nin kuzeydoğusunda bazı bölgeleri işgal etmeye ve ABD’ye sadık Kürt nüfusunu taciz etmeye ve yerlerinden etmeye devam ediyor” şeklindeki sözlerine, Rayburn, Türkiye’nin, Suriye lideri Beşşar Esed’in İdlib’de ilerlemesini engelleyen bir “askeri engel” oluşturduğu yanıtını verdi.

“Türkiye’nin, ABD’nin IŞİD’i yenmek için birlikte çalıştığı güçlere saldırdığını görmek çok rahatsız edici” ifadesi kullanan Temsilciler Meclisi Üyesi Micheal McCaul’ün Türkiye’nin Rojava’da paralı asker ya da eski IŞİD’lileri kullanıp-kullanmadığını sorması üzerine de Rayburn, Türkiye’nin eğitim ve araç gereç desteği sağladığı muhalif güçlerin Suriye hükümetine karşı baskı uygulamaya odaklandığını söyledi.

Türkiye’nin, siyasi İslam’ın bazı radikal biçimlerini benimsediği iddiasında bulunan Temsilciler Meclisi Üyesi Brad Sherman da, Ankara’nın Suriye’de El Kaide ve IŞİD’le işbirliği içinde olup olmadığını sordu.

“Türkiye, El Kaide ve IŞİD’i tehdit olarak görüyor”, diyen Rayburn Türkiye’nin bu örgütlerle beraber hareket ettiğine ya da onlara destek olduğuna dair bir işaret görmediği yorumunda bulundu.

Rayburn, “Türkiye, IŞİD karşıtı uluslararası koalisyonda önemli bir aktör olarak yükümlülüğünü sürdürüyor. Mevcut yönetim, IŞİD’in takibi ve bunu yapmak adına gerekli askeri gücü kullanmak için hala Terörle Mücadele Yasası’nın uygulanmasına bağlı kalmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.

Rayburn, Beşşar Esed’in “İdlib halkına yaşattığı zulmün nasıl durdurulabileceğini” soran Steve Chabot’a ABD’nin Esed’i caydırmak için ekonomik baskı uyguladığı yanıtını verdi.

Joel Rayburn, Amerika’nın Suriyeliler’e insani yardım için 1,7 milyar dolar harcadığını, 2254 sayılı BM Kararı uyarınca siyasi bir çözüm bulunana kadar ABD’nin Suriye’deki yeniden yapılanmaya katkıda bulunmaması ve başkalarını da bunu yapmaktan vazgeçirmesi gerektiğini söyledi.

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’ndaki oturum yaklaşık 3 saat sürdü.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Joel Rayburn, ABD’nin müttefiki SDG ile verimli görüşmeler gerçekleştirdiğini ve Rojava’da Kürt bileşenleri arasında uzlaşma sağlamak için çalıştığını söyledi.

28 Kasım- 8 Aralık tarihlerinde Türkiye, Mısır, Bahreyn, İsrail ve Rojava’yı ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı ve Suriye Özel Elçisi Joel Rayburn, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’nda ABD’nin Suriye politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Diplomasi mi, Çıkmaz Yol mu?” başlıklı oturumda Kongre üyelerinin sorularını yanıtlayan Rayburn, bölgede birçok ülkeyi ve aynı şekilde Rovava’yı kapsayan genişletilmiş bir turdan döndüğünü belirtti.

Rayburn, tur boyunca ABD yönetiminin IŞİD’in Suriye ve Irak’ta çıkarıldığı bölgelere dönmesini engelleme hedeflerini uygulamaya olan bağlılığını sürdürmek için harcadığı çabaları ele aldığını söyledi.

“Suriye’deki gücümüz artıyor”

7 Aralık’ta Rojava’da Koalisyon Güçleri askeri temsilcileri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üst düzey yetkilileri ve Deyrezor bölgesindeki yerel aşiret liderleri ile görüşen Rayburn, bir soru üzerine ABD’nin Suriye’deki üç hedefinin IŞİD’in “kalıcı yenilgiye uğraması”, İran güçlerinin geri çekilmesi ve çatışmaların siyasi çözümle sonlandırılması’’ olduğunu söyledi.

“Suriye’deki ana hedeflerimizin her biri ulaşılabilir” diyen Rayburn, “Suriye’deki gücümüz artıyor” ifadesini kullandı.

Rayburn, Suriye krizinin halihazırda en tehlikeli uluslararası kriz olduğunu ve ABD Kongresi’nin Suriye hükümetine, “insanlık dışı davranışları” nedeniyle cezalandırmak için kabul ettiği Ceaser Yasası’nın Suriye halkı tarafından büyük takdir topladığını kaydetti.

“Kürt bileşenler arasında uzlaşma sağlamak için çalıştık”

Rojava ziyareti esnasında ABD’nin müttefiki SDG ile verimli görüşmeler gerçekleştirdiğini ve Kürt bileşenler arasında (ENKS-PYNK) uzlaşma sağlamak için çalıştığını aktardı.

ABD’nin “eylem planının” Birleşmiş Milletler himayesinde bir ateşkes ve terörle mücadelenin devamını içermesi gerektiğini söyleyen Rayburn, 2011’den önce Suriye’de bulunmayan tüm yabancı güçlerin geri çekilmesi gerektiğini söyledi.

SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin “Suriyeli olmayanların çıkacağı” yönündeki açıklamalarının çok önemli olduğunu belirten Rayburn, “Tüm kuzeydoğu Suriye için bunu bir inşa adımı olarak görüyoruz. Suriye’deki krizin azaltılması için Suriyeli olmayanların burayı terk etmesi gerekiyor. Bu konuda kendilerine yardımcı olmak istiyoruz” dedi.

Rayburn, Temsilciler Meclisi Üyesi Gregory Meeks’in “Bizimle çalışan Kürtleri korumak ve onları Türkiye’nin saldırısına maruz bırakan bir başka beklenmedik çekilmeyi önlemek için ne yapabiliriz’’ sorusuna, en iyi yolun “IŞİD’e karşı baskıyı sürdürmek” olduğu yanıtını verdi.

Türkiye’nin Suriye’deki faaliyetleri konusunda mümkün olduğunca yapıcı bir diyalog sürdürmeye çalıştıklarını dile getiren Rayburn, Rojava’da barışçı bir çözümün herkesin çıkarına olduğunu söyledi.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi, Peşmerge Güçleri’nin Irak’ta, DSG’nin de Suriye’de IŞİD’e karşı etkili bir rol oynadığını belirterek, “Kürtler IŞİD’i yok eden temel güçtü. Kürtler eşsiz bir rol oynadı” dedi.

“Türkiye, ABD’ye sadık Kürtleri taciz ediyor” sözlerine yanıt

Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Elliot Engel’ın, “Türkiye, Suriye’nin kuzeydoğusunda bazı bölgeleri işgal etmeye ve ABD’ye sadık Kürt nüfusunu taciz etmeye ve yerlerinden etmeye devam ediyor” şeklindeki sözlerine, Rayburn, Türkiye’nin, Suriye lideri Beşşar Esed’in İdlib’de ilerlemesini engelleyen bir “askeri engel” oluşturduğu yanıtını verdi.

“Türkiye’nin, ABD’nin IŞİD’i yenmek için birlikte çalıştığı güçlere saldırdığını görmek çok rahatsız edici” ifadesi kullanan Temsilciler Meclisi Üyesi Micheal McCaul’ün Türkiye’nin Rojava’da paralı asker ya da eski IŞİD’lileri kullanıp-kullanmadığını sorması üzerine de Rayburn, Türkiye’nin eğitim ve araç gereç desteği sağladığı muhalif güçlerin Suriye hükümetine karşı baskı uygulamaya odaklandığını söyledi.

Türkiye’nin, siyasi İslam’ın bazı radikal biçimlerini benimsediği iddiasında bulunan Temsilciler Meclisi Üyesi Brad Sherman da, Ankara’nın Suriye’de El Kaide ve IŞİD’le işbirliği içinde olup olmadığını sordu.

“Türkiye, El Kaide ve IŞİD’i tehdit olarak görüyor”, diyen Rayburn Türkiye’nin bu örgütlerle beraber hareket ettiğine ya da onlara destek olduğuna dair bir işaret görmediği yorumunda bulundu.

Rayburn, “Türkiye, IŞİD karşıtı uluslararası koalisyonda önemli bir aktör olarak yükümlülüğünü sürdürüyor. Mevcut yönetim, IŞİD’in takibi ve bunu yapmak adına gerekli askeri gücü kullanmak için hala Terörle Mücadele Yasası’nın uygulanmasına bağlı kalmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.

Rayburn, Beşşar Esed’in “İdlib halkına yaşattığı zulmün nasıl durdurulabileceğini” soran Steve Chabot’a ABD’nin Esed’i caydırmak için ekonomik baskı uyguladığı yanıtını verdi.

Joel Rayburn, Amerika’nın Suriyeliler’e insani yardım için 1,7 milyar dolar harcadığını, 2254 sayılı BM Kararı uyarınca siyasi bir çözüm bulunana kadar ABD’nin Suriye’deki yeniden yapılanmaya katkıda bulunmaması ve başkalarını da bunu yapmaktan vazgeçirmesi gerektiğini söyledi.

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’ndaki oturum yaklaşık 3 saat sürdü.

Bugünden