ABD öncülüğündeki koalisyon Taci Askeri Üssü’nü Irak ordusuna devretti: 347 milyon dolarlık teçhizat ve ekipman Irak askerlerine teslim edildi

ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon, Bağdat’ın kuzeyindeki Taci Askeri Üssü’nü Irak ordusuna teslim etti.

Bu karar, ABD Başkanı Donald Trump ile Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi arasında Amerikan askerlerini yeniden konuşlandırmasına ilişkin anlaşmanın başlangıç adımı olarak kabul edildi.

Uluslararası Koalisyon Sözcüsü Myles Caggins, yaptığı yazılı açıklamada, Taci Askeri Üssü’ndeki 347 milyon dolar değerindeki teçhizat ve ekipmanın Irak askerlerine teslim edildiğini bildirdi.

Caggins, “Irak Savunma Bakanlığı’nın DEAŞ’a karşı başarısının bir sonucu olarak, Taci Üssü’nün devri Irak hükümeti ile tam koordinasyon içinde uzun zaman önce planlandı. Askerlerin yeniden konuşlandırılması, Irak hükümetiyle koordinasyonu yapılan uzun vadeli bir planın parçasıdır” ifadesini kullandı.

Birleşik Ortak Görev Gücü-Doğal Kararlılık Harekâtı Komutan Yardımcısı Tümgeneral Kenneth Ekman, yaptığı açıklamada, “Bu gerçekten tarihi bir gün. Son 6 yıl içinde Taci Üssü, koalisyon ortaklarının Irak ordusuna, Irak Hava Kuvvetleri’ne ve Özel Kuvvetlere eğitim verdiği esas alan oldu. Koalisyonun çabaları sayesinde Iraklılar eğitim programını kendileri yönetebiliyor. Bugünden itibaren Irak güvenlik güçleri Taci’deki tesis ve programların tüm sorumluluğunu üstlenecek ve Irak’taki DEAŞ kalıntılarını yenme misyonunun bir parçası olarak Üssü kullanmaya ve yönetmeye devam edecek” dedi.

Irak Ortak Operasyonlar Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Tahsin Hafaci, “Koalisyon güçlerinin teslim ettiği mevzide ABD, Avustralya ve Yeni Zelandalı güçler bulunuyordu. Çekilen güçler kendi ülkelerine veya Körfez ülkelerindeki üslerine dönecek. Irak güçleri üzerinde uzlaşı sağlanan takvim doğrultusunda önümüzdeki günlerde koalisyon güçlerinden birçok mevzi teslim alacak” dedi.

ABD Başkanı Trump ile Irak Başbakanı Kazimi’nin anlaşma sağladığı “ABD güçlerini yeniden konuşlandırma” meselesinde bazı soru işaretleri var. Zira Amerikan askerlerinin Irak toprakları dışında mı yoksa ülkenin batısındaki Anbar kentindeki Ayn El-Esed Üssü veya Erbil’deki Harir Üssü’nde mi konuşlandırılacağı meselesi belirsizliğini koruyor. Bununla birlikte Irak’taki silahlı grupların Kazimi’nin ABD ziyaretinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmesine rağmen ziyaretin başlangıcından bu yana ABD Büyükelçiliği veya ABD askerlerinin konuşlandığı üslere katyuşa füzeleriyle yapılan saldırıların durması dikkati çekti.

Cumhuriyetçi Siyasi Araştırmalar Merkezi Başkanı ve güvenlik uzmanı Mutaz Muhyiddin, yeniden konuşlandırma konusunda Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “ABD Başkanı Trump, ‘Irak hükümeti iç güvenliğini daha çok koruyabilecek’ diyerek, Amerikan askerlerinin Irak’tan çekilmesini başka bir konuyla ilişkilendirdi. Trump, bu çekilme için gerekli hazırlık ile DEAŞ’ın varlığı ve oluşturduğu tehdidin yanı sıra halihazırda anormal bir durum olarak nitelenebilecek mevcut durum arasında bağlantı kurdu. Yeni bir durumla karşı karşıyayız. Zira Amerikalılar halihazırda ikinci kez konuşlanmaya çalışıyorlar. Yani Amerikan askerleri, ABD ve Irak arasında yapılan anlaşma uyarınca Irak güçlerinin daha sonraki dönemlerde eğitim ve donanım ihtiyaçlarına göre oradan buraya gidip gelecek” ifadelerini kullandı.

Koalisyon Güçleri, Taci Askeri Üssü’nde yapılan teslim törenine İran’ın sahip olduğu ve finanse ettiği televizyon kanallarının çalışanlarını almadı. Bu çerçevede Asaib Ehlil Hak grubuna bağlı El-Ahd, İran’a bağlı El-Alem ve Nuceba milislerine bağlı En Nuceba isimli televizyon kanallarının çalışanları teslim törenin yapıldığı alana giremedi. Kendilerini “direniş ekseni” bloğunun içinde tanımlayan bu kanalların Irak’taki ABD varlığına muhalif yayınlar yaptıkları biliniyor.

El-Ahd televizyon muhabiri, törenin yapıldığı alana girişlerinin engellendiğini belirterek, “Buraya törenden yayın yapmak için Ortak Operasyonlar Komutanlığı’nın daveti üzerine geldik ancak ABD’nin koalisyon güçleri televizyon kanallarının ekiplerini engelledi. El-Ahd, El-Alem ve En-Nuceba kanalları olarak üsse girişimiz ve yayın yapmamız engellendi. Engelleme ani bir biçimde gerçekleşti. Bu durum ifade özgürlüğü ve medyanın bilgi aktarma hakkıyla uyuşmuyor” diye konuştu.