24.1 C
İstanbul
Cuma, Temmuz 30, 2021

60 yıllık Castro kardeşler dönemi sona eriyor

Küba Komünist Partisi’nin lideri Raul Castro, parti liderliğini daha genç bir nesle bırakmaya hazırlandığını bildirdi. Raul Castro’nun parti genel kurulunda yaptığı açıklama kendisinin ve ağabeyi Fidel Castro’nun siyaset sahnesindeki altmış yıllık varlığının sona ereceği anlamına geliyor.

Castro, 2016 yılındaki parti genel kurulunda yaptığı açıklamada, gelecek beş yıllık dönemin ‘‘1959 devrimi sırasında Amerika tarafından desteklenen bir diktatöre karşı savaşan tarihi neslin son dönemi olacağını’’ belirtmişti.

Raul Castro, kardeşi Fidel’in görevi 2006 yılında devretmesinin ardından 2011’de partinin lideri olmuştu. Dünyanın komünist rejimle yönetilen son ülkesinde bir dizi sosyal ve ekonomik reform başlatan Raul Castro’nun dünyaya açılma çabaları zaman içinde tıkanmıştı.

Raul Castro’nun Komünist Parti Genel Sekreterliği görevini Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel’e devretmesi bekleniyor.

Küba Parlamentosu 2018 yılında tek aday olan Miguel Diaz-Canel’i yeni devlet başkanı seçmişti. Böylece ilk defa 1959’dan bu yana soyadı Castro olmayan biri ülkenin lideri olmuştu.

Uzmanlara göre parti yönetimini devralacak yeni nesil liderleri çeşitli zorluklar bekliyor. Küba’nın en kötü ekonomik krizlerinden birini yaşıyor olması ve genç nesil arasında büyüyen hayalkırıklıkları bunlardan bazıları.

Küba Komünist Partisi’nin politikalarının gözden geçirildiği ve yönetici kadrosunun belirlendiği en önemli toplantısı olan genel kurul toplantısı her beş yılda bir düzenleniyor. Bu basına kapalı etkinlikten kesitler devlet televizyonunda yayınlanıyor.

Castro yaptığı konuşmada eski başkan Donald Trump döneminde ABD’nin artan düşmanlığını kınadı. Geçen yıl görevi Trump’tan devralan Başkan Joe Biden, Küba’ya yönelik bazı yaptırımları geri çevirme sözü vermişti. Ancak Beyaz Saray’dan Cuma günü yapılan açıklamada Küba politikasında bir değşikliğin Biden’ın dış politika önceliklerinden biri olmadığı belirtildi.

Castro, Küba’nın ABD ile devrimin ve sosyalizmin kurallarını reddetmeden girebileceği yeni bir ilişki biçimine hazır olduğunu söyledi.

Uzmanlara göre Küba’nın yeni liderlerinin reformları özellikle de ekonomik değişimi hızlandırma konusunda baskı altında kalacak.

ABD’nin onlarca yıldır devam eden ticaret ambargosu ve Corona virüsü salgını Küba ekonomisinde nakit sıkıntısına neden oluyor. Temel ihtiyaç malzemelerinin yetersiz olması Kübalılar’ın market alışverişi yaparken saatlerce kuyruk beklemelerine neden oluyor.

Geçen yıllarda internet erişiminin yaygınlaşmasıyla Kübalılar sosyal medya platformlarını eleştiri için giderek daha çok kullanmaya başladı. Küba’da online devlet dışı medya, devlet tarafından kontrol edilen basının tekelini zorluyor.

Kamuya açık alanların sıkı şekilde kontrol edilmesi protestoların nispeten kısıtlı ve küçük kalmasına neden oluyor, ancak sivil özgürlüklerin kısıtlanmasının artmasıyla bu eylemlerin sayısı da artıyor.

Küba Komünist Partisi’nin lideri Raul Castro, parti liderliğini daha genç bir nesle bırakmaya hazırlandığını bildirdi. Raul Castro’nun parti genel kurulunda yaptığı açıklama kendisinin ve ağabeyi Fidel Castro’nun siyaset sahnesindeki altmış yıllık varlığının sona ereceği anlamına geliyor.

Castro, 2016 yılındaki parti genel kurulunda yaptığı açıklamada, gelecek beş yıllık dönemin ‘‘1959 devrimi sırasında Amerika tarafından desteklenen bir diktatöre karşı savaşan tarihi neslin son dönemi olacağını’’ belirtmişti.

Raul Castro, kardeşi Fidel’in görevi 2006 yılında devretmesinin ardından 2011’de partinin lideri olmuştu. Dünyanın komünist rejimle yönetilen son ülkesinde bir dizi sosyal ve ekonomik reform başlatan Raul Castro’nun dünyaya açılma çabaları zaman içinde tıkanmıştı.

Raul Castro’nun Komünist Parti Genel Sekreterliği görevini Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel’e devretmesi bekleniyor.

Küba Parlamentosu 2018 yılında tek aday olan Miguel Diaz-Canel’i yeni devlet başkanı seçmişti. Böylece ilk defa 1959’dan bu yana soyadı Castro olmayan biri ülkenin lideri olmuştu.

Uzmanlara göre parti yönetimini devralacak yeni nesil liderleri çeşitli zorluklar bekliyor. Küba’nın en kötü ekonomik krizlerinden birini yaşıyor olması ve genç nesil arasında büyüyen hayalkırıklıkları bunlardan bazıları.

Küba Komünist Partisi’nin politikalarının gözden geçirildiği ve yönetici kadrosunun belirlendiği en önemli toplantısı olan genel kurul toplantısı her beş yılda bir düzenleniyor. Bu basına kapalı etkinlikten kesitler devlet televizyonunda yayınlanıyor.

Castro yaptığı konuşmada eski başkan Donald Trump döneminde ABD’nin artan düşmanlığını kınadı. Geçen yıl görevi Trump’tan devralan Başkan Joe Biden, Küba’ya yönelik bazı yaptırımları geri çevirme sözü vermişti. Ancak Beyaz Saray’dan Cuma günü yapılan açıklamada Küba politikasında bir değşikliğin Biden’ın dış politika önceliklerinden biri olmadığı belirtildi.

Castro, Küba’nın ABD ile devrimin ve sosyalizmin kurallarını reddetmeden girebileceği yeni bir ilişki biçimine hazır olduğunu söyledi.

Uzmanlara göre Küba’nın yeni liderlerinin reformları özellikle de ekonomik değişimi hızlandırma konusunda baskı altında kalacak.

ABD’nin onlarca yıldır devam eden ticaret ambargosu ve Corona virüsü salgını Küba ekonomisinde nakit sıkıntısına neden oluyor. Temel ihtiyaç malzemelerinin yetersiz olması Kübalılar’ın market alışverişi yaparken saatlerce kuyruk beklemelerine neden oluyor.

Geçen yıllarda internet erişiminin yaygınlaşmasıyla Kübalılar sosyal medya platformlarını eleştiri için giderek daha çok kullanmaya başladı. Küba’da online devlet dışı medya, devlet tarafından kontrol edilen basının tekelini zorluyor.

Kamuya açık alanların sıkı şekilde kontrol edilmesi protestoların nispeten kısıtlı ve küçük kalmasına neden oluyor, ancak sivil özgürlüklerin kısıtlanmasının artmasıyla bu eylemlerin sayısı da artıyor.

Bugünden