ABD Dışişleri Bakanlığı’nın İnsan Hakları Raporu yayınlandı: Tükiye’ye yer verdi

Bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında İnsan Hakları Uygulamaları Üzerine Ülke Raporlarını açıklayan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, insan haklarını ABD dış politikasının merkezine koyma konusundaki kararlılıklarını yineledi.

Antony Blinken, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın dünya genelinde insan haklarının durumunu belgeleyerek sivil toplum, akademi dünyası ve aktivistlere nesnel ve kapsamlı bilgi sağladığını belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın sayfasında rapora ilişkin yer alan yazılı açıklamada Antony Blinken, bu yıl açıklanan raporun yeni tip coronavirüs (Covid-19) salgınıyla mücadeleye özgü zorlukları da yansıttığına dikkat çekti.

Salgının bireylerin yalnızca sağlığını değil aynı zamanda temel insan hakları ve özgürlüklerini güvenli bir şekilde kullanma imkanını da etkilediğini vurgulayan Blinken, bazı hükümetlerin krizi temel hak ve özgürlüklere kısıtlama getirmek ve otoriter yönetimlerini pekiştirmek için kullandıklarını kaydetti.

Salgın döneminde karantina uygulamaları ve geleneksel sosyal korumaların yokluğu sebebiyle, toplumsal cinsiyete dayalı ve aile içi şiddetin yaygınlaşmasıyla kadın ve çocukların daha büyük riskle karşı karşıya olduklarına dikkat çeken Blinken, yaşlılar, engelliler ya da LGBTİ bireyler gibi toplumun dezavantajlı kesimlerinin bu dönemde daha savunmasız olduklarını belirtti.

RUSYA VE ÇİN ÖNE ÇIKARILDI

Yazılı açıklamada Çin ve Rusya özellikle öne çıkarıldı. Çin’de hükümet yetkililerinin “Uygur Müslümanlarına ve diğer dini ve etnik azınlıklara karşı soykırım ve işkence ve zorla kısırlaştırma dahil olmak üzere insanlığa karşı suç işlediği” belirtildi.

Rus hükümetinin de siyasi muhalifleri ve barışçı göstericileri hedef aldığı, yolsuzluğun yaygın şekilde devam ettiği kaydedildi. Venezuela’da Nicolas Maduro yönetiminin yolsuzluğunun halkın yaşadığı insani krizi arttırdığı belirtildi.

TÜRKİYE BÖLÜMÜ

Raporun Türkiye bölümünde hükümetin ifade özgürlüğü, basın özgürlüğünü engellemeye ve internet erişimini kısıtlamaya devam ettiği belirtildi.

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma kararı raporda yer almadı ancak bakanlığın 2021 yılı ortasında raporun kadınlara ilişkin bölümü için ek bir rapor yayımlayacağı vurgulandı.

Raporun adil yargılama bölümünde gözlemcilerin bazı yargılamaların sonuçlarının önceden kararlaştırıldığına ya da yargıya müdahale edildiğine ilişkin endişeleri gündeme getirdikleri belirtildi.

Türkiye’de siyasi suçluların sayısının tartışma konusu olmaya devam ettiği, savcıların terörizm ve ulusal güvenliğe yönelik tehdit tanımını geniş tuttuğu ve savunma avukatları ve muhalif gruplara göre bazı durumlarda gazeteciler, başta HDP olmak üzere muhalif siyasetçiler, aktivistler ve hükümeti eleştiren bireylere yönelik suçlama getirilmesi ve yargılanmasında hukuki olarak sorgulanabilir delil kullandığı ifade edildi.