24.2 C
İstanbul
Pazar, Haziran 20, 2021

‘600 kilo kokainin sahibi kim, neden sessiz kalınıyor?’

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in hem Türkiye’de hem de Türkiye’ye getirilmek istenirken yakalanan kokainle ilgili iddiaları, mafya-siyaset-devlet üçgenindeki kirli ilişkiler ağını bir kez daha gündeme getirdi.

Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu da hedef alan açıklamalarına dikkat çeken Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk, “Bir İçişleri Bakanın düşürüldüğü durum Devletimiz için üzüntü vericidir. Devletin bekasına ve milletin malına göz dikenlerle göze göz, dişe diş mücadele edecek kadrolar işbaşına gelmediği sürece ülkemiz çıkar amaçlı örgütlerin de insan kaçakçılığının da, uyuşturucunun da merkezi olur” yorumunu yaptı.

Öztürk, “Torpilin daniskası yapılıyor” başlıklı, 18 Mayıs tarihli yazısında, “Gramı 238 dolar olan kokain, ülkemize tonlarca sokuluyor. Peki, bunların parasını kim ödüyor?” sorusunu sordu ve ekledi:

“Yurtdışından satın alınan bir malın bedeli ya satıcının ülkesinin liman tesliminde (FOB), ya da varış yerinde yani alıcının malı teslim aldığı ülke limanında (CİF) ödenir. Varış ülkesi Türkiye olan 5 ton kokain transit geçişte Panama’da yakalandı. Siz idari soruşturma açtırmasanız, konşimentosunu, alıcısını, acentasını Panama’dan istemezseniz olay kapanır gider.

Gümrükte bulanamayan, sonra bir ihbar üzerine ikinci aramada yakalanan 600 kilo kokainin sahibi kim?  Kokainin milyarlarca lira değerindeki parasını kim ödüyor? Niçin ortaya çıkarılmıyor, niçin sessiz kalınıyor? Bu kadar deli paraları ödeyenler, uyuşturucuyu Avrupa ülkelerine nasıl naklediyor? Anladık, daha önce Türkiye eroin naklinde köprü görevi yapıyordu. Ama, bugün durum daha farklı.

Çok sınırlı miktarda kokain gelirken, bugün tonlardan söz edilmesi bile ürkütüyor. Biliyoruz ki etken maddesi fenetilin olan uyarıcı Captagon ya Türkiye’de üretiliyor ya da komşu ülkelerde üretilip Türkiye üzerinden Ortadoğu ülkelerine gönderiliyor. Son operasyon da bunu gösterdi.”

Öztürk, Peker’in açıklamalarının gerçek olup olmadığını anlamanın zor olmadığına dikkat çekti ve intihara sürüklenen Silivri Emniyet Müdürü Hakan Çalışkan’ı hatırlatarak, “Silivri Emniyet Müdürü ile o gün en son kim, kaç kez konuştu, ne istendi neler söylendi ki bu kişi hiçbir not bırakmadan, kimseyi aramadan intihar etti” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanlığı’nın torpille işe alınanlarla dolu olduğuna dikkat çeken Öztürk şunları söyledi:

“İçişleri Bakanı, “doldur-boşalt” yöntemini kullanıyor. Baktı ki sınavsız aldıklarının sayısı şişmiş, başka yerlere atanmasını sağlıyor. Örnek verelim: Trabzon AKP İl yönetim Kurulu Üyesi Salih Çoban şimdi hangi bakanlıkta? Ali Faik Hacıoğlu da kendisine danışman diyor ama kadrosu “Araştırmacı” olarak geçiyor. Peker’in iddiaları doğrudur, değildir bunu ortaya koyacak olan Cumhuriyet savcılarıdır.”

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in hem Türkiye’de hem de Türkiye’ye getirilmek istenirken yakalanan kokainle ilgili iddiaları, mafya-siyaset-devlet üçgenindeki kirli ilişkiler ağını bir kez daha gündeme getirdi.

Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu da hedef alan açıklamalarına dikkat çeken Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk, “Bir İçişleri Bakanın düşürüldüğü durum Devletimiz için üzüntü vericidir. Devletin bekasına ve milletin malına göz dikenlerle göze göz, dişe diş mücadele edecek kadrolar işbaşına gelmediği sürece ülkemiz çıkar amaçlı örgütlerin de insan kaçakçılığının da, uyuşturucunun da merkezi olur” yorumunu yaptı.

Öztürk, “Torpilin daniskası yapılıyor” başlıklı, 18 Mayıs tarihli yazısında, “Gramı 238 dolar olan kokain, ülkemize tonlarca sokuluyor. Peki, bunların parasını kim ödüyor?” sorusunu sordu ve ekledi:

“Yurtdışından satın alınan bir malın bedeli ya satıcının ülkesinin liman tesliminde (FOB), ya da varış yerinde yani alıcının malı teslim aldığı ülke limanında (CİF) ödenir. Varış ülkesi Türkiye olan 5 ton kokain transit geçişte Panama’da yakalandı. Siz idari soruşturma açtırmasanız, konşimentosunu, alıcısını, acentasını Panama’dan istemezseniz olay kapanır gider.

Gümrükte bulanamayan, sonra bir ihbar üzerine ikinci aramada yakalanan 600 kilo kokainin sahibi kim?  Kokainin milyarlarca lira değerindeki parasını kim ödüyor? Niçin ortaya çıkarılmıyor, niçin sessiz kalınıyor? Bu kadar deli paraları ödeyenler, uyuşturucuyu Avrupa ülkelerine nasıl naklediyor? Anladık, daha önce Türkiye eroin naklinde köprü görevi yapıyordu. Ama, bugün durum daha farklı.

Çok sınırlı miktarda kokain gelirken, bugün tonlardan söz edilmesi bile ürkütüyor. Biliyoruz ki etken maddesi fenetilin olan uyarıcı Captagon ya Türkiye’de üretiliyor ya da komşu ülkelerde üretilip Türkiye üzerinden Ortadoğu ülkelerine gönderiliyor. Son operasyon da bunu gösterdi.”

Öztürk, Peker’in açıklamalarının gerçek olup olmadığını anlamanın zor olmadığına dikkat çekti ve intihara sürüklenen Silivri Emniyet Müdürü Hakan Çalışkan’ı hatırlatarak, “Silivri Emniyet Müdürü ile o gün en son kim, kaç kez konuştu, ne istendi neler söylendi ki bu kişi hiçbir not bırakmadan, kimseyi aramadan intihar etti” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanlığı’nın torpille işe alınanlarla dolu olduğuna dikkat çeken Öztürk şunları söyledi:

“İçişleri Bakanı, “doldur-boşalt” yöntemini kullanıyor. Baktı ki sınavsız aldıklarının sayısı şişmiş, başka yerlere atanmasını sağlıyor. Örnek verelim: Trabzon AKP İl yönetim Kurulu Üyesi Salih Çoban şimdi hangi bakanlıkta? Ali Faik Hacıoğlu da kendisine danışman diyor ama kadrosu “Araştırmacı” olarak geçiyor. Peker’in iddiaları doğrudur, değildir bunu ortaya koyacak olan Cumhuriyet savcılarıdır.”

Bugünden